Terracity Alışveriş Merkezi, Antalya

Metin: Yıldız Ağan
Fotoğraflar: Cemal Emden

Antalya Lara’ da 44.200 m2 kiralanabilir alanda, 180 markaya ev sahipliği yapan Terracity AVM; dört adet bodrum katın dışında, zemin, birinci ve ikinci katlar ile teras kattan oluşuyor. Projede üç adet bodrum kat kapalı otopark olarak düzenlenmişken, birinci bodrum katta hipermarket ve büyük mağazalar yer alıyor.

Proje, çevresel nitelikler göz önünde bulundurularak sürdürülebilir tasarım ilkeleriyle planlandı. Antalya’nın iklimsel koşulları; yazları sıcak, kışları ise ılık oluşu, deniz kıyısında yer alması, projenin tasarım temasını oluşturdu. Yapının formu iklimlerin vurgusuna imkan sağlarken yapılan tasarım aynı zamanda farklılaştırma ile büyük alanlar içinde misafirlerine yönlendirme mesajlarını verebiliyor.

Büyük metrekareler üzerinde kurulan AVM projeleri, her gün farklı misafirlerine ve birçok değerli markaya ev sahipliği yaptıklarından, aydınlatma tasarımının bakış açısı sosyal sorumluluk da içerir. Terracity’nin aydınlatma tasarımı, mimarinin senaryosu ile şekillendi. Mimarinin tasarımından farklı algılara yol açmayacak şekil ve nitelikte gereken aydınlatma yüzeyleri ve odaklamaları ortak tema ile belirlendi. Gereken aydınlatma düzeyi ile mekânı ve objeleri gösterebilmenin dışında, öncelikleri ve hikayenin ayrıştırılarak algılanmasını kontrol edebilen bir tasarım planlandı. Projenin aydınlatma detayları misafirlerine karmaşık bilgi vermeden yönlendirici ve akılda kalıcı mesajları verebilecek şekilde tasarlandı.

Aydınlatma tasarımı, gerek seçilen armatür formlarının mekânda oluşturacağı majör şekilleri, gerekse ışık kaynaklarının verimlilikleri ile birlikte planlanırken mimari ile aynı dili konuşmalıdır. Terracity projesinde ortak bir tasarım dili kullanılarak prensipler dahilinde bölgeler farklılaştırıldı.

Çok amaçlı kullanılan alışveriş merkezleri için yapılan aydınlatma çözümleri, mimariye saygılı kalması ile beraber, fonksiyonlara yönelik teknik değerleri sağlarken yönlendirici ve ilgi yaratacak dokunuşlar ile planlanmalıdır. Fizyolojik aydınlatma değerlerinin objeler üzerinde sağlanmış olması, tek başına mekânsal ve objesel algı için yetersizdir. 3 boyutlu algı tekniklerinin ve görme konforunu sağlayacak ışık kaynaklarının renk geriverim değerlerinin, kamaşmayı engelleyecek ürün seçimlerinin de dikkate alınması gerekir.

Unutmamak gerekir ki bir mekâna girince sadece yere bakmayız. Öncelikle bakış açısında yer alan duvar ve tavanları algılarız. Yeterli düzeyde aydınlatma değerinin sadece döşemede oluşturulmuş olması, özellikle çok kapsamlı ve büyük alanlı alışveriş merkezlerinde, güven yaratmayacağı gibi ticari anlamda da ilgi yaratmayacaktır. Yapının 3 boyutunun da gereken farklılıklarda aydınlatma oranları ile dengeli kontrast hüzmeleri ile ortaya çıkarılması gerekir.

Terracity AVM girişleri, misafirlerini doğu ve batı yönünden atrium derinlikleri ile karşılarken, tasarım orijinini oluşturan atrium bölgeleri, alışveriş merkezinin meydanları tadında ortak mekânları oluşturuyor.

Doğu tarafındaki atrium, güneşin temasına sıcak renkler ile gönderme yaparken, batı tarafındaki atrium deniz renklerinin teması ile işlenmiş durumda. İki atrium meydanlarını bağlayan mağazaların koridor yürüme alanları ise gün ışığı etkilerindeki dairesel aydınlatma armatür formlarının ve hüzmelerinin etkisi ile senaryoya dahil edildi.

Doğu kanadı sıcak ışık renklerinin etkisi ile ritim alırken batı bölgesi denizin renkleri ile, opak yüzeyler üzerinden aydınlatmada akışkanlık sağladı. Dolaylı olarak misafirlerine yönlenme duygusunu sağlarken kapalı mekânı dış dünya ile bağladı.

Koridorlardan dağılan difüz aydınlatma etkisi atmosfer ışığının görevini üstlenirken, vitrinlerin odaklı ve ışınsal güneş ışığı etkilerinin önüne geçmeden fon görevini de yerine getirmiş oldu. Tasarımın kullandığı ölçütler, aydınlatmanın ölçülebilen fiziksel lux değerleri dışında, aydınlatma armatürlerinin şekilsel veya nötr algısı, aydınlatma hüzmelerinin senaryo içeriğine göre farklı dağılımı oldu. Ayrıca biyo-ritmimizi etkileyen ışık renk sıcaklıklarına önem verildi.

Mimari çatı ışıklıkların, mekânda atmosfer ile bağlantı kurması dışında, kapalı mekânda günün farklı saatlerinde insan duygularını pozitif etkileyen ışık renkleri ve pırıltıları, yapının doğu ve batı kanadı üzerinde atrium bölgelerinde görselleştirildi.

Projede düşey boyutlarda, bölgesel ve gizli aydınlatma yüzeylerinin oluşturulması ve ayrıca tekil ışık hüzmelerin ortama güneş ışınları etkisi ile dağılımının dengesi sağlandı. Sadece yüzeylerinden dağılan difüz aydınlatma, genel atmosfer ışığı tadında dağılırken, doğru oranlardaki tekil ışık kaynakları ise güneşin ışınlarındaki pırıltıları hissettirebildi.

Dokuları ve öncelikleri ön plana çıkartmak için detaylara dikkat edildi. Örneğin alışveriş merkezindeki aydınlatma seviyelerinin kontrast değerlerinin doğru oranda kullanımı ve renk sıcaklıklarının tercihi, elementlerin renkleri üzerindeki etkileri ile belirlendi.

Mimariyi tanımlayan lineer hatlar ile tasarlanan gizli aydınlatma etkileri mimarinin ve katların sınırlarını ayrıştırdı. Aynı zamanda binanın farkı bölgelerini birbirine bağlayarak yapının bütünlüğüne akışkanlık kazandırdı. Ayrıca kapalı mekânlarda duvar ve tavan yüzeylerinin aydınlatma ile tanımları güvende hissetmeyi sağlayarak üç boyutlu algıyı kuvvetlendirdi.

Terracity’nin ambiyans aydınlatması, armatürlerin şekilsel seçimleri, gerek atrium bölgelerinde gerekse de koridorlarda, kendi içinde farklılaştırılarak mekânsal adreslemeye yönelik bölümlendirildi. Bölgesel etkileri kuvvetlendirmek için atrium boşluklarında kısmen sarkıt tasarım ürünler kullanıldı. Mimariye ve insan hislerine dokunuşların dışında, yaratıcılık ve çekicilik içeren pırıltılı dokunuşlar da fark yarattı.

Projenin bina çatısı, bölgenin iklimine uygun bitki düzenlemeleri ve oturma bölgeleri ile yeşil çatı görevini üstlenip aynı zamanda etkinlik alanı olarak planlandı. Gökyüzünün kararması ile tefrişe yönelik yapılan aydınlatma senaryosu misafirlerine; şehir planlaması ortak meydan fonksiyonu içinde hissettirildi.

Farklı perspektif ve yüksekliklerin hakim olduğu AVM projelerinin, aydınlatma tasarımı, objektiflere tek bir fotoğrafın bütünlüğü ile yansıtılmalıdır. Kalıcı tasarımlar, mimariye, fonksiyona ve insana duyarlı duygular ile çözülebilir. Çözümlerin dönemsel kalmaması için üç temel prensip ile oluşturulan aydınlatma senaryoları, teknolojik gelişmeleri içeren ürünlerin kullanımı ve tasarım hikayesinin farklılığının bileşkesi olmalıdır.

Projeye katılanlar:

İşveren: Pramerica Real, Estate Investors&EriaPartners
Proje yönetimi: ECE
Mimari tasarım: Öncüoğlu Mimarlık-Enis Öncüoğlu, Önder Kaya, Cem Altınöz, Cumhur Keskinok
Aydınlatma tasarımı: Y+ALD Architectural Lighting Design-Yıldız Ağan

Uygulanan ürünler:

Aldabra, Ares, Oluce, Slide, Viabizzuno Modular Lighting, Özel imalat yerli armatür ve lineer profiller