Ekranların mavi ışığı bizi adım adım körleştirebilir

Dizüstü bilgisayarlarımız, mobil cihazlarımız ve diğer dijital ekranlardan yayılan mavi ışığın sağlığa olumsuz etkileri herkesçe biliniyor.

Teknolojinin en sevdiği renk, vücudun melatonin üretimini baskılayıp uyanık kalmamızı sağlıyor ve uyku düzenimizi bozuyor. Ciddi göz yorgunluğuna neden olmasının yanında, obezite ve bazı kanser tiplerinin riskini de artırıyor –bütün bunlar son zamanlarda sadece mavi ışığı filtrelemek için üretilen gözlüklerin popülaritesini de açıklıyor. Ancak bunların etkinliği ve gerekliliği halen tartışmaya açık-.

Hakemli dergi Scientific Reports’da yayımlanan yeni bir çalışma, mavi tonlu ekranlarımızın sandığımızdan çok daha zararlı olduğunu ortaya koyuyor. Bizi adım adım körleştiriyorlar.

Toledo Üniversitesi’nde bir dizi hücre kültürü ve görüntüleme testi yapan bir optik kimya araştırma ekibi, mavi ışığın, gözlerimizdeki yaşamsal moleküllerin “toksikleşmesine” neden olup vücudun yenileyemediği retinadaki fotoreseptör hücrelerini öldürdüğünü buldu. Bir başka deyişle, aşırı maruz kalırsak hepimiz ışıktan kör olacağız.

50 ve 60’lı yaşlarda önemli görüş kaybına yol açan tedavisiz bir hastalık olan maküler dejenerasyon, dünya çapında körlüğün ana nedeni kabul ediliyor. Yalnızca ABD’de her yıl 2 milyondan fazla yaşa bağlı maküler dejenerasyon vakası rapor ediliyor.

Daha iyi bir ifadeyle, ekip, mavi ışığa maruz kalmanın, retina moleküllerinin bu fotoreseptör hücrelerinin geri dönüşsüz bir şekilde hasara uğramasına neden olan “zehirli kimyasal moleküller” üretmesini tetikliyor. Araştırmacılardan birinin söylediği gibi: “Fotoreseptör hücreleri gözde yenilenmez. Bir kez öldüler mi sonsuza kadar ölmüşler demektir.”

Toledo Üniversitesi’nde biyokimya profesörü olan Dr. Ajith Karunarathne, “Sürekli olarak mavi ışığa maruz kalıyoruz ve gözün korneası ve lensi bunu bloke edemiyor veya yansıtamıyor,” diyor. “Yeşil, sarı ya da kırmızı ışıkta herhangi bir aktivite tetiklenmiyor. Mavi ışık tarafından retinada üretilen toksiklik genel bir olgu. Her türlü hücre tipini öldürebiliyor.”

Karunarathne, yeni bulguların önleyici bir tedavinin geliştirilmesine imkan sağlayabileceği konusunda umutlu; örneğin bir göz damlası. Bu esnada, UV ve mavi ışığı filtreleyen gözlük kullanmak, akşamları ekrana bakarak geçirilen zamanı azaltmak gibi eski önerileri de tekrar ediyor.

Bu bulgular, geçtiğimiz yıl American Academy of Ophthalmology’nin (Amerikan Oftalmoloji Akademisi) raporladığı bulgulara doğrudan karşı çıkıyor. Bu raporda dijital cihazlardan yayılan mavi ışığın aslında gözlere zarar vermediği söylenmişti.

Harvard Üniversitesi Berkman Klein Center for Internet and Society’den Amber Case, Haziran’da Fast Company’ye yazdığı yazıda, teknoloji sektörünün, askeriyede uzun zamandır kullanılan turuncu ve kırmızı tonlu arayüzleri benimsemesinin nasıl faydalı olacağına dair güçlü bir vaka ortaya koyuyor.

Teknoloji sektörünün mavi düşkünlüğü büyük ölçüde estetik, diyor Case, ve şimdi bu eğilimi halk sağlığı ve refahı için tersine döndürmek tasarımcılara, mühendislere ve şirketlere kalmış durumda. Konu estetik ve ruh hali değilse, o zaman haydi bilime kulak verelim. Çok yakında kırmızıyı görmek dileğiyle.

Haber kaynağı: https://www.fastcompany.com/90216977/blue-light-from-screens-can-steadily-blind-us