PLD Türkiye nedir? Nasıl Çalışır? Arkasındaki kahramanlar

    Yaptığım sunumlarda ilk başta ifade etmeme rağmen “aydınlatma tasarımcı”sı olduğumu düşünenler ve projelerinde yardımcı olmamı isteyenler çok oluyor. Olmadığımı söylediğimde de “O zaman neden bu kadar aydınlatma tasarımcısı deyip duruyorsun” der gibi baktıklarını hissediyorum. Sonra gelen soru ise mesleğim oluyor. Endüstri Mühendisi olduğumu söylediğimde şaşkınlık daha da artıyor. “Işık ile ilgili eğitim aldınız mı?” dediklerinde “hayır” diyorum. Artık tek soru kalıyor: “Ne ışık eğitimi almışsınız ne de gazetecilik ile ilginiz var. PLD Türkiye nereden çıktı?”

    O zaman başlıyorum PLD Türkiye’nin hikayesini anlatmaya. PLD Türkiye biraz da benim kişisel hikayem gibi ancak görünürde ben olmakla beraber başka aktörleri de – benim gözümde kahramanları – barındırıyor. Bu yazı hem 2017 kararlarım çerçevesinde daha sık yazma hem de PLD Türkiye’de emeği geçenlerin haklarını verme isteğimin birleşimi gibi.

    PLD (Professional Lighting Design) Dergisi nedir?
    Professional Lighting Design dergisi 1998 yılından beri 2 ayda bir Via-Verlag tarafından yayınlanan bir dergi. Kendisini “bağımsız aydınlatma tasarımı” mesleğini tanıtımına adamış dünya çapındaki ilk ve yegane dergi. Başka dergiler çıksa da, hatta daha popüler hale gelse de, örnek Mondo Arc veya LuxReview, hiç biri PLD dergisi gibi tek bir mesaj üzerine inşaa edilmedi. Bağımsız aydınlatma tasarımcısı mesleğinin önemi… Bunda PLD dergisinin, 1994 yılında kurulan eski adıyla ELDA (Avrupa Aydınlatma Tasarımcıları Derneği), 2007 sonrası adıyla PLDA (Profesyonel Aydınlatma Tasarımcıları Derneği) resmi yayın organı olmasının da önemli bir payı var. PLDA 2014 Nisan ayında kapandı, PLD ise aynı vizyon ile devam ediyor.

    PLD Türkiye doğuşu
    2003 yılı, Galatasaray Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunuyum. 2004 yılında Fransa’da yaptığım master programından döndükten sonra Aralık’taki askerliğe kadar kısa bir dönem boşluğum vardı. O sırada 1996 yılında kurdukları Ağustos Reklam Ajansı’nda mutlu mesut faaliyet gösteren eniştem Selim Güneş ve ablam Nur Güneş yeni bir fikir ile uğraşıyorlardı. Senelerdir çıkardıkları şirket içi dergilerden sonra dergi çıkarmayı sevmişler ve tamamen kendi kurgularında, tüm Türkiye’ye hitap edecek bir dergi peşinde koşmaya karar vermişlerdi. (Şirket içi dergi: Sadece şirket içerisinde veya bayilere dağıtılan içerikleri hazır gelen veya onaylanan dönemsel dergi)

    Elektrik mühendisi olan Selim eniştem, aydınlatmada herhangi bir dergi olmamasını da fırsat bilerek “Lighting World” isimli bir dergi çıkarmak üzere kolları sıvamıştı. 2004 Eylül itibariyle ilk editörümüz Tanju Akleman ile beraber bir süredir sektör paydaşları ile yazışmalar yapılmış, belli aşamalara gelinmişti.

    Bu noktada şu anektodu da paylaşmak isterim. “Lighting World” ismi ile ilgili çeşitli kurumlar ile yapılmış resmi yazışmalarımız var. Bu yüzden PLD Türkiye dergisi çıkmaya başladıktan 1 veya 1 buçuk sene sonra “Eylül Reklam Ajansı” isimli bir şirketin “LightWorld” diye bir dergi çıkarmasına epeyi şaşırmıştık. Bugün dergi, aynı ismi ile ancak başka bir şirket tarafından (GRN Medya) yayınlanmaya devam ediyor.

    İşte bu noktada ben, askerliği beklerken, sürece destek olmak amacıyla toplantılara gidiyordum. İlk toplantılarımızdan birini Zeki Kadirbeyoğlu ile yaptık. Hiç unutmuyorum, öğlen yemeği sırasında bizi kabul eden Zeki bey “Dergi çıkaracaksanız, kaliteli bir dergi çıkarın, ilk başta zorlanırsınız ama kalıcı olursunuz.” diyerek PLD dergisini gösterdi, hatta bir sayısını bize verdi. O toplantıdan dönüşte temel düşünce PLD dergisi ile işbirliğine girmek ve bazı makaleleri onlardan alarak yayınlamaktı. Döner dönmez bu isteğimi anlatan bir mail yazdım ve Via-Verlag’a gönderdim. Dönüş bir o kadar hızlı olurken, öneri tüm yayın haklarını Türkiye’de bize devrederek PLD Türkiye dergisinin çıkarılmasıydı. Via-Verlag o dönem Fransızca, Rusça, Yunanca, Çince dillerinde yine bu modelde zaten yayın yapıyordu. Almanca ve İngilizce’yi ise kendisi çıkarıyordu.

    O mailleşmeden bir ay kadar sonra Almanya’ya gidildi, sözleşme imzalandı. 2005 yılı başı itibariyle PLD Türkiye yayınına başlamıştı.

    Benim katılmam
    Ben 2004 Aralık – 2005 Mayıs ayı dönemini askerlikte, 2005 Ağustos – 2006 Haziran ayı dönemini ise Beko Elektronik’te “Ürün Müdürü” olarak geçirdim. Kurumsal hayatta yapamayacağımı anlamam ve doktoraya başlamam ile beraber ablamdan “26 yaşında sadece doktora yapmak olmaz, gel bize destek ol” mesajı geldi. Artık bir yandan doktora yapıyor, bir yandan hem ajansta çeşitli görevler alıyor hem de PLD Türkiye süreçleri ile ilgileniyordum. Yine bu dönemde Tanju Akleman yerine göreve başlayan 2. editörümüz Umut Kart ile yollar ayrılınca dergi benim kucağıma kaldı. İyi ki de kalmış!

    Ne ışığı ne de yayıncılığı biliyordum. Armatür ile lambayı ayırabildiğimi söylemek de pek mümkün değildi. Tüm bunlara rağmen 10. sayı itibariyle sorumluluğu üzerime kalan PLD Türkiye dergisinin her noktasına, virgülüne özene bezene çalıştım. Çok fazla okudum, araştırdım, gezdim, yurtdışındaki etkinliklere katıldım. Aydınlatma tasarımcısının kim olduğunu, ideal yapı üretim süreçlerinde neden yer alması gerektiğini özümsedim. 2007 yılı Nisan ayında PLDA’in hem ismini değiştirmesi hem tüm dünyada yaygınlaşması hedefi ile yola çıkması ile de PLDA Türkiye temsilcisi olarak göreve başladım. Hem, özellikle aydınlatma tasarımcısı olmak isteyen herkese katiyen tavsiye ettiğim Alingsas Workshop’una, 2007 Ağustos ayında katılmam ve ışığa dokunma şansı elde etmem, hem de 2007 Ekim ayında ilki düzenlenen PLDC (Profesyonel Aydınlatma Tasarımı Kongresi)’e katılmam ve tüm dünyadan aydınlatma tasarımcıları ile bir araya gelmem kendi adıma önemli dönüm noktaları oldu.

    O dönemden beridir Türkiye’de etkinlikler düzenlemeye, “aydınlatma tasarımı”nın ve “aydınlatma tasarımcısı”nın önemini tüm yapı sektörü aktörleri ile paylaşmaya çalışıyorum. Aydınlatma tasarımı dendiğinde akla gelen PLD Türkiye’yi herkes için ortak bir platform gibi tutmaya, sektöre yeni insanlar kazandırmaya, niyetlenenlere ise yol göstermeye çalıştım, çalışmaya devam ediyorum.

    PLD Türkiye olarak bugüne kadar, hepsi Türkiye için ilk olan, 20 üzeri etkinlik düzenledik. Binlerce insana ulaştık. Önemli aydınlatma tasarımcılarını Türkiye’de ağırladık. Mimarlar Odası, Elektrik Mühendisleri odası gibi farklı paydaşlar ile işbirliğine giderek onları da bu süreçlerden haberdar etmek istedik. Üniversite sunumları düzenleyerek öğrencilerin meslekten haberdar olmasını sağlamaya çalıştık. Tüm etkinliklerin video kayıtlarını yayınladık ki gelemeyenler de bu bilgilerden faydalanabilsin. Derginin tüm sayılarını, 36. sayıdan beri dijital olarak açtık ki, zaten kısıtlı olan aydınlatma tasarımı ile ilgili içerik üretiminden kimse mahrum kalmasın.

    PLD Türkiye işleyişi
    Her ne kadar sürekli ben, ben, ben desem de, dergiyi tek başıma çıkarmadım, çıkarmıyorum. Derginin %50 içeriği Almanya’dan geliyor ve ilk sayıdan beri yanımızda olan Dürrin Caner tarafından çevriliyor. Bu çevrilen metinler Leyla Özyol tarafından okunuyor. En son ben üzerinden geçiyorum.

    Kalan %50 içerik ise sektördeki tasarımcı dostlarımız, akademisyenler, profesyoneller tarafından hazırlanıp paylaşılıyor. Yine Leyla Özyol ve benim süzgeçimden geçip sizlere ulaşıyor. Dergimizde 2 tip formatımız var. Proje ve ürün. (Format detaylarına linkten ulaşabilirsiniz) Her sayı öncesi e-mail listemize kayıtlı kişilere attığımız toplu email ve sosyal medya kanalımızda ilgili sayının konusunu söylüyor, içerik yazacak herkese kapımız açık olduğunu belirtiyoruz. Bahsedilen formatlarda gelen içerikleri değerlendirerek yer veriyoruz. Hiç bir zaman kısa dönemli haber veya röportaj yayınlamıyoruz. Çünkü derginin sadece çıktığı 2 aylık süreçte değil, arşivlenerek senelerce kütüphanelerde yer almasını istiyoruz. İçerik yayınlanması ile reklam arasında da hiç bir zaman ilişki kurmadık, kurmayacağız.

    Dergi tasarımı, yurtdışı sayısının tasarımına da sadık kalarak, 36. sayıya kadar Levent Karaoğlu elinden çıkıyordu. 36. sayıdan beri ise Savaş Yıldırım ile çalışıyoruz.

    2014 yılı başından beri reklamlar ve tüm sürecin koordinasyonunda Nur Güneş daha fazla görev alıyor, alacak. Selim Güneş ise ilk filmi Kar Beyaz ile peşinden koşmaya karar verdiği yönetmenlik sevdasına, yakın bir zamanda bitmek üzere olan, ikinci filmi Düş Kırgınları ile devam ediyor.

    Gördüğünüz gibi neredeyse bir Sivil Toplum Kuruluşu (STK) gibi çalışan bir kurum PLD Türkiye. 2014 yılına kadar Ağustos Reklam Ajansı’nın fonladığı, sonrasında ise Ağustos Teknoloji firmasının himayesinde çıkan gözbebeğimiz. Dar bir kadro ile çıkardığımız, ekonomik olarak maalesef hiç bir dönemde tatminkar sonuçlar elde edemediğimiz dergimizi gönül bağı ile seviyoruz. Gücümüz yettiği kadar da yaşatmaya devam edeceğiz.

    Bu noktada bugüne kadar derginin bir parçası olmuş, fikirleri, yazıları, ilanları ile ya da sadece okuyarak bile bizlere ve bu sürece destek olan herkese tekrar teşekkür etmek isterim.

    2014 sonrası Ağustos Teknoloji olarak neler mi yapıyoruz? Onu da buradan okuyun.


    Also published on Medium.

    TEILEN
    Önceki İçerikIşık oyunlarıyla bir fırtınayı deneyimlemek: Storm Enstalasyonu
    Sonraki İçerikAnlamlı Heykeller “The Kelpies”–İki dev at kafası heykeli

    Emre Güneş, Ağustos Teknoloji neferi. PLD (Professional Lighting Design) Türkiye dergisi editörü. Endüstri Mühendisi. Galatasaray Üniversitesi Mezunu. Kurumsal hayatta geçirdiği 10 ay sonrası, aile şirketi içerisinde üzerine düşen görevleri yerine getirmek üzerine kariyerini çizdi. Hiç alakası olmadığı bir işe (editörlük), hiç alakası olmadığı bir sektörde (aydınlatma) girme sebebi de budur. 2006 yılından beri olan bu süreçte, sürekli olarak “aydınlatma tasarımı” ile ilgili okudu, yazdı, çizdi, gezdi, gördü, araştırdı ve etkinlikler düzenledi. 2014 yılı başında ticarete atılarak Ağustos Teknoloji’yi kurdu. İnovatif aydınlatma teknolojilerini Türkiye pazarı ile tanıştırıyor.