Temel aydınlatma bilgisi: Müze aydınlatması ve günışığı faktörü

Metin: Jean-Jacques Ezrati, ACE

Günışığı, bir müze için, özellikle güzel sanatlar müzesi için en önemli ışık türüdür. Ancak, günışığı bir küratör için endişe kaynağıdır. Çünkü küratörün görevi, müzenin aldığı sergi ve koleksiyonların doğru muhafaza etmeyi sağlamaktır. Günışığı sanat eserleri için zarar verici olabilir ve küratör çoğu zaman bunu nasıl kontrol edeceğini bilemez. Burada kendisine destek verecek kişi aydınlatma tasarımcısı veya danışmanıdır.

Müzede sergilenen her obje ışığa karşı aynı hassasiyeti (bkz. Tablo 1) göstermez. Ayrıca, günışığının yoğunluk ve kalitesinin her saat, her gün ve her ay değişebileceğini biliyoruz.

Tablo 1. Malzemenin görülen ışığa karşı hassasiyetine göre dört kategoride sınıflandırılması

1. Işıktan etkilenmeyenler: Obje tamamen kalıcı olan malzemeden oluşmaktadır. Bunlar ışığa karşı hassas değildir. Örnekleri: metal türlerinin çoğu, cam, cam türlerinin çoğu, gerçek seramik, emaye, minerallerin çoğu

2. Hafif etkilenenler: Obje, ışıktan hafif etkilenen dayanıklı malzemeden oluşur. Örnekleri: yağ ve yağlı boya tabloları, freskler, boyanmamış deri ve ahşap, boynuz, kemik, fildişi, lake, bazı plastikler

3. Orta derecede etkilenenler: Obje, ışığa orta derecede hassasiyet gösteren geçici malzemelerden oluşur. Örnekleri: kostümler, su renkleri, pastel boyalar, goblenler, baskı ve çizimler, manuskriptler, minyatürler, badana içindeki boyalar, duvar kağıdı, guaj, boyanmış deri ve doğal tarihi objelerin çoğu, botanik numuneler, kürk ve kuştüyleri dahil

4. Aşırı derecede etkilenenler: Obje, ışığa aşırı derecede hassasiyet gösteren malzemeden oluşur. Örnekleri: ipek, yoğun geçici olduğu bilinen renklendiriciler, gazete

Biz günışığını iki şekilde tanımlarız: gökyüzünden gelen ışık ve güneşten gelen ışık: difüz yatay güneş ışınlarının aydınlatması – gökyüzünden gelen Evd (lux) ve doğrudan yatay olarak gelen güneş ışınlarının aydınlatması – güneşten gelen Evph (lux).

Ulusal meteoroloji idaresi, her ülkenin her şehri için yıllık ortalama difüz, doğrudan ve küresel aydınlatma miktarını verir. Tüm Avrupa için bu verilere örneğin www.satel-light.com adresinden erişmek mümkündür.

Bir bina içinde günışığı ile aydınlatılacak bir objenin nereye konulması gerektiğini kararlaştırırken, bu alanın gün içinde aldığı ışık miktarını bilmek gerekmektedir. Çözüm, günışığı faktörünü hesaplama ile sağlanır.

Belli bir alan içinde belli bir yerin günışığı faktörü, dışardaki difüz yatay güneş aydınlatması ile iç alandaki aydınlatmanın (yatay veya dikey) arasındaki orandır. Her iki aydınlatma ortamına giren doğrudan güneş ışığı katkısı hariçtir. İki ölçümün aynı anda yapılması gerekir.

Bunun için iki luxmetre ve iki operatörü (bkz. III.1.) birbirine bağlamak için bir iletişim sistemi gerekmektedir. Örneğin, dışarıdaki ölçüm 20 000 lux ise ve içerde 200 lux ölçülmüş ise, günışığı faktörü %1’dir (yüzde bir). Meteoroloji idaresinden elde edilen veri bizim yerimiz için yıllık difüz aydınlatma miktarı olarak 120 Mlxh veriyorsa, seçilen iç alan 1.2 Mlxh olacaktır, ki bu yağlı boya tablolarının aydınlatması için tavsiye edilen miktarın iki katıdır (bkz. Tablo 2). Bu durumda günışığı faktörünü azaltacak aygıtların (filtreler, pencere boyutlarının küçültülmesi, panjur vs.) kullanılması gerekir.

Ill 1. Gün ışığı faktörü ölçümü

Tablo 2. Farklı kategorilerde olan malzemenin ışığa hassasiyet derecesine göre yıllık ışığa maruz kalma oranını sınırlama

Malzeme kategorisiIşığa maruz kalmayı sınırlama
1. Işıktan etkilenmeyenlerSınırsız
2. Hafif etkilenenler600 Mlx h/y
3. Orta derecede etkilenenler150 Mlx h/y
4. Aşırı derecede etkilenenler15 Mlx h/y

Referans: CIE TC 3-22, Optik radyasyon sonucunda müze objelerinde görülen hasarın kontrolü, 2004