Modaya uygun kilise

Fransa’nın Paris kentinde Saint-Eustache kilisesinde “Voûtes Célestes“

Eski kiliselerin mimarisi, genelde belli kültür çağlarına aittir, etkileyici ve görkemlidir. Hele ki bugünün, çoğu zaman çok sade görüntülü, az şaşalı kiliseleri ile karşılaştırılırsa. Ancak, eski dönemlere ait tanrı evlerinin büyük bir canlılık eksikliği var. Kiliseye gidenler veya dindarlar artık buralara gelmek istemiyorlar. Kiliselerin o büyük mekanlarını alternatif kullanıma sokacak projeler pek fazla yok veya dini kullanım dışı oldukları için pek tercih edilmiyorlar. Ender şekilde istisnalar var.

Paris’te en son “Nuit Blanche”nin bir parçası olarak gerçekleştirilen “Voûtes Célestes“ bu istisnalardan biri. Damak tatları farklıdır, bunlarla ilgili görüşler de öyle olabilir. Ancak Miquel Chevalier’in dinamik renkli ışık projeksiyonu sayesinde semt kilisesi Saint-Eustache’ın Rönesans ögeleri taşıyan gotik mimarisinde, her şekilde tarih ile modern çağ özel bir şekilde karşı karşıya geliyor. Gösterişli enstalasyon tüm ziyaretçileri içeri doğru çekiyor. İzleyiciler, kilise alanındaki görüntülerin tam olarak tadını çıkarmak için iç alanda dolaşıyor, yere oturuyor veya gökyüzüne bakmak için boylu boyunca yere uzanıyorlar. Sanatçı Miquel Chevcalier birkaç projektörün yardımı ile kilise gövdesinin merkezdeki haç şekilli çatısına hareketli sanat eserleri yansıttı. Toplamda 35 renkli soyut gökyüzü görüntüsü tavan kubbesinden birbirini takip edercesine geçiyor, gelişiyor ve tekrar geri çekiliyorlar. Kısa bir süreliğine oluşan desenler hemen yok oluyorlar. Görüntülere kilisenin kendi org çalanları tarafından çalınan, bilinci etkileyen org müziği eşlik ediyor.

Işık, renk ve müziğin uyumu içinde bu yer yepyeni bir görüntü kazanıyor. İlahi duygularla dolu olan bina yeni ve modern bir enerji kazanıyor ve mekansal sınırlar, kendine özgü bir şekilde gökyüzüne doğru açılıyor. Her ne kadar oyuncul bir görüntü oluşturan renkli ışık eski kilise içinde yabancı bir cisim gibi görünse de, mimariyi cesurca ve alışılmadık bir şekilde öne çıkartıyor. Işık mimariyi takip ediyor. Kiliselerde çok az bir miktarda suni ışık kullanıldığı için burada bir istisna yapıldı ve de mimari suni ışığa daldırıldı. Göze çarpan renkler ve gerçek zamanlı hareketler ve ışık ile, mimari canlanıyor. Sonuç olarak, her ne kadar tanrısal bir nedenle olmasa da, çoğu kişi 16. yüzyıldan kalma muhteşem yapıyı görmek için geldi. Camiası dahil kilisenin kendisi için reklam açısından gayet iyi bir imkân. Anlaşılan, kiliseler de çağa ayak uydurabiliyor.

Projeye katılanlar:
Tasarım: Miguel Chevalier; www.miguel-chevalier.com
Yazılım: Cyrille Henry ve Atoine Villeret
Teknik Prodüksiyon: Voxels Productions