Yazı Dizisi – 4 : Full Spektrum ışığın tedavi amaçlı kullanımının sağlığımıza faydaları

Metin: Dr. Mercola

Mum: Sağlıklı alternatif ışık
Mum, akkor flamanlı lambalardan çok daha iyi bir ışık kaynağıdır, çünkü elektrik gerektirmez ve atalarımızın binlerce yıl kullandığı bir ışık olduğundan bedenlerimiz buna çoktan uyum sağlamış durumdadır. Tek sorun şu ki herhangi bir eski mumu kullanırken dikkatli olmanız gerekir çünkü çoğu toksiktir.

Belki de zaten bildiğiniz gibi günümüzde mevcut olan mumların çoğu, özellikle de parafin mumlar toksiktir. Parafinin, ham petrolün gaz şekline rafine edilmesiyle elde edilen bir petrol yan ürünü olduğunu biliyor muydunuz? Dahası, yanma stabilitesini artırmak için parafine bir takım bilinen karsinojen ve toksin eklenir. Daha fitile eklenme potansiyeline sahip kurşunu ve akciğerlerinizi işgal eden isi saymadık.

İşleri daha da karmaşıklaştıracak şekilde, ister parafin ister soya olsun pek çok mum toksik boyalar ve kokularla yozlaştırılmıştır; bazı soya mumları yalnızca kısmen soya olup birçok katkı maddesi ve/veya GDO’lu soya kullanır. Benim kullandığım mumlar zararlı is ve dumanı olmayan, ABD’de GDO’suz olarak yetiştirilmiş, hem sürdürülebilir hem de yenilenebilir soyadan üretilmiştir. Ayrıca tamamen boyasızdır. Bu mumlardaki soya hayvanlar üzerinde test edilmemiştir ve böcek ve ot öldürücülere maruz kalmamıştır.

Ayrıca Kosher olup yüzde 100 doğal ve biyoçözünürdür. Kokuları bedene zararlı değildir, fitalat ve paraben içermez. Ayrıca içeriğinde Kaliforniya 65 önergesinde geçen maddeler bulunmaz. İnternette sağlıklı mumları aratabilirsiniz, ama isterseniz benim kullandıklarımı www.circleoflifefarms.com adresinden edinebilirsiniz. Bu benim birlikte çalıştığım bir site değil, bu mumlardan komisyon elde etmiyorum; sadece benim kendi evimde kullandıklarımdan faydalanabileceğinizi düşündüm.

Dijital ekranları nasıl daha sağlıklı hale getirebiliriz?
Bilgisayar ekranları söz konusu olduğunda ilgili renk sıcaklığını 2700K’ya indirmek önemlidir –sadece geceleri değil gündüz de. Hatta 2000K veya 1000K’ya kadar indirmek daha bile iyi olabilir. Pek çok f.lux bunu yapar, ama size bir sürprizim var: 22 yaşında Bulgar bir programcı olan Daniel Georgiev tarafından yaratılmış olan ÇOK DAHA iyi bir alternatif buldum. Kendisini bana Ben Greenfield tanıştırdı.

Georgiev, f.lux kullanıyordu ama kumandalarından bıkmıştı. f.lux programcılarıyla iletişime geçmeye çabaladı ancak kendisine hiçbir şekilde geri dönmediler. Böylece o da Iris adında çok daha üstün bir alternatif yarattı. Yazılım ücretsiz ancak onu 2$’lık bağışla ödüllendirmek isteyeceksiniz. 2$’lık Iris mini yazılımı buradan satın alabilirsiniz.

Iris daha iyi çünkü, f.lux’ın altında üç seviye mavi bloklaması var: soluk akkor, mum ve kor. Ben gün batımından sonra koru kullanıyorum. Spektrumu ölçtüğümde 550nm’nin altında hemen hemen tüm ışığı blokladığını gördüm. Kor ayarında monitörümde ölçtüğüm değeri aşağıdaki görselde görebileceğiniz gibi, bu muhteşem. f.lux’ı en düşük ayarı olan akkorda ölçtüğümde, çok fazla mavi ışığın geçtiğini gösterdi. Bunu aşağıdaki ikinci görselde açıkça görebilirsiniz.

Yani eğer gözlerinizi korumak konusunda ciddiyseniz, f.lux yazılımını terk edip Iris’e geçeceksiniz. Iris’i yaklaşık üç aydır kullanıyorum. 62 yaşındayım ve gözlük kullanmıyorum, yani göz sağlığımın gayet yerinde olmasına rağmen görüş keskinliğimin ciddi bir şekilde arttığını hissediyorum. Sanırım bunun sebebi, gün batımından sonra retinamı mavi ışığın zararlı etkilerine maruz bırakmamam.

Iris:

f.lux:

 

Onlarca yıl fotobiyoloji ve ışık terapisi araştırmaları yapan Wunsch, ışığın sağlık üzerindeki etkilerini muhtemelen herkesten daha iyi biliyor.

Bu tarihi temelleri öğrenmek umarım sizin de bazı faydaları anlamanıza yardımcı olur ve helyoterapiyi kendi hayatınıza sokmak için size ilham verir. Tek yapmanız gereken dışarı çıkıp üzerinizdeki kıyafetlerin bir kısmını çıkarmak. Güneşlenmenin en az iyi beslenme ve egzersiz kadar önemli –ya da neredeyse o kadar önemli- olduğu hakkında benim hiç kuşkum yok.

Ne yazık ki kimse bu konuda ne yeterince konuşuyor ve ne de eğitim veriyor. Oysa geçmişte bu yapılıyordu. 100 yıl önce herkesin bildiği şeyi şimdi yeniden keşfediyoruz!

Farmakolojiye odaklanmanın manipüle edilmiş kocaman bir önyargı yarattığını ve esasen araştırmaların çoğuna da bunun yön verdiğini görmek üzücü.

Güvenilir ve samimi bir şekilde motive edilseydi, belirli tedavi ilkelerine bağlı olarak helyoterapi ve fotobiyoloji üzerine araştırmaları genişletebilirdik. Bunu yapamıyor olmamızın sebebi yapay bir biçimde baskı altına alınmış olması. Üzücü gerçek böyle.

İyi haber ise; 21. yüzyıldayız, son derece güçlü iletişim yöntemlerine sahip olduğumuz bir çağdayız. Bu da bize bu bilgiyi kelimenin gerçek anlamıyla milyonlarca insanla paylaşabilme imkanı sağlıyor. Böylece yeni bir anlayışın temelini atabilir, ışık gibi müdahalelere mükemmel tepki veren hastalıklar için sıklıkla tavsiye edilen pahalı ve toksik müdahalelerden kaçınmamıza yardımcı olabilecek araştırma ve terapötik müdahaleleri hızlandırabiliriz.

Gerçekten de bu kadar basit. Miyobu ele alalım. Miyopluğun, özellikle de çocuklukta güneşsiz kalmayla yakından bağlantılı olduğunu şimdilerde fark ediyoruz.

Ancak dikkat; D vitamini eksikliği değil, göze gelen doğal güneş ışığı eksikliği. Güneş ışığıyla miyopluğu önleme üzerine yazdığım makaleyi kaçırdıysanız, lütfen bir dakikanızı ayıp bir göz atın.

Bu bağlantıyı kavrayıp bu konuda bir şeyler yaparak –çocuklarınızı günde en az bir saat sokakta oynamaya göndermek gibi- bu son derece yaygın görme problemini tek kuruş harcamadan çözebilirsiniz.

Yılın ortasını geçtik; 2018’in başında koyduğunuz sağlık hedeflerinizi gözden geçirip yılı eskisinden daha güçlü ve daha sağlıklı tamamlamak üzere gereken değişiklikleri yapmak için mükemmel bir zaman.

Haber kaynağı: https://articles.mercola.com/sites/articles/archive/2017/02/05/therapeutic-use-of-full-spectrum-light-improve-health.aspx