Uzun yıllar bazı renkler görülmedi

Kırmızı ve yeşil renklerin karışımını birlikte hayal etmeye çalışın. Zihinde renkler, birbirine karıştırılırsa sonuç ne olur?

Koca bir boşluk olabilir…  

Bunun nedeni, bu renklerin var olmasına rağmen, muhtemelen insan gözünün onları bir zamana kadar hiç görmemiş olmasıydı. Kırmızı-yeşil ve sarı-mavi bu karışımlar “yasak renkler” olarak adlandırılır. Işık frekansları insan gözünde otomatik olarak birbirini geçersiz kılan tonlamalardan oluşur ve bu sebeple aynı anda ikisinin görülmesi imkansızlaşır. Gerçi yapılan bir kısım deneyler, bu renkleri göstermenin çeşitli yollarını bulsa da karışım renkler hala “yasak renkler” olarak adlandırılır.

Sınırlama, başta rengin algılanma şeklinden kaynaklanmaktadır. Retinadaki hücreler, gelen kırmızı ışık tarafından uyarıldığında “rakip nöronlar” ateşi deniyor ve bu hareketlilik, beyine “kırmızı bir şeyle” baktığımızı bildiriyor. Aynı rakip nöronlar yeşil ışık ile engelleniyor ve kırmızının aktivitesi bittiğinde, beyne yeşil gördüğümüzü gösteriyor. Benzer şekilde, sarı ışık bir takım rakip nöronları uyarıyor, ancak mavi ışık onları emiyor. Çoğu renk, beyinlerin bileşen parçalarını tanımlamak için şifreleyebileceği, her iki nöron setini uyarıyor ve kırmızı ışık, yeşil ışığın etkisini tamamen iptal ediyor. Ayrıca sarı da maviyi tamamen etkisiz hale getiriyor. Bu renkler hiçbir zaman aynı anda algılanamıyor.

Bilim adamları zamanla bu renklerin görülebildiğini keşfetti ancak onlara nasıl bakılması gerektiğini yine de öğrenmek gerekiyor.

İsimsiz renkler

Bu renk devrimi, önde gelen bilim adamı olan Hewitt Crane ve meslektaşı Thomas Piantanida’nın Science dergisinde 1983’te yayınladıkları ilgi çekici bir haberle başladı. Kırmızımsı yeşil ve sarımsı mavi renklerin yani “yasak renklerin” nasıl görünebileceği bu haberde anlatıldı.

Araştırmacılar, kırmızı ve yeşil çizgilerin (ve ayrı görüntülerde mavi ve sarı çizgilerin) birbirine bitişik olarak ilerlediği görüntüler oluşturmuşlardı. Görüntüleri izleyicilerin gözlerine göre sabit tutmak için bir göz izleyicisi kullanarak bunları düzinelerce gönüllüye gösterdi. Bu deney her renk şeridinden gelen ışığın hep aynı retinal hücreye girmesini sağladı. Örneğin, bazı hücreler hep sarı ışık alırken diğer hücreler aynı anda yalnızca mavi ışık aldı.

Böylece  “yasak renkler” ilk 1983 yılında algılandı.

Bu alışılmadık görsel uyaranın gözlemcileri, şeritler arasındaki sınırları görerek yok oluyor ve renkler birbirine sızmış gibi görünüyor. Bu deneyin ardından insanlar hiç görmedikleri renkleri gördüklerini söylediler. Hatta deney sırasında bazı katılımcılar gördükleri renklerin renk olduğunu anladıklarını ama hangi renk olduğunu tarif edemediklerini söylediler.

2006 yılında bir grup bilim insanı tarafından bu deneyin bir versiyonu tekrarlandı. Kimi sonuçlar benzer olsa da şaşırtıcı bir durum vardı. Hangi renkleri gördüğünü algılayamayan insanlara karşın 2006’da insanlar bu yeni renklere “çamur gibi” dedi.

Peki o zaman niye dememişlerdi?

Bilim insanları halen yasak renklerin nasıl ve hangi yolla görülebildiğini anlamaya çalışıyor.

Peki yasak renklerin gerçek olduğu görüldüyse sırada yeni renkler olabilir mi?

Haber kaynağı: https://cla.style.yahoo.com/red-green—blue-yellow–the-stunning-colours-you-can-t-see-174657870.htm