Close

29 January 2014

Yerel meclisler LED teknolojilerinde ışık görüyor mu?

PLDYerelmeclisLED sokak ışıkları, elektrik faturalarını, karbon yayılımını azaltıyor, kumanda edilebiliyor ve akıllı teknolojilerle bağlantı kurabiliyor. Ülkelerin yerel meclisleri bu önemli durumu mutlaka bir yere not etmeli.

Glasgow’daki Commonwealth ziyaretçileri bu yaz sadece 0.5 milyar pound harcanarak yeni spor mekânları ve güçlendirilmiş alt yapı ile bir şehrin nasıl dönüştürüldüğünü görebilecek.
Ancak İskoçya’nın en büyük şehrinde bundan çok daha önemli bir dönüşüm var. Gelecek yaza kadar burası dünyanın en önde gelen “akıllı” şehri olma yolunda sıkı bir iz peşinde. Hükümetin bir şehrin dijital ve kablosuz son teknolojileri kullanarak yollar, güvenlik ve aydınlatmada karbon salınımını keserken bu hizmetleri nasıl sağladığını göstermek için bu akıllı şehir projesi Teknoloji Stratejisi Kurulu’ndan 25 milyon pound kazandı.

Glasgow’un bir akıllı şehir olarak ön plana çıkmaya çalışmasında “aydınlatma”, 3 anahtar alandan bir tanesini oluşturuyor. Kasım’da yerel meclis, gelecek yaza kadar, 10.000 sodyum buharlı sokak aydınlatmasının LED’ler ve kompakt flüoresan lambalarla değiştirileceğini duyurdu. Böylece şehrin enerji ve bakım faturalarında azalma sağlanabilecek.

Ancak buradaki asıl zekice nokta şu; Glasgow sakinleri, LED aydınlatmaları, dijital sensörleri sayesinde uzaktan kumanda edilebilen yapılarıyla, trafik artışı gibi durumlara göre cevap verecek şekilde test edebilecek. Avrupa komisyonuna göre LED aydınlatma sayesinde bu akıllıca kontroller enerji tasarrufunu %50 ile %70 arasına yükseltebilir.

Bununla birlikte GE Aydınlatma’nın ev sahipliğini yaptığı “gelecekte şehirlerin aydınlatılması” konulu yuvarlak masa tartışmasında; yeni sokak aydınlatmalarının sadece %10’unun LED tabanlı olduğu söylendi. O halde LED’lerin her sokağa ve her eve yerleştirilmesini engelleyen şey ne? LED devriminin başlaması için anahtarı nasıl açabiliriz?

Climate Grubun (Grup kar amaçlı bir şirket değil. Uluslararası alanda, hükümetlerle ve yeşil ekonomideki faaliyet gösteren şirketlerle çalışıyor) Kurumsal İletişim Direktörü Ben Ferrari yapılan bir atölye çalışmasında; LED’lerin, aydınlatmanın global elektrik kullanımının neredeyse %20’sini oluşturduğu bir ortamda iklim değişikliğine karşı kritik bir silah olduğunu söyledi. Varşova’da en son yapılan Birleşmiş Milletler iklim konferansında Climate Grubu 2020’de global olarak kamuya açık tüm aydınlatmanın LED olması gerekliliği ile ilgili çağrısını yineledi.
Eğer bizler bu on yılda karbon salımınının zirvesindeysek LED’lerin ölçeği istenildiği kadar değil demektir. Biz hedeflediğimiz noktaya hızlıca gitmek zorundayız”

Enerji tasarrufları
Yapılan yuvarlak masa toplantısında herkes teknolojinin yoluna devam etmek için yeteri kadar olgunlaştığı konusunda hem fikir oldu. Şu anda ise LED’lerin genel aydınlatma pazarındaki en büyük rakiplerinden biri “yüksek fiyatları”. Ancak yönetim danışmanlık şirketi McKinsey’nin araştırmasına göre bir yıl içinde bu yüksek fiyatlar %30 düşecek. Bu düşüşün aksine verimliliği ve uzun ömürlülüğünün yüksek oluşu LED sektörü için olumlu bir tablo oluşturacak. Bu yüzden bugünle kıyaslandığında geleneksel aydınlatmaya oranla enerji verimliliğinin 2020’da %90’a varması bekleniyor.

Toplantıyı yöneten, Guardian’ın editörü Jo Confino, acaba teknolojinin, yerel meclisleri neye yatırım yapacağı konusunda kararsızlaştıracak karar çok mu hızlı değiştiğini sordu.
Bird&Bird hukuk firması ortağı Ronald Hendrikx: “Sektördeki hızlı büyüme ile seçim yapabilme olanakları da bocalamaya başladı. Nerede durup derede başlayacağınızı bilmiyorsunuz.” diye konuştu. Düşen fiyatlar da elbette şehirler için aydınlatma konusunda karar vermede önemli bir etken.

Diğer yandan Green Investment Bankası enerji verimliliği direktörü Iain Watson: “Enerji ve bakım alanındaki yerel meclislerin bugüne kadar yapabileceği tasarruflar o kadar kıymetliydi ki artık bu saatten sonra yapılanların finansal anlamda bir mantığı yok” diye konuşuyor.

Glasgow’un sokak lambalarının değişimi akıllı şehir bütçesinden bağımsız olmasına rağmen para LED aydınlatılmanın kullanıldığı yollar, akıllı kontrol noktaları, kablosuz teknoloji, şehir planlamacılarının kullanımını sağlayan trafik monitörleri, hava kalitesi, gürültü seviyesi ve göreceli tepkiler gibi pilot projelerde de kullanılabilecek.

Sadece LED değişimi basit bir önerme. Yılda aydınlatma ağı bakımı kapsamında Glasgow’a 8.5 milyon pound’a mal olacak. Yeni lambaların eskilerin yarısı kadar enerji harcaması ve 3-7 kat daha uzun süre dayanıklı olması beklendiğinden, meclis LED’lere derhal 9 milyon pound yatırım yapılmasına karar verdi.

Stratejik düşünme
Tasarrufun yüksek oranda stratejik düşünme gerektiğinin farkına varıldığını söyleyen Watson şöyle devam ediyor: “GIB’den gelen duyumlar yeni teknolojileri anlama konusunda bölgesel otoritelerin zirve noktasında olduğumuzdu. Ancak bunu ileriye taşıyarak desteklemek için bir vizyonere ihtiyaç var. Faydaları görebilmek için karar verici seviyeye ihtiyaç duyulur. Çünkü bu sadece aldığınız bir paket değil o paketten alacağınız tasarruflardır.”

İngiliz Standartları Enstitüsü geliştirme bölüm başkanı Dan Palmer bu konuda aynı düşünceye sahip. Palmer: “Şehirler için birçok teknoloji işliyor ve yayılıyor. Ancak bir şehir akıllı bir müşteri gibi hareket edemez.” diye konuşuyor. Palmer ayrıca şehirlerin akıllı şehir projelerindeki farklı seviyelerdeki şirketler ile ortaklıkta zorlandığını ekliyor. “Çünkü bu durumda işlerden sorumlu tek bir kişi yoktur.” diye söylüyor.

Bu durumun üstesinden gelebilmek için İş Geliştirme Inovasyon ve Yetenekler Departmanı BSI’den akıllı şehir rehberi ve standartları hazırlamasını istedi. BSI şimdi Glasgow’u ve diğer meclislerdeki iş ortaklarının deneyimini paylaşmak için çalışıyor. İlk standart gelecek ay basılacak.

Cisco sistemlerinin inovasyon teknoloji yöneticisi ve Glasgow’un akıllı şehir girişiminde çalışan Ersel Oymak, LED’lerle bir şehri aydınlatmayı “satabilmek” için bu aydınlatmanın akıllıca kullanıldığında “aydınlatma ötesindeki” sosyal faydalarına odaklanılması gerektiğini söylüyor. Çalışmalar gösteriyor ki hastanelerdeki hastalar ya da okullarda çalışan öğrenciler eğer var olan aydınlatma onların ihtiyaçlarına göre ayarlanırsa çok daha iyi adapte olabiliyorlar. Oymak: “Bölge otoritelerinde farkındalığı yükseltmeliyiz. Böylece bunun sürdürülebilir ve stratejik bir şey olduğunu kavrayabilirler” diye konuşuyor.

GE Aydınlatmanın şefi Agostina Renna ise bu stratejik düşünme yetisine çok az şehrin sahip olduğunu ifade ediyor. Daha akıllı teknolojilere odaklanmanınsa LED’e dönüşüm gibi daha basit çözümlerden uzaklaştırdığını belirterek şöyle devam ediyor: “Ben cevabın daha fazla teknoloji olmadığı konusunda ikna oldum”. Ben devrim yerine evrimin hayranıyım. İnsanlar tarafından tekrarlanarak yapılan, iyi çalışan küçük şeyler büyük farka yol açabilir.”

Birçok katılımcı teknoloji şirketlerine teknolojiye daha az ve inovatif işlere daha çok odaklanmaları konusunda çağrıda bulunuyor. Aecom danışmanlığın değer mühendisliği direktörü Bulen Hourshid: “Bölgesel otoriteler yıllık bütçeye sahiptir. Yeşil teknoloji zaman içinde yapılan yatırımı geri almakla ilgilidir. Ancak yerel meclisler, onlara 2-3 yıl içinde yatırdıklarını geri vermeyecek bir şeye yatırım yapmak istemiyor.

WWF’de iş taahhüdü başkanı Dax Lovegrove, performans anlaşmalarının bir çözüm olabileceğini söylüyor. Birkaç kısa yıl içinde güneş paneli marketinde güneş enerjisini bir hizmet olarak satarak öne çıkan Amerika’daki SolarCity’yi de bu duruma örnek olarak gösteriyor. Bu panel sistemi satın alırken ya da yerleştirirken müşteriden ön ödeme almıyor. Solarcity’nin müşterileri aylık ödeme yapacakları bir kontrat imzalıyor ki bu bölge hizmeti için ödeyecekleri fiyattan çok daha uygun. Finans bankalardan sağlanıyor ve kontratın vadesi boyunca ödeme alınıyor.
Frost&Sullivan hukuk firmasının ortaklarından John Raspin bu tür performans anlaşmalarını geleceğin çözümü olabileceğini söylüyor.

Öbür yandan çeşitli katılımcılar enerji verimliliği konusunun hakkından gelebilecek bir politikanın yoksunluğundan yakınıyor. Nakit-çemberi meclislerinin iklim değişikliği hedeflerini görmezden geldiğini söylüyorlar. İngiltere hükümeti ise yeşil vergiler konusunu düşünüyor ve karbon salımının kesilmesi konusundaki hedefleri gözden geçiriyor.
Akkor flamanlı lambalar konusundaki yasaklama durumunu empoze eden ve LED endüstrisini patlatan Brüksel’deki Avrupalı kanun koyucular, 2030’a kadar enerji tasarrufundaki bağlayıcı hedefleri ve endüstri açısından bir başka büyük atlayışı içerebilecek bir adımı müzakere ediyor. Ancak Ferrari’ye göre iş lobisi gruplarındaki güçlü karşıt görüşler bu çabalara ket vurabilir. Tabii ilerleyen, gelişmeye devam eden şirketler bu hedefi savunmadıkları sürece.

GE’nin Renna’sı gibi Ferrari de LED konusundaki teşviklerin meyve vermesi belki de yıllar alabilecek akıllı şehir uygulamalarıyla karıştırılmaması gerektiğini söylüyor. Ferrari şöyle devam ediyor: “Şehirlere verilecek mesaj net: Beklemeyin. Şu anda yapabileceğiniz birçok uygulanabilir çözüm var.”

Haber Kaynağı: http://www.theguardian.com/sustainable-business/local-councils-see-the-light-led-technology

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *