Renkleri kullanarak duygularımızı anlatmanın yolları

Metin: Nuala Morse, University of Leicester ve Jo Volley, UCL

İnsanlar üzgün olduğunda genellikle renklerinin solduğu söylenir. Birinden mosmor kesildi diye söz ediliyorsa haset ve mahcubiyet ima ediliyordur. İnsanların öfkeden yüzü kıpkırmızı olur, gözleri kararır. Sarı mutlulukla ilişkilendirilir, siyah veya gri tonlar negatif anlamlar çağrıştırır. Neden bazı renklere bazı duygular yüklenir? Bu çağrışımlar nereden kaynaklanır?

Renklerin duygular üzerindeki etkisi sanatçıların, şair ve filozofların uzun süredir özel ilgi alanı. Şair Johann Wolfgang von Goethe’nin 19. yüzyılda yazdığı (1810) Renk Öğretisi kitabı, duygu durumla ilgili olarak renklerin doğası ve işlevi üzerine bir kuramdır. Goethe’nin çalışması bilimsel olmaktan ziyade şiirseldir ve kendi öznel deneyimine dayanır ancak duygusal renk deneyiminin muhteşem bir ifadesidir. Bir başka önemli yazar olan sanatçı Joseph Albers ise Renklerin Etkileşimi (1963) isimli ufuk açıcı çalışmasında, rengin insan algısını değiştirmedeki etkisine odaklanmıştır.

Renk psikolojisi üzerine bazı kabul gören araştırmalar olmasına rağmen çok az deneysel çalışma ile sadece birkaç sistematik araştırma bulunuyor. Bu araştırmalar, renk ve duygular arasındaki ilişkinin ne olduğu konusunda iki ana görüşe ayrılıyor. Görüşlerden biri, bu ilişkinin kültürel olarak belirlendiğini, bu nedenle de insanlar ve kültürler arasında farklılık gösterdiğini savunuyor. Diğer görüş ise renkler ve duygu durum arasındaki ilişkiyi daha psikofizyolojik bir temele dayandırarak bu ilişkinin evrensel olduğunu ileri sürüyor.

Araştırmalar, renklerin duygu durumunu etkileyebileceği sonucunda ortaklaşıyor görünse de hangi renklerin hangi duygu durumlarına yol açtığı konusunda hemfikir değiller. Bunun yanı sıra araştırmalar, aynı rengin farklı tonlarının (örneğin açık mavi ve koyu mavinin), insanlardan duygu durumlarını özellikle bir renkle ilişkilendirmeleri istendiğinde tamamen farklı çağrışımlar uyandırabileceğini ortaya koydu.

Göreceli olarak araştırma eksikliğine rağmen renk psikolojisi, tüketicilerin ürün ve hizmetlere yönelik algısını etkilemek amacıyla pazarlama ve marka çalışmalarına da uygulanmıştır. Diğer taraftan renk teorisi, sanat ve tasarımda renk ve renk kombinasyonunun kullanımıyla ilgili genel kurallar ve prensiplerle daha yakından ilgilidir.

Sanatçı Pablo Picasso, “Renkler de yazılar gibi, duygu değişimlerini takip eder,” demiş. Fakat geride yanıtlanmamış pek çok soru bulunuyor.

İletişimde renklerin kullanımı

Renkler ve duygular arasındaki bağlantılar göz önüne alındığında rengin duygularımızı ifade etmede bir dil olarak kullanılıp kullanılamayacağını değerlendirmek istedik. Özellikle iletişim zorluğu çeken insanlar için duyguları ifade etmenin görsel bir dili olarak renk kullanımının potansiyeliyle ilgileniyoruz.

Araştırmamız sosyal bilimler, sanat teorisi ve pratiği ile konuşma ve dil terapisi alanındaki disiplinler arası bir işbirliği sonucunda oluştu. İnme gibi bir beyin hasarı sonrasında gelişen bir dil ve konuşma bozukluğu olan afazi hastası yedi kişilik bir grupla çalıştık.

Bir dizi atölye çalışmasında, araç olarak renkli etiketlerden yararlanarak duygularımızı ifade etmede rengi nasıl kullanabileceğimizi araştırdık. İlk aşama olarak PANAS (Positive-Affect Negative-Affect Schedule) olarak bilinen, olumlu ve olumsuz duygu durumlarını ölçmek için kullanılan Pozitif ve Negatif Duygulanım Ölçeğinden uyarladığımız bir dizi somut kelime geliştirdik.

Araştırma, afazi hastası insanların soyut kelimeleri zihinsel olarak işlemede sorun yaşama eğilimi gösterdiğini ortaya koydu. Bu nedenle duygular üzerinde düşünmeyi teşvik etmek üzere altı çift somut kelime geliştirdik: mutlu/üzgün; yumuşak/sert; büyük/küçük; yeni/eski; paylaşmak/gizlemek; yüksek/düşük. Katılımcılardan, bu kelimelerle ilişkili olduğunu düşündükleri renkleri seçmeleri istendi. Daha sonraki atölye çalışmalarında, hissedilen duyguların yoğunluğunu değerlendirmek ve kelimelerden bir renk diline doğru geçiş sağlamak için şekiller, dokular ve boyutlar anlayışı uygulandı.

Somut kelimelerin, insanlara nasıl hissettiklerini sormak ve duyguları tartışmak için faydalı bir başlangıç noktası olabileceğini, renklerin ise iletişim zorluğu olan insanlara kelimeleri kullanmadan başka bir yolla yanıt verme olanağı sunduğunu gördük. Az sayıda kelime için farklı insanlar (“üzüntü” için koyu, yumuşak renkler gibi) benzer renk seçimleri yaptılar. Fakat diğer kelimeler için insanların seçimi tamamen bireyseldi. İnsanların renkler için farklı “kelime hazinesi” olduğunu gördük.

Bu nedenle renkler ve duygular üzerinde düşünmeye başlamak için çeşitli egzersizler sunan bir el kitabı, duyguları ifade etmek için bir iletişim aracı sağlayan bir renk paleti ve süreç içinde duyguları kaydetmek için bir günlükten oluşan “Renk ve Duygu Araç Seti” geliştirdik. Konuşma terapistlerinin bu araçlardan faydalanarak müşterileriyle kişiye özel iletişim olanakları geliştireceklerini umuyoruz. Meslektaşlarımız da yakın gelecekte bunu deneyecektir.

Ayrıca projenin sonuçlandırıldığını belirtmek üzere bir sergi hazırladık. Sergi kapsamına katılımcılardan yola çıkılarak üretilen araştırma malzemelerini ve sanatçıların renk, duygu ve iyilik hali temasına verdiği yanıtları da dahil ettik. Bu sergi Londra’daki UCLH Street Gallery’de gerçekleşiyor.

İyilik halini yaratıcı bir şekilde ölçmek

Potansiyel olarak bu araç seti, iyilik halinin sözel olmayan yeni bir ölçümünü geliştirme için kullanılabilir. İyilik hali, insanların kendilerini nasıl hissettiği ve işlevlerini nasıl yerine getirdiği şeklinde açıklanabilir. İyilik halinin psikolojik tanımı, mutluluğun yanı sıra anlam ve tatmin gibi duyguları da içeriyor. İyilik halinin ölçümü, toplumsal ilerlemeyi değerlendirmek üzere kamu politikaları açısından temel bir ilgi alanı haline geliyor. Ayrıca kuruluşların, özellikle sağlık hizmetleri ve sağlık kültürü müdahaleleri bağlamında, program ve hizmetlerin tasarımını ve sunumunu geliştirebilmelerine olanak sağlar.

Fakat iyilik hali genellikle dile dayalı anketler aracılığıyla ölçülüyor. Bunlar, iletişim zorluğu yaşayan insanlar için pek de kullanışlı değil. Dahası, duyguların ve algılayışların doğrudanlığını kaydetmek yerine, iyilik halinin bilişsel bir değerlendirilmesine odaklanırlar. Oluşturduğumuz araç kiti, iletişim zorluğu yaşayan insanlara, soruları değil renkleri kullanarak duygularını ifade etmenin bir yolunu sunuyor.

Şüphesiz renk duygu barındırır; dünyayı doğrudan deneyimlemenin bir yoludur. Bu nedenle renkler, duygularımız hakkında konuşmanın farklı bir yolunu sunan bir iletişim aracı sağlayabilir. Projemiz, renkleri kullanarak duygu durumu ve iyilik hali sonuçlarını değerlendirmede sözel olmayan yaklaşımlar geliştirebilmenin yollarına ve çeşitli terapi ile klinik durumlarda potansiyel uygulama alanlarına işaret ediyor.

Haber kaynağı: https://theconversation.com/we-can-use-colour-to-communicate-how-we-feel-heres-how-90157