Yukarı doğru iddialı; Singapur’da d’Leedon Sitesi

Metin: Alison Ritter
Fotoğraflar: Hufton+Crow

Vizyon sahibi bir mimarlık ofisi, deneyimli ve tanınmış bir aydınlatma tasarımcısı ile bir araya gelirse ne olur? Ortaya mükemmel bir sonuç çıkar. Aslında basit bir denklem denebilir. Ancak, Singapur’daki D’Leedon projesi, sadece dikey ve yatay anlamda değil, her seviyede zorlayıcı idi. Tasarım ekibi, sadece geleceği şimdiden gösteren, şehrin simgesi haline gelen olağanüstü bir yapı değil, günümüz için bütünleşik bir tasarım fikri örneğini ortaya koydu. Aslında tasarım atölye çalışması 2008 yılında yapılmıştı.

D’leedon, Singapur’un en büyük prestijli konut sitelerinden biri. Konutlar, Singapur’un 10’uncu bölge olarak adlandırılan merkezinde, çeşitli sayıda ticari işletme ve kültürel tesislere yakın bir konumda bulunuyor ve toplamda yedi konut binası ve on iki ikiz villa ve de dinlenmeye yönelik tesisleri olan peyzaja entegre ortamlardan oluşuyor. Gökdelenlerin konumu ve yönü, günün belli saatlerinde yoğun güneş ışınlarını en optimum düzeyde kullanacak ve Singapur’u en iyi görecek şekilde tasarlandı. Konutlar arasındaki kamusal alanı optimize etmek için gökdelenler aşağı doğru daralıyor. Gökdelenler konut birimlerine göre her katta “taç yaprakları” gibi dağıtılmış, ki böylece daire türü çeşitliliğinin artmasına olanak sağlanıyor. Mimari şekiller çok akıcı ve uyumlu bir şekilde peyzaja geçiş yapan uzun, dalga şekilli hatlara sahip. Konutların etrafındaki peyzajın kendisi de farklı, sert ve yumuşak tasarım ögelerinden oluşuyor. Bunlar birlikte dinamik bir etki yaratıyor ve şekiller, dokular ve yapılar açısından çok zengin bir ağ oluşturuyor. Aydınlatma tasarımı fikri çalışılırken tüm belirtilen ögeler dikkate alındı.

Mimari tarz ve peyzaj tasarımı, entegre bir aydınlatma tasarımı gerektiriyordu. Buna göre aydınlatmanın, alanlar, şekiller ve tesis içindeki yollar ile kesintisiz uyumu sağlanmalıydı. Projede uygulanan aydınlatma tasarımı eşsiz, çünkü büyük ve açık dış mekanların aydınlatması için geleneksel olmayan farklı fikirler kullanılmış. Yüksek direkler üzerinde veya bahçe alanlarında kısa direkler üzerinde neredeyse hiçbir armatür yok, çünkü şehre mümkün olduğu kadar serbest bir bakış imkanının yaratılması planlanmış. Aynı aydınlatma ile konutlarda yaşayan 1000 daire sahibi için güvenli bir çevre ve rahat bir ortamın sunulması sağlanmış.

Projenin başında, istek veya daha çok açıkça ifade edilen talep şöyleydi: “Ortada herhangi bir lamba görünmeyecek”. Işığın kendisi “mimarinin entegre bir parçası” olmalıydı. Bu yeni bir fikir değil. Günümüz dünyasında piyasadan edinilebilecek teknolojik çözümler ile bu talep, aydınlatma tasarımcıları için neredeyse olağan. Zorluk, bu konseptin gerçekleştirilmesinde. Bu projede ışık eşsiz mimari düz hatları, tam olarak öne çıkartıyor. Bu amaçla zemine ve duvar yüzeylerine düz LED ışıkları yerleştirildi ve m2 başına 2,5 Watt’a kadar bir enerji tasarrufu sağlandı. Aydınlatma tasarımında düz ışık hatlarını kullanma fikri, göze çarpan yapı tarzı felsefesine dayanıyor. Aydınlatma tasarımının uygulamasında kamaşma gibi konulara çözümler getirilerek uygulamanın mükemmel olması sağlandı.

Yukarıdan bakıldığında sitenin tamamında sanki genelde mavi ışık kullanılmış hissi uyanıyor. Aslında, ortam için ay ışığı efekti tanımlandı. Özellikle, ay ışığında yüzme havuzlarının kullanımına ortam yaratılması istendi. Zeminde kamuya açık alanlara yaklaştıkça, aydınlatma tasarımcılarının konut ve daha küçük bahçe alanlarının aydınlatması için sıcak beyaz ışığı kullanmaya karar verdikleri görünüyor. Sitenin merkezinde yer alan daha geniş yeşil alanlar için daha soğuk ışık renkleri kullanıldı. Buraları çok tercih edilen alanlar ve yüzme havuzları (50m ve 75m uzunlukta), Jakuziler ve bir çocuk havuzu gibi çeşitli su ögelerine sahip. Projede su ögeleri önemli bir rol oynuyor ve alanın tamamında çeşitli şekillerde karşımıza çıkıyor. Sakin ve dinlendirici bir havuzdan, çeşmelere ve doğal göletlere kadar. Özellikle, kademeli su oyunları ve şelaleler ile bu alanı kullananların farklı seviyeleri algılamaları ve yönlerini kolayca bulmaları sağlanıyor.

Mimari sayesinde iç mekânlardan yayılan ışık asgaride tutuluyor. Gökdelenlerin bazı balkonlarında ve yaya yollarının bazı kesimlerinde agregaya karıştırılan, yansıma yapan malzemeler veya pigmentler bulunuyor. Bu sayede ilave bir aydınlatma gerekmeksizin karanlıkta yüzeyler ışığı yansıtmaya devam ediyor.

Enerji tasarrufu ile ilgili şartları sağlamak için halojen armatürlere göre LED gibi uzun ömürlü, bakımı kolay armatürler tercih edildi. Yeşil alanlarda metal buharlı ampuller ve LED kombinasyonları uygulandı. Işık kontrol sistemleri sayesinde de enerji tasarrufu sağlandı. Bakım problemlerinin ortaya çıkmasını engellemek için gökdelenlerin taç bölümleri hariç, bina cepheleri az bir aydınlatmaya tabi tutuldu.

Proye katılanlar:
Mimari: Zaha Hadid Architects / RSP Architects, Planners & Engineers
Peyzaj mimarı: ICN Design International
Aydınlatma tasarımı: Lighting Planners Associates