Yanıcı, parlayıcı ve havalı: Bina cephesi aydınlatması, bina cephesi “aydınlanması“

Vigonovo1Metin: Joachim Ritter
Fotoğraflar: Fernando Guerra

Mimarinin heyecan verici görevlerinden biri, bir binanın kullanım şeklini değiştirmek, yeni bir görüntü vermek ve tüm bunları yaparken köklerini muhafaza etmek ve hatta yeniden canlandırmaktır. Bu anlamda ışık son derece yardımcı bir araçtır. Çoğu planlamacı bu ögenin kullanımını sadece vurgulayıcı, doğrudan bir aydınlatma olarak tasarlayabiliyor. Ancak, ışık dolaylı ve entegre olarak kullanıldığında ve “ana aktör rolünü“ oynadığında görevi çok daha ilginç olarak ortaya konulabilir.

Vigonovo2Binalar genelde ticari veya özel amaçlarla yenilenir. Makalede belirtilen projede Venedik’in çok anlamlı bir yeri olan Vigonovo Sarayı’nı korumak ve aynı zamanda tarihi kent içinde yepyeni bir buluşma noktası yaratmak için yenileme çalışmaları yapıldı. Yenileme işleri planlama, inşaat onarımları, yüksek yapı ve yapı değişiklikleri ile iç ve dış alanda mekân ve cephe kaplama çalışmalarını kapsar. Sayılanlar ana fikirdir. Tarihi veya kültürel değeri olan binalarda mülk veya vizyon sahipleri istedikleri sonuca ulaşabilmek için projede alternatif bir yaklaşım arayabilirler.

Vigonovo3Vigonovo Sarayı’nda yapı sahibi Cosmo Reality’nin amacı, Campiello olarak bilenen küçük meydanı korumak ve bu yeri uluslararası kabul gören kültürel bir buluşma noktasına dönüştürmekti. İlk adım; hem tarih hem de sanat anlayışına sahip, yeni ve mevcut teknolojilerde deneyimi olan bir ekip kurmaktı. Bunun yanı sıra ekip üyelerinde çağdaş eğilimler konusunda da bilgi sahibi olmaları arandı. Vigonovo Sarayı 30 yıl önce bir yangında büyük hasar almıştı. Sarayın bulunduğu nokta ve binanın kendisi Yunan ve Roma dönemine ait arkeolojik ve tarihi yazılar için bir zamanlar önemli bir kaynak oluşturuyordu. Üç yıllık bir inşaat süresinden sonra ise Campiello artık tekrar canlanıyordu. Venedikli 3ndy Studio mimarları, projenin koordinasyonu ve eski bina cephesinin çağdaş bir mimari dile dönüştürülmesi ile görevlendirildi. Mimarlar projeye başlarken inşaat alanı terk edilmiş gibiydi ve harabe görüntüsüne sahipti. Ancak, yangın çok önemli hasar vermemişti. Daha önceden yapılmaya çalışılan cephe yenileme çalışmaları binanın cephe görüntüsünü tamamen değiştirmiş ve o muhteşem dekoratif ögeleri yok etmişti.

Vigonovo4Bugün, yeni bina iki ayrı yapıdan oluşuyor. Her iki yapı Corten çeliğinden yapılmış görkemli bir cephe ile birbirine bağlı. Orijinal cephede birinci katta ortada dikmeleri olan bir dizi pencere bulunuyordu. Bunların etrafı bir duvar siperliği ile taçlanıyordu. 3ndy Studio’nun restorasyon çalışmalarından sonra ise bina cephesi neredeyse ilk halini andırır şekilde. Sanat tarihçisi Philippe Daverio ve sanatçı Giorgio Milani ile birlikte çalışan mimarlar biraz şiirin biraz da Corten çeliğinin karışımının nasıl bir potansiyeli ortaya çıkartacağını araştırmaya başladılar.

Vigonovo5Tasarımcılar bir dizi konsept eskizi hazırladı. Bir beyin fırtınasından sonra Giorgio Milani, binanın yüzyıllara dayanan tarihine işaret eden orijinal görüntüsüne yakın bir çizim hazırladı. Binanın geçmişteki görkemini tekrar yaşatacak bir şey yapmak, bir zamanlar o binada yaşayanların sesini hatırlamak gerektiği anlamına geliyor. Ayrıca, binanın geçmiş zaman içindeki günlük yaşantısı, geleneklere ve bunlarla ilgili tarihi olaylara da bakmak gerekiyordu. Milani’nin konsept eskizlerinden 190 adet Corten çelik levhadan oluşturulmuş dev bir yapı ortaya çıktı. Yapı 300 m2’lik bir alanı kaplayacak şekilde inşa edildi. Bir kitabın dev ve bulmacayı andıran sayfaları gibi okunmaya davet edecekti. Estetik ve kültürel uyumu sağlamak için alfabenin 22 farklı yazı karakteri, farklı yazı türlerinin büyük-küçük harfleri kullanıldı.

Vigonovo6Milani: “Sanat eseri geceleri çelik levhaların arasından geçen ışık ile parlıyor. Her bir mısra görünür hale geliyor. Bu yerin anılarını ve tarihini ayakta tutmak isteyen herkes bu eseri bir hazine gibi görmeli”. Proje; tarih, sanat, mimari ve teknoloji bir araya getirildiğinde muhteşem bir eserin ortaya çıkabileceğinin en güzel örneği. Tabii metinlerin içeriğinin de bir anlamı var. Okurken bir hayli çaba gerektiriyor. Bina cephesinin efekti ve asıl anlamı çift gerdirme kemerinde. Bir taraftan lazer ile oluşturulan metinler, diğer tarafta düz flüoresanlar ile elde edilen aydınlatma, tüm bu etkiyi yaratıyor. Bina cephesi kemer biçimli pencereler ve yansımalar ile estetik kazanıyor. Tüm ögeler birbiri ile uyum içinde ve herhangi bir tehdit duygusu oluşturmadan 30 yıl önce yaşanan alevleri hatırlatıyor. Konsept projenin tamamında uygulanmamış ve bu hali ile mükemmel bir hava yaratıyor. İkinci modern yapı doğal hali ile bırakılmış, düz Uplight’lar ile sade tutulmuş ve geçmişi hatırlatma görevini aydınlatılmış olan çelik cepheye bırakıyor. Çelik malzeme ile kaplı cephe bir ateşin gerilimine sahip ancak metinlerdeki semboller ile aynı zamanda bir sakinlik yansıtıyor. Böylece yapının tamamı samimi bir havaya bürünüyor.

Burada ışık, tasarımın tamamının bir parçası. Sadece mimariyi birleştirmiyor; aynı zamanda sembolleri öne çıkartıyor ve yapıyı, tarihi taşıyan bir projeye dönüştürüyor.

Projeye katılanlar:

Mimarlar: 3ndy Studio
Cephe tasarımı: Giorgio Milani, Philippe Daverio