Doğru aydınlatma ile Mona Lisa’yı kurtarmak

Metin: Dorukalp Durmuş, Honorary Associate, University of Sydney

Gelecek sefer bir müze veya sanat galerisine gittiğinizde tabloları biraz daha yakından inceleyin. Tuval yüzeyindeki çatlakları fark edebilirsiniz, özellikle de tablo çok eskiyse.

Gördüğünüz hasar, tablonun yüzeyine vuran ışıma enerjisi sebebiyle oluşur ve ışık (görünür ışıma) sanat eserine geri döndürülemez şekilde zarar verir.

Ancak her şey bitmiş sayılmaz. Yeni araştırmamıza göre, optimize edilmiş akıllı aydınlatma sistemleri, tablolara verilen zararı azaltırken renk görünümünü de koruyor.

İkilem

Kızılötesi, morötesi ve görünür ışımanın sanat eserlerine verdiği zarar, yazılı kanıtlara dayalıdır. Bir foton (temel ışık partikülü) boyadaki pigment tarafından emildiğinde, pigment molekülü daha yüksek bir enerji durumuna çıkar. Bu uyarılmış durumda molekülün kimyasal bileşimi değişir. Buna, fotokimyasal hareket denir. İnsan gözüyle bakıldığında bu fotokimyasal hareket kendisini çatlaklar, renk solması veya yüzey sertleşmesi olarak gösterir.

Kızılötesi ve morötesi ışıma içeren gün ışığının tablolara büyük ölçüde zarar vermesi şaşırtıcı değil. Müzelerde hasarı azaltmak için sıklıkla akkor flamanlı ve hatta daha yakın zamanda LED’ler kullanılıyor.

Ancak bir grup araştırmacı, aydınlatma teknolojisinden bağımsız olarak ışığın, renk bozulmasına neden olabileceğini kanıtladı. Van Gogh’un meşhur Ayçiçekleri tablosu, LED’lerden yayılan mavi ve yeşil ışık emilimine bağlı olarak koyu kahverengiye dönüyor. Sanat eserlerini koruma üzerine yapılan araştırmada savaşı kaybediyormuşuz gibi görünüyor.

Elbette en iyi koruma yönteminin tamamen ışıksız bir ortam olabileceğini düşünmekte haklısınız. Ama bir tabloyu görmek ve güzelliğini takdir etmek için ışığa ihtiyacımız var.

Bu da bizi iki çelişkili parametre bilmecesi ile baş başa bırakıyor: görünürlük ve hasar.

Işık optimizasyonu

Bu ikilemle başa çıkmak için ışık teknolojisi tek başına yeterli olmayabilir. Ancak teknolojiyi kullanma yöntemimiz fark yaratabilir. Bu probleme yaklaşımımız üç ana olguya dayanıyor:

1.     Işık, fotokimyasal hareketi yalnızca bir pigment tarafından emildiğinde tetikler

2.     Bir pigmentin yansıtıcılık çarpanı (ışığı yansıtmadaki etkinliği) ışık emilimi miktarını belirler

3.     Aydınlatma armatürlerinin, örneğin LED’lerin ışık çıkışına (ışık spektrumunun bileşimi ve ışığın yoğunluğu) ince ayar yapılabilir.

Bir tablonun yansıtıcılık çarpanını ölçmek ve emilimi azaltmak için ışığı optimize etmek mümkündür. Daha önce yapılan araştırmalar, emilimi azaltmak için ışığı optimize etmenin enerji tüketimini önemli ölçüde düşürdüğünü –üstelik de görsel deneyimde hiçbir kayba neden olmakızın- göstermiştir.

Objeler, sıradan beyaz ışık kaynaklarına kıyasla optimize edilmiş ışık kaynakları altında da aynı derecede doğal ve çekici görünür.

Bu yeni çalışmada, ışık emilimini azaltmak amacıyla beş tablo için LED’leri optimize ettik.

Genetik algoritma (bir yapay zeka tekniği) kullanarak ışık emilimini yüzde 19 ila yüzde 47 arasında azalttık. Tabloya olan faydalarının yanı sıra bu yöntem aydınlatmaya harcanan enerjiyi hemen hemen yarıya indirdi.

Daha fazla sürdürülebilirlik ve sanatsal korumaya  ek olarak, optimizasyon sürecimizdeki bir diğer parametre de tabloların renk kalitesiydi. Sanat eserinin göreceği beğeniyi azaltmamak için tabloların renk görünümü ve parlaklığı sabit tutuldu.

Bu, görsel sistemimizdeki bir tuhaflık sayesinde mümkün olabilmektedir. İnsanların renkleri görebilmesini sağlayan retinamızdaki fotoreseptör koni hücreleri, görünür spektrumun tamamına eşit derecede duyarlı değildir.

Farklı dalga boyu ve yoğunluk bileşimleri beynimizde özdeş sinyallerle sonuçlanabilir. Bu kavrayış bize, farklı ışık kaynaklarını, özdeş renk görünümlerine olanak tanımak için kullanabilme esnekliğini sunuyor.

Bu akıllı aydınlatma sistemi, renk bilgisi elde etmek için sanat eserinin taranmasını gerektiriyor. Ardından, hassas bir projeksiyon sistemi tabloya optimize edilmiş ışık yayıyor.

Bu yöntem, dünyaca ünlü Mona Lisa gibi sanat eserlerinin karanlıkta kalmalarına gerek olmadan ömürlerini uzatmak için bir çözüm sunuyor.

Haber kaynağı: https://theconversation.com/how-the-right-lighting-could-save-the-mona-lisa-95938