Zarif bir püskürtme

Fransa’nın Paris kentinde “Le Grand Musée”de yer alan “Scent constellation” adlı çalışma parfüm üretiminin sürecini gösteriyor.

Patrick Süskind, dünya çapında tanınan “Parfüm” adlı romanında kokular dünyasına: “Tüm canlıların ruhunun koku olduğunu söylerler. Her parfümde üç akor vardır ve parfümler toplamda on iki notadan oluşur” diyerek giriş yapar. Bu alıntı ses ve kokuların uyumuna işaret ediyor ve “Paris Le Grand Musée”deki enstalasyona da çok uyuyor.

“Scent Constellation” ışık ve seslerden oluşan bir sanat eseri. Görmek, duymak, bir ölçüde hissetmek ve koklamak; neredeyse tüm duyularımıza hitap ediyor. Parfüm üreticisi, bir kokuyu çalışırken ne düşünmüşse, bu keskin ışık hatlarından oluşan hassas bir ağda toplanmış. Beş parfüm tipolojisi (Eau de Cologne, Fougère, Floral ve Chypre) peşpeşe “nota” ve “akorlarına” ayrıştırılıyor ve sunuluyor. Toplamda 135 adet üzeri işlenmiş cam prizmadan geçen LED ışık hüzmeleri kendi kompozisyonlarına göre ışığı kırarak entalasyonun merkezindeki kumlu mat bir cam parfüm şişesine üstten isabet ediyor ve bir parfüm sıkarken oluşan koku sisini görünür hale getiriyor.

Tam parfüm şişesinin olduğu noktada tüm “notalar” ve “akorlar” gizemli ses dizinleri eşliğinde kokunun son halini oluşturuyor.

Prizmalar bir orgun tuşları gibi üst üste yerleştirilmiş. En uçtaki notalardan en dipteki temel notalara kadar koku alma ile ilgili sıralamalarına göre yerleştirilmişler. Her nitelikli parfüm çok hassas bileşimi ile cezbeder. Kokular esas hafif püskürtme ile ortaya çıkar. “Scent Constellation” kendine özgü ve hassas tarzı ile bir kokunun moleküler bileşimini göstermeye çalışıyor. Aynı zamanda etkileyici koku sisini de sergiliyor. Tüm bunları, zarif bir ışık ağı yapısı, buna uygun ses tonları ve de loş ancak bir o kadar zarif ortam destekliyor.

Projeye katılanlar:
İşveren: Le Grand Musée du Parfum, Paris
Aydınlatma tasarımı: Jason Bruges Studio; www.jasonbruges.com/scent-constellation
Ses tasarımı: Daniel Sonabend