Yaban hayatı yapay ışıktan korumanın yeni bir yolu

Modern insanın gerçekleştirdiği en radikal dönüşümlerden biri yapay ışıktır: Yalnızca evlerdekiler değil, insanların yaşamlarını sürdürmek için dünyanın uçsuz bucaksız alanları boyunca geceyi neredeyse yarı gündüze çevirerek inşa ettiği bütün çevrede.

Bu durumun hayvanları etkilediği uzun süredir biliniyor. Örneğin, yumurtadan yeni çıkan deniz kaplumbağaları yönlerini şaşırarak suda ışıldayan ay ışığına değil, sokak lambalarına doğru yol alabiliyor.

Bu etkiler, eski moda lambaların sarımsı renkleriyle bir ölçüde azaltılabiliyordu. Ancak doğal ışık spektrumlarını taklit eden LED ışıkların ortaya çıkışı, şu an sirkadiyen ritmin bozulmasından algı noksanlığına, hatta kansere kadar çok sayıda soruna yol açabileceğe benziyor.

Bu tür potansiyel sorunlar, belediyeler ve gayrimenkul yöneticileri aynı zamanda enerji verimliliği sağlayan ve nispeten ucuz olan LED’leri döşerken çoğunlukla göz ardı edildi, ediliyor.

Güney Kaliforniya Üniversitesi şehir ekolojisti Travis Longcore, “LED’ler yaygınlaşıyor ve insanlar bunları kullanacak,” diyor. “Şimdi yol gösterecek bir rehberlik yapmazsak lambaların ömrü boyunca belli bir yaklaşıma sıkıştırılıp kalacağız.” —Bu da çok uzun bir süre olabilir gerçekten.

Journal of Experimental Zoology Part A: Ecological and Integrative Physiology’de (Deneysel Zooloji Bölüm A: Ekolojik ve Bütüncül Fizyoloji Dergisi) yayımlanan bir makalede Longcore ile bilgisayar ekranlarının göze daha hoş ve rahatlatıcı gelmesini sağlayan ilk programlardan biri olan f.lux’un tasarımcıları Lorna ve Michael Herf dahil meslektaşları, piyasada satılan farklı ışıkların ekolojik etkilerini değerlendiren yeni bir online uygulama tanıtıyor.

“Şehir planlamacılarının, tasarımcıların ve politikacıların yabani hayat dostu aydınlatma renkleri seçmesi” için tasarlanan uygulama, herkesin erişimine açık. Uygulama her ışığa, ışık spektrum özellikleri ile hayvanların bu ışığa gösterdiği hassasiyet üzerine yapılan araştırma arasında çapraz ilinti kurarak hesaplanan bir puan veriyor. Örneğin, bir Soraa Vivid LED’in yabani hayata tahmin edilen etkileri, Cree’nin PC Amber LED’inkine göre iki kattan daha fazla ve aynı gün ışığı parlaklığından beklenen etkilerle benzerlik gösteriyor.

Araştırmacılar şimdilik sadece ışığa karşı tepki verileri kapsamlı olarak bulunan hayvanları, yani böcekleri, deniz kaplumbağalarını, somon balıklarını ve yelkovan kuşlarını kapsıyor. Genel olarak hayvanlar için faydalı, yaklaşık bir tahmin sağlamaya yeterli diyor Longcore, diğer araştırmacılar da veri tabanına diğer türler için veriler ekledikçe daha kapsamlı hale gelecek.

Aynı durum aydınlatma kaynakları için de geçerli. Şu anda dahil olan yaygın 25 tür, insanlar yenilerini ekledikçe bu sayı artacak.
“Katkımız şu anlama geliyor: Bu araca ihtiyacımız var. Nasıl kullanılacağı belli, teknik adımlar, dil ve ilk sonuçlar belli,” diyor Longcore. “Bizim yaptıklarımızı indirebilirsiniz, kendi lambalarınızı, türlerinizi ve eğrilerinizi ekleyebilirsiniz veya bunları bizimle paylaşabilirsiniz.”

Umarız bu uygulama, insanlara aydınlatma seçiminde ve yönetmelik tasarılarında rehberlik etmeye yeterli olur. Genellikle bunlar var olmadığı için Longcore’un kendi memleketi Los Angeles’ta 140.000’den fazla LED sokak lambası, yabani hayata etkileri dikkate alınmaksızın takıldı.

Bazen yönetmelikler teknolojik gelişmelerin gerisinde kalabiliyor. Araştırmacılar Florida’da, yeni sahil kıyısı yapı çalışmalarındaki ışıkların kaplumbağa dostu olması amaçlandığı halde aslında şu an izin verilen lambalardan çok daha işe yarayacak olanların kullanımının yasak olduğunu belirtiyor.

İdeal bir dünyada belki de doğada çok az yapay ışık olacak fakat yapay ışık var olduğu sürece onu olabildiğince zararsız hale getirebiliriz. Bu yeni araç bu konuda yardımcı olabilir.

Haber kaynağı: http://www.anthropocenemagazine.org/2018/06/leds-and-wildlife-impacts/