Umut dolu

    emre-gunes-pld-turkiyeBilirsiniz, sektörden 3 kişi bir araya gelsin. Hemen problemler masaya yatırılır ve çoğunlukla sıkıntılı ve umutsuz bir şekilde biter konuşma. “Bizden adam olmaz!” edebiyatı hakimdir konuşmalara. Haksız da değiller. Sektör büyümesine rağmen sorunlar var. Ama şahsen ben bu konuşmalara genelde, burada olduğu gibi, “ama” ile başlayan cümleler ile katılıyorum. Hem de “Pollyanna” olmakla suçlanacağımı bile bile…

    Ben sektör ve özellikle aydınlatma tasarımı mesleği ile ilgili hep umutlu oldum. Umutlu olmak için de sebeplerim var. Bir yandan, ekonominin lokomotifi olarak nitelendirilen inşaat sektörü 2002’den beri ortalamada çift haneli rakamlara ulaşarak büyüyor. Diğer yandan Dünya’nın en büyük ve etkileyici şantiyesi Orta Doğu ile birçok yatırımcının gözlerinde dolar işareti ile takip ettiği, gelişen pazar Türkî Cumhuriyetler ve Rusya’ya yakın bir coğrafyada yaşıyoruz. Türkiye’de şu anda inşası süren Alışveriş merkezi sayısı 200. Sadece şu rakam bile umutlu olmaya yeterli.

    Derginin yayın hayatına başladığı üç buçuk sene içinde olanlara da bakabiliriz. Bu yıl sektör ile ilgili üç ayrı fuar düzenleniyor, bizim dışımızda biri web portal, ikisi basılı yayın olmak üzere 3 mecra var. Bugün daha fazla bağımsız tasarımcı var ve meslek ile ilgili bilinç her gün artıyor. İstanbul’un önderliğinde kamu, mesleği tanımaya başladı. Bugün İstanbul’un 2010 hazırlığında en büyük destek bağımsız aydınlatma tasarımcılarından geliyor. Projeler tamamlandıkça beraber değerlendirme şansımız olacaktır. Ancak sonuçları gördükçe yeni şehirler İstanbul’u takip edecektir, bundan eminim.

    Her şeyden bağımsız olarak Türkiye’de tasarım zaten yükselen bir değer. IKEA gibi markalar, tasarım kavramının daha çok tartışılır ve konuşulur olmasını sağlarken, biraz da bilinçsizce de olsa, bir mimar imzası var diye fonksiyonuna bakılmadan bir sandalye değerini artırabiliyor. Tasarım ve sanat etkinlikleri sayılarını artıradursun, 2010 Kültür Başkenti İstanbul sonrasını hayal edebiliyor musunuz?

    Özetle gün yükseliş günü. Aydınlatma tasarımı kavramı ve mesleğini daha sık duyacağız. Buna şüphe yok. Bu büyüme ve gelişmenin sağlıklı olması için, tasarım ve projeleri değerlendirebilecek, herkesin saygı duyduğu bir kurum veya merciinin oluşturulması gibi yapılabilecek şeyler var. Ancak ben doğal seleksiyon taraftarıyım ya da öyle gerçekleşeceğini tahmin ediyorum diyelim. Bence tasarımcıların ve tasarım ofislerinin sayısı mesleğin bilinirliği ile beraber hızlı bir şekilde artacak. Herkes pazarlama yapmak zorunda olduğuna göre meslek ile ilgili bilinirlik de bundan pozitif etkilenecek. Daha sonra projeler yavaş yavaş meyve vermeye başlayacak ve ancak başarılı olanlar, tasarımları ile diğerlerinden ayrılanlar, kısacası işini iyi yapanlar ayakta kalacak. Sayı da olması gereken yere oturacak. Kalabalıklaştıkça, şu anda Dünya’da olduğu gibi, haksız rekabeti önlemek için standartlaşmadan bahsedip çalışma yöntemleri ve fiyat aralıkları belirleyeceğiz. Yani mesleğin Türkiye temellerini atacağız.

    Daha zaman var, kaç kişiyiz demeyin, çünkü hızla artacağız, göreceksiniz.


    Also published on Medium.