Hindistan’ın Yeni Delhi kentinde Vana enstalasyonu

Sihire dalmak…

Londra’lı mimarlık ofisi Orproject tarafından uygulamaya alınan Vana enstalasyonu tavandan aşağı doğru sarkan ve dört ışık sütunu şeklinde mekânda yer alan, minimal bir alan olarak tasarlandı.

Söz konusu alan birbirine dikilmek suretiyle tutturulmuş üçgen parçalardan oluşuyor. Şekiller LED’lerle arkadan aydınlatılıyor. Işık, aralıklardan girerek tüketicilere tüm duyularını kullanacağı heyecan verici bir ortam yaratıyor.

Vana, geniş alanlı bir çatı konstrüksiyonu için prototip olarak tasarlandı, anastomotik bir ağ yapısı şeması etrafında bir izolasyon alanı şeklinde geliştirildi -damar sistemi etrafında bir tür korteks gibi-. Enstalasyonda bir dizi akıcı geçişler oluşuyor: Doğa mimariye, sütunlar gökyüzüne ve maddesel olan fani olana dönüşüyor. Vana, bir ağacın dalları gibi büyüyor ve sonra, ziyaretçilerin üzerinde gökyüzü gibi duran kesintisiz bir alan oluşturuyor.

Ortam karanlık ve aynı zamanda büyüleyici. Başka bir dünyanın ormanı gibi. Çoğu masal, öykü ve mitlerde orman ezelden beri bir tarafta bilinmeyen bir yer olarak diğer taraftan güzellik ve korumanın simgesi olarak önemli bir rol oynamıştır.

Bu çelişkili duygu özellikle ışığın uygulanması ile güzel bir şekilde ortaya çıkıyor. Çünkü, aydınlık ve karanlığın oyunu büyüleyici bir çekim yaratıyor. İnsan buraya girmekten başka hiçbir şey istemiyor.

Enstalasyon India Design Forum’u için geliştirildi.

Projeye katılanlar:
Konsept ve tasarım: Orproject – Rajat Sodhi, Christoph Klemmt
Proje ekibi: Sambit Samant, Manu Sharma
Fotoğraflar: Sumedh Prasad und Orproject