Marty Langthorne ve bir meslek olarak “Aydınlatma Tasarımcılığı”

MLMarty Langthorne, aydınlatma tasarımı kariyerine spot ışıkları tutuyor: Bu mesleğe nasıl başlanır, kime yaklaşılması gerekir? Kurulan ilişkilerin mesleğin geleceğine etkilerinden ona ilham veren detaylara kadar Langthorne görüşlerini şöyle paylaşıyor…

Altı yaşımdayken annem beni Sydney banliyösünde bir kukla şovuna götürdü. Diğer çocuklarla birlikte kukla şovunun gerçekleştiği alana çok yakın oturuyorduk. O zaman sahnede yaratılan, performansıyla ilgimi çeken bu dünyaya karşı konulamaz bir merak duygusu hissettiğimi hatırlıyorum. Şimdi, tam teşekküllü bit tasarımcı olarak, işimin belki de en yapmaya değer yanı başkalarının hayallerindeki bu “rüya dünyasını” yaratmanın tamamlayıcı bir parçası olmak.

Peki, tıpkı bir zamanlar benim olduğu gibi, sahip olduğunuz tek şey tutku ve ilhamken bu noktaya nasıl gelebilirsiniz? Bu rüya işi, bir aydınlatma tasarımcısı olarak, yaşayan sanatta, dansta ve tiyatroda nasıl sağlamlaştırabilirsiniz?

Nereden başlamalı?

16 yaşımdayken yerel bir tiyatroda çalışmaya başlamıştım. Yerel bale okulu konserleri için ya da gece sahne aydınlatması için spot ışıklarını takip etmem gerekiyordu. Teknik yöneticim beni kanatlarının altına aldı ve adeta tüm sürecin içine attı. Böylece işleri kendi başıma halletmek zorunda kalmıştım.

Benim öğrenme eğrim neredeyse dikeydi ama o ilk birkaç yıl paha biçilemezdi. En iyi deneyim işin üzerindeyken edindiğinizdir. Bu yüzden şovlara, gösterilere katılın; böylece içeriden işlerin nasıl yürüdüğünü ve kimin ne iş yaptığını anlamış olursunuz. Daha fazla deneyim kazandıkça daha donanımlı olacaksınız. Her gösteri yeni bir sorunu da beraberinde getirir ya da birbirinden hafifçe farklı yetenekler gerektirir. Öğrenmeyi asla bırakmayın.

Bu işe biraz yaşam deneyimiyle dahil olmak iyidir. Aydınlatma tasarımı gösterinin modunu iletmek için çok önemlidir. Sizin kendi duygularınızla iletişimde olmanıza ve koltuğunuzun altında işiniz için yararlı olacak değerli kişisel deneyimler taşımanıza yardım eder.

Benim için mesela, belli bir olgunluk seviyesine ulaşmam gerekliydi. Oldukça önemli bir tasarımcıya asistanlık etme fırsatım oldu. Bunu bir süre denedim ve yaptığım işi sevdim ancak içimden bir his henüz hazır olmadığımı söylüyordu. Daha sonra prodüksiyon müdürü oldum ve ardından tekrar tasarıma, artık daha fazla teşekküllü olarak, geri döndüm.

İlişkiler geliştirin

Performans dünyası büyük ve birbirine bağlı bir aile gibidir. İşler genellikle sizin iletişimde olduğunuz kişilerden ve öneriler doğrultusundan arkadaşlardan gelir. Anlaşması kolay, güvenilir birisi olduğunuz müddetçe insanlar sizinle çalışmak isteyecektir. Şunu unutmamalısınız ki; kariyerinizin erken dönemlerinde kurduğunuz ilişkiler önemlidir. Bu ilişkiler genellikle gelecekte “tasarımcı” olarak birlikte çalışacağınız “iş arkadaşlıklarına” dönüşecektir.

Başkalarının işi nasıl yaptığını gözlemleyin

İsmi artık akıllarda yerleşmiş tasarımcıların çoğu teknik bir gösteri sırasında sizin onların gölgesi gibi dolaşmanızdan mutluluk duyacaktır. Tasarımcıları birbirine bağlayan bir organizasyon olan Association of Lighting Designers (ALD) aynı zamanda aydınlatma tasarımcılarını ve işlerini ilgilendiren konularla ilgi tartışma ortamları da düzenliyor. Ben bir üyesi olarak, bu etkinlikleri son derece yararlı buluyorum.

Yaratıcılığınızı besleyin

Aydınlatma tasarımı sizin teknik bilginiz üzerine dayanır ama aynı zamanda yaratıcılığınızı da temel alır. Bu yüzden sanatsal düşünce ve analiz için kendinize zaman ayırın. Etrafınızda dönen dünyayı gözlemleyin, bunları adeta aklınızda depolayın, skeç çizin ya da daha sonra kullanmanız açısından gördüklerinizi yazın. Bir çeşit görsel referans deposu oluşturun, bunu gelecek yıllarda kullanabileceğiniz bir kaynağa dönüştürebilirsiniz. Ben genellikle gün sonuna kadar camdan güneş ışığına bakarım; doğanın renkleri bana ilham veriyor.

Tüm bunların yanında mümkün olduğu kadar çok sanatsal sergilere ve tiyatro gösterisine gidin. Ben zamanımın büyük bir çoğunluğunu galeri gezmeye, resimlere bakmaya, renk bileşimlerini kıyaslamaya, ressamların kanvas üzerine ışığı nasıl temsil ettiklerini gözlemlemeye ve analiz etmeye çalışırım.

İnsanların yeteneklerine değer verin

Yakın arkadaşlarımdan biri aydınlatma tasarımcısı olmanın orta düzey bir yönetici olmayla eş değer olduğunu söyler. Çünkü tasarımınızla ilgili farklı insan gruplarıyla konuşmanız , tartışmanız ve pazarlık yapmanız gerekir. Nasıl iletişim kurduğunuz, güven vermeniz ve insanların saygısını kazanmanız değer verilmesi gereken yetenekler. Çoğu zaman zor durumda kalacaksınız, sınırlarınızı esneteceksiniz ve hızlı değişime ayak uydurmayı başaracaksınız.

Fotoğraf

Işığın geçici doğası; onun sadece gösteri sırasında var olduğu anlamına gelir. Bu yüzden prodüksiyon fotoğraflarınızı çekmesi için birini bulmalısınız. Bu daha sonra sizin “satış” noktanız olacaktır. Bir web sitesi de portfolyo tarzında işinizi sunabilmeniz için iyi bir fikirdir.

Metotlar

Ben tasarımcının sanatçının yaratımı boyunca ve şovun provasında ışığı gerçekleştirmiş olmasını tercih ederim. Bu çok daha bütünsel ve eğlenceli bir yaklaşım. Daha zor ve daha az tamamlayıcı olan yaklaşım ise; tasarımcının tüm sürecin sonunda, o sanat parçası zaten tamamlandığında ve ışığı en yukarıya koyma anlayışında olandır.

Peki tüm bunlardan yola çıkarak bir aydınlatma tasarımcısı olmanızı önerir miyim? Ben o altı yaşındaki meraklı çocuğu kariyerim boyunca hiç kaybetmedim bu yüzden hala bu işi yapıyorum. Siz de yapabilirsiniz.

Fotoğraf: Camera Lucida,Barbican/Aydınlatma Tasarımı:Marty Langthorne/Fotoğraf: Richard Davenport 
Haber kaynağı:
http://www.theguardian.com/culture-professionals-network/2015/may/12/how-to-become-a-lighting-designer?CMP=share_btn_link