Uluslararası Işık Yılı Ödülleri 2015

LightMuseum5

Space-Speech- Speed (2001), Mischa Kuball

Unna The Centre for International Light Art, (Uluslararası Işık Sanatı Merkezi) bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek olan, “Uluslararası Işık Yılı Ödülleri 2015”in duyurusunu yaptı.

Bu ödüller kapsamında bundan böyle her yıl yeni bir sanatçının ışığı parlamış olacak. Yarışma; katılan sanatçıların çalışmalarının aydınlatma alanında tanınmasına yardımcı olmayı hedefliyor. Yarışma kapsamında birinciliği hak eden adaya 13,000 dolar para ödülünün yanı sıra derece almaya hak kazanan diğer adaylara da farklı ödüller verilecek.

LightMuseum2

Tunnel of Tears (2002), Keith Sonnier

Bu yılın UNESCO tarafından Uluslararası Işık Yılı ilan edilmesi ile de örtüşen yarışma; ışık bilimi ve ışık teknolojisine yenilikçi yaklaşan çalışmaları, enerji, tarım veya sağlık anlamında global çözüm getiren sürdürülebilir uygulamaların gelişimlerini desteklemeyi amaçlıyor.

LightMuseum3

Lotus Shadow (2006), Rebecca Horn

The Centre for International Light Art, tamamen ışık sanatına adanmış dünyanın ilk müzesi olarak farklı bir binada Berlin’e üç saat mesafede yer alıyor. 2002 yılında Unna şehri eski bir bira fabrikasını özel bir alana dönüştürmek üzerine çalışmalara başladı. Özellikle karanlık bira depoları için başka alanlar yaratılması hedeflendi. Müzenin küratörü John Jaspers konuyla ilgili şu sözleri ifade ediyor: “Işıkla yapılacak dönüşüm için tam da ideal olan bir mekân değil mi?”

Sergi boyunca yürümek, özellikle Rembrandt ve Van Gogh’un ışık sanatı çalışmaları Olafur Eliasson ve James Turrell’in sergi alanındaki çalışmalarıyla bütünleştiğinden beri, sanki ışık sanatı tarihi hakkında kısa bir özete de sahip olmak gibi. Şu anda müzede sergiler için bir alan ve bu alanda halka açık mekânlarda ışık çalışmaları yaratmakla ünlü sanatçı Jan Van Munster’ın devam eden bir enstelasyon “şovu” da bulunuyor.

LightMuseum4

Third Breath (2005-2009), James Turrell

Uluslararası Işık Sanatı Merkezi’nin koleksiyonu şu anda 14 sanatçıdan oluşuyor ve her biri belli bir mekâna odaklı çalışmalar üzerine yoğunlaşıyor. Eliasson’ın 2002 yılına ait The Reflective Corridor | Draft To Stop The Free Fall, isimli projesi bir odada yan yana duran iki duvarda aydınlatılmış bir şelale efekti yaratıyor ve şelaleden yürüyüp geçebiliyorsunuz. Diğer yandan Rebecca Horn’un Lotus Shadow (2006) isimli çalışmasında bakır, cam, çelik ve ışıktan yapılmış lambalar serisi bir lotus çiçeği gibi odada parlıyor. The Signature of The World — Light And Darkness (2001) isimli Joseph Kosulth’un metin çalışmasında neon tüplerle şair Heinrich Heine’in romantik kafiyeleri taklit ediliyor. Mario Merz’in Fibonacci Sequence (2000) isimli çalışması ise (aslında müze dışında yer alıyor) matematiksel bir sekansı oluşturuyor. Neon ışıklar bira fabrikasının ana girişinin hemen yanındaki baca boyunca tırmanıyor.

LightMuseum1

Floater 99 (2001), James Turrell

James Turrell’in Floater 99 (2001) favori olan çalışmalardan. Çalışma zaman içinde yok olan, parıldayan mor bir ışığı ortaya çıkarıyor. Gördüğünüz tek şey yumuşak şekilde buz mavisinden macenta kırmızısına dönüşen ışıklarla LED bir ekran. Öyle ki insana biraz Willy Wonka ve the Chocolate Factory isimli filmdeki uzay odasını hatırlatıyor. Turrell’in Third Breath (2005/2009) isimli çalışması da oldukça dikkat çekiyor. Bu çalışma ayrı beton bir binada ziyaretçilerin eşsiz lenslerle bir “uzay mekânını” görmelerine olanak tanıyor. Jaspers: “İnsanlar sadece bunu görmek için buraya geliyorlar. Fakat ışık sanatı bir hareket mi? Heykel ve yerleştirme içeriği anlamında bakarsak ışık sanatı kendi içinde sanat akımı olmaya başladı. Otto Piene bir ışık sanatçısı ve evet ışık sanatı var, bu bir akım. Durum ışığın estetik kalitesiyle ilgili değil. Bu ışık tasarımı değil, ışık sanatı. Ve elektirik olmadan fazla görülecek bir şey yok” diye konuşuyor.

Yarışmanın kazanan çalışmaları, Ocak ayında müzede gösterime sunulacak.

Haber kaynağı: http://thecreatorsproject.vice.com/blog/take-an-electrifying-look-inside-the-worlds-first-light-art-museum