Close

21 May 2010

Light Emitting Diode

Dergi olarak yoğun bir dönemden geçiyoruz. Önce Light&Building etkinliği ve kül bulutunun seyahatimizi uzatması sonra İstanbul Yapı Fuarı, LightMapping etkinliği başlangıcı, Mimari Aydınlatmada Yeni Trendler Konferansı ve iki aya sığan yüksek ritimli bir koşturmaca.

Light&Building her zamanki gibi mimari aydınlatma camiası içi mabet olma görevini sürdürüyor. Türkiye’de yüz yüze konuşma fırsatı bulamadığım kişiler ile Frankfurt’ta tanışmak artık geleneksel hale geldi. Genç aydınlatma tasarımcısı Faruk Uyan bu sayımızda fuar ile ilgili incelemeyi yaptığı ve fikirlerini paylaştığı için fuar ile ilgili fazla ayrıntıya girmeyeceğim. Ancak fuara katılan 10 kişiden 9’unun söyleyeceği gibi LED teknolojisinin hakimiyetini gözlemlememek imkansız. Fuar boyunca tüm üreticilerin gözbebeği LED (Light Emitting Diode) iken pazarlama cümlelerinin ortak noktaları “sürdürülebilirlik” ve “enerji verimliliği” idi. Tüm bu rüzgâr içerisinde LED’e elinden geldiği kadar mesafeli duranlardanım. Teknolojinin geldiği nokta itibari ile LED’in sunduğu imkanlar ortada. Tasarıma getirdiği esneklik, uzun ömürlü oluşu… (herhangi bir üreticinin kataloğundan okunabilecek avantajlar). Bunları görmezden gelmek at gözlüğü takmayı gerektirir. Tabii her yenilik gibi avantajlarıyla birlikte bazı soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.

Bunun birkaç sebebi var. Birbiriyle iç içe konular olsalar da başlıklar halinde ilerlemek daha aydınlatıcı olur diye düşünüyorum.

1. Pazarlama: Tüm dünyada “enerji verimliliği” kavramı, daha önce kompakt flüoresan lambalarda yapıldığı gibi, LED kullanımına indirgenmeye çalışılıyor. İtirazım var! Enerji verimliliği bütünsel bir tasarım yaklaşımını gerektirir. Gün ışığı kullanımı, aydınlatma kontrol sistemi, fonksiyona bağlı teknoloji kullanımı gibi aşamaları da içinde barındırır. Sizin “Değiştir, tasarruf et” mantığından daha önce de ağzınız yanmadı mı?

2. Belirsizlik: LED teknolojisi sürekli üzerinde çalışmalar yürütülen ve her an gelişmekte olan bir teknoloji. Durum böyle olunca, gelişmeleri takip etmekte üreticilerimiz bile zorlanıyor. Bu noktada satın alma kararının verileceği doğru anı bulmak zor. Sürekli daha güçlü ve/veya daha uzun ömürlü bir versiyonun çıkma olasılığı varken, yüksek bütçeler ödeyerek bir LED sistemine yatırım yapmanız ne kadar anlamlı? Uzun ömürlü olduklarından şüphe yok, ancak bu gelişme hızı içerisinde ömrü tamamlanana kadar aynı armatürleri kullanmak isteyecek misiniz?

3. Standart: LED teknolojisinin önündeki belki de en önemli engellerden biri, standardizasyon. Bugün bir LED armatürün kalitesi tamamen üreticinin standartlarına bağlı. Örnek olarak bir LED armatürün verdiği rengin, 5 sene sonra da aynı tonda olmasını ancak üreticinizin kalitesi belirliyor. Ve iki üreticinin ürünlerinin değiştirilmesi yani armatürü bir üreticiden, lambasını başka bir üreticiden almanız henüz mümkün değil. Ancak bu konuda tüm sektörün ortak çabaları ile süren uluslararası ZHAGA projesi devam ediyor.
Ayrıntılı bilgi: http://www.zhagastandard.org/

4. Güven: Popüler her konu gibi, LED ile ilgili bilinç seviyesi de çok yukarıda olmayınca fırsatçıları da aynı şekilde ortaya çıkıyor. Kolay pazarlanan ve tüketilen bir ürün olarak kalite olgusundan vazgeçilince pişman olan müşteri sayısı da artıyor. Maalesef hem tasarımcıların hem de müşteri pozisyonundaki sermaye sahiplerinin bu konuda kötü tecrübeleri, onları teknolojiye küstürebiliyor. Ürüne ve teknolojiye güvenin sağlanmasının biraz zaman alacağını düşünüyorum.

Özetlediğim bu konular, bir köşe yazısından çok uzun bir makalede detaylı incelenmesi gereken, geleceğin teknolojisi LED’lere dair olumsuz yargılar olabilir. Ancak derdim zaten LED üzerine görüşlerinize etki etmek değil, kendi gözlemlerini aktarmak.

Şunun altını çizmek gerekiyor. Her şeyden önce tasarım gelir. Tasarıma uygun teknolojiler ve ışık kaynakları ise paralel olarak düşünülür. Önce teknolojiye karar verip sonra ona uygun tasarım yapamazsınız, yapmamalısınız.

Bir sonraki sayımıza kadar ışıkla kalın…

Emre Güneş
Professional Lighting Design Türkiye

+ posts

Emre Güneş, Ağustos Teknoloji neferi. PLD (Professional Lighting Design) Türkiye dergisi editörü. Endüstri Mühendisi. Galatasaray Üniversitesi Mezunu. Kurumsal hayatta geçirdiği 10 ay sonrası, aile şirketi içerisinde üzerine düşen görevleri yerine getirmek üzerine kariyerini çizdi. Hiç alakası olmadığı bir işe (editörlük), hiç alakası olmadığı bir sektörde (aydınlatma) girme sebebi de budur. 2006 yılından beri olan bu süreçte, sürekli olarak “aydınlatma tasarımı” ile ilgili okudu, yazdı, çizdi, gezdi, gördü, araştırdı ve etkinlikler düzenledi. 2014 yılı başında ticarete atılarak Ağustos Teknoloji’yi kurdu. İnovatif aydınlatma teknolojilerini Türkiye pazarı ile tanıştırıyor.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *