LED’lerde son durum

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Son birkaç yıldır LED’ler ile ilgili hızlı gelişmeler oldu. Bir takım problemler hala var olsa da diğerleri yenilikçi bazı yollarla hafifletildi. Bu yazının devamında son yapılan bazı çalışmaları, görüşleri ve tüketici testlerini bulacaksınız.

  1. Fiyatlar aşağıya indi: İnsanı şok eden yüksek fiyatlardan makul fiyatlara doğru- (≈4-40€) (1, 2, 3).
  2. Parlaklık: Daha yüksek lümen modelleri (600-800lm piyasaya tanıtıldı ve hatta biraz da 1100+lm). Ancak hala LED’lerin çoğu düşük lümene sahip. Bu da değiştirilebilir ve dim edilebilirlik meselesini ekonomik-çevresel anlamda asgariye indiriyor.
  3. Verim:(lümen/watt) Bu da geliştirildi, iyileştirildi.(≈80’den 96 lm/W’a kadar). (Yorum: Ancak her zamanki gibi, bu olumlu durum, soğuk bölgelerde düşük güç faktörü ve ısı değişimi yoksa geçerli). Her iki watt ve verimliliğin, yapılan birçok lamba testinde abartıldığı bazen de olduğundan az gösterildiği anlaşıldı. Genellikle sadece birkaç yüzde kadar olsa da, bazı lambalar kutunun üzerinde iddia edilenden %39 kadar daha az ışık verdi (1, 2, 3).
  4.  Renk görselleştirme endeksi: Teknik olarak geliştirildi (Çoğu LED’de 80’in üzerinde CRI. Birkaçında 90’ın üzerinde ). Bu yine de, spektral güç dağılımının akkor filamanlı ışık veya gün ışığına eşit ya da tam-spektrumda olduğu anlamına gelmiyor. Testlerde, sadece iki katına çıkarıldığında, gerekli olan 8 renk örneğinin daha doğru bir şekilde yeniden üretilmesi sağlandı.
  5.  Işık rengi: Birçok sıcak-beyaz LED de geliştirildi. Sadece birkaç yıl öncesine kadar LED’lerin çoğu korkunç “soğuk-beyaz” özelliklere sahipti ve yalnızca birkaçı “sıcak-beyaz” olarak pazarlanıyordu. Bu da sarı, turuncu, yeşilimtırak, mavimsi ya da pembemsi bir renkten donuk gri-beyaza kadar gidebiliyordu. Şimdi, LED’lerin çoğu -CFL’lerin ancak 20 yıl sonra başardığı gibi- doğru bir şekilde sıcak-beyaz emulasyonuna ulaştı. Ancak, İsveç tüketici testlerine göre, ışık rengi modeller arasında hala değişiklik gösterebiliyor ve ilişkilendirilen renk sıcaklığı genellikle 2700K’dan daha soğuk. (2, 3).
  6. Renk devamlılığı: Zaman içinde daha iyi hale gelmiş gibi görünüyor. Çok kenarlı (pro-LED) Avrupa araştırmasına göre; sadece birkaç tane lamba 100 ve 1.000 saatlik testten sonra, 6 MacAdam tolerans sınırlarını geçebiliyor. (1).
  7. Güç faktörü: Bu hala bir problem olabilir ve marka ile modeller arasında çok değişebilir. U.S. DoE’nın 2011’de yaptığı en son testlerde PF 0.58-0.98 (6) arası değişiyordu. 2015 Avrupa çalışmasında ise tüm test edilen örnekler “EU gereklilikleriyle uyumlu” (1) bulundu. (Ancak ev için 25W altındaki LED lambalardaki EU gereklilikleri sadece 0.5. Bu da düşük PF’li böyle kaynakların ölçülen enerjilerinin iki katına kadar kullanılabilecekleri anlamına geliyor. )
  8. Dim edilebilirlik: Artık daha fazla LED dim edilebiliyor. Ancak hala bir çoğu tüm dimmer’lar ile uyumlu değil. Bu yüzden özellikleri iyi okumalısınız. Testfakta tarafından test edilen bazı dim edilebilir örneklerde, titreşim ya da tamamen kapanma gibi sorunlar oldu. Avrupa çalışmasında da benzer problemlere rastlandı.(1).

“LED lambaların bu çalışma için satın alınan beş tanesi “dim edilebilir” olarak işaretlendi. Bunlardan iki tanesi her iki tipteki dimmer’lar ile de dim edilebildi. (#6 IKEA, #13 Star Trading) Diğer üç lambanın dimmer’lardan biriyle sorunu vardı. Lamba #5, LED Bağlantısı açısından öncü dimmer ile uyumlu değildi. OSRAM’dan Lamba #14 ve Philips’ten Lamba #15, arka kenar dimmer ile uyumlu değildi.”

9. Sıcak-dim LED’ler: Dim edildiklerinde daha sıcak hale dönüşen yeni nesil LED’ler pazara sunuldu. Böylelikle doğal akkor filamanlı lambaları daha iyi taklit ediyorlar -bu daha erken dönem LED ve CFL’lerle ilgili şikayetlerden biriydi. Elbette bu yeni nesil lambalar daha pahalı (≈ 15-20 €.)

Osram’ın konuyla ilgili basın bildirisi ise şöyle:

“Geceleri ve özellikle gece uzun sürmeye başladığında birçok insan; yanan bir mumun ya da şöminenin rahat, sıcak parlaklığını sever. Akkor filamanlı ve halojen lambalar, basit bir dimleme ile benzeri konforlu bir aydınlatmayı yaratırlar. Ancak modern LED lambalar ile bu teknik açıdan o kadar basit değildir. 2000K ile popüler bir ışık efekti yaratmak için Osram yeni Glow-Dim modellerine geliştirilmiş bir LED teknolojisi entegre etti.

(Yorum: Komik olan şu ki bu romantik parlaklık, akkor filamanlı lambalar tarafından üretildiğinde, aydınlatma endüstrisi ve kanun koyucular tarafından tamamen görmezden gelinmişti. Ancak şimdi, sentetik, yüksek fiyatlı olan bu kalitenin yerine geçen teknoloji aslında bizim kullanmayı zaten sevdiğimiz gerçek olan şeyin sahte olanını satmak için kullanılıyor.)

Osram Glow-Dim
Philips Warm Glow
Airam Dim-to-warm

10. Titreşim: Bu bazı lambalarda hala bir problem olabilir. Geçen yaz, Lund Teknik Enstitüsü’nden Hillevi Hemphäläat, titreşimler açısından LED’leri test etti. Hemphäläat: “Tüketicilerin hangi lambaların iyi ya da kötü olduğunu anlamaları zor” diyor. Üstelik bunun her zaman fiyatlara yansımadığını söylüyor. Titreşimli akımla çalışan bazı LED’ler var ki bunlar inşaat ve tesis dimlemelerinde daha ucuz. Ancak bunlar aynı zamanda bilinç altı titreşimi artırabilir. Son test sonuçları henüz yayınlanmadı. Testfakta, titreşim indeksinin 0.01 (gerçekte hiç titreşim yok ) ile 0.11 arasında değiştiğini buldu. Fakat bunun fiyatla bir ilişkisi bulunmuyor. (2). Çok kenarlı Avrupa çalışmasına göre: “Lambaların titreşim indeksi, titreşim yüzdesi ölçüldü ve çoğunda titreşime rastlanmadı.” (1) – ki bu geri kalan lambaların titreştiğini söylemenin dolambaçlı bir yolu.

11. Kullanım ömrü: CFL’lerden daha güvenilir duruyorlar. LED’ler hızlı açma-kapamaya karşı hassas görünmüyorlar. Sadece fazla ısınma bazı LED’lerin ön görülen sürelerinin beklenenden önce dolmasına neden olabiliyor.

2014, müşteriler fazla etkilenmedi (4):
“LED aydınlatma lambaları hakkında en son konuştuğumuzda biz sizin kızgınlıklarınızı yaktık. 300’den fazla yorum yapıldı. Bu yorumların çoğu düşük performans ile ilgiliydi ve sizin LED’ler ile ilgili memnuniyetsizliğiniz kullanım ömürlerinin iddia edilen gibi olmamasıydı.”

“410 LED lamba örneğini 10.000 saat ve üzeri bir zamanda test ettik. Bunların 75’i (yani %18’i) 10.000 saatte bozuldu. Oysa hepsi bu süreden çok daha uzun kullanım ömrü olduklarını iddia ediyordu. 185 lambadan 69’u (%37) 15.000 saati bulduğunda bozuldu. Yine, hepsi bu süreden de daha fazla kullanım ömrü olduklarını iddia ediyorlardı. Bu yüzden gelişmeler olsa da daha iyi hale gelebilmeleri için hala zaman var.”

İsveç tüketici test dergisi Råd&Rön, erken dönem test edilen tüm LED’lerin 5.000 saatten daha fazla ömrünün olduğunu söylemiş ve bu yüzden dayanıklılıkla ilgili testleri durdurmuşlardı. Pazarda değişime neden olacak modeller işin içine dahil olunca da uzun dönem dayanıklılık testleri yapıldı. (3).

Philips’in ünlü L-prize LED’i şu anda herhangi bir aksaklık olmadan 40.000 saatlik ömrünü geçmiş durumda. Ürün ayrıca %93.7 ile %97.5 lümen korumasına da sahip ki CFL’ler ile kıyaslandığında bu oldukça iyi bir durum. (3.5 yıl sonra, bu ürünün Avrupalı kuzeni hala evin dışında güzel bir şekilde yanıyor.)

“Test edilen 170 LED’den üçü arızalıydı ve kutunun dışında çalışmıyordu. (Bu yüzden iade edilebilir ya da değiştirilebilirlerdi) Bu nedenle bu lambalar bizim testlerimizde kullanılmadı ve bu modellerde basitçe daha küçük test numuneleri çalışıldı. ccLED tarafından satılan iki tekli LED lamba (her ikisi de #1 numunesi 1) yanma sırasında arızalandı. Lamba #12’nin ölçümler sırasında arızalanan bir ünitesi oldu ama diğer tüm LED lambalarda, 1000 saatlik bir test süresi sonrasında, hiçbir problem yaşanmadı.

12. Işık dağıtımı: Daha da geliştirildi. Diyotlar oldukça dar ışın açılarıyla doğal olarak yönlü olduklarından; tüm yönlere ışığı eşit bir şekilde dağıtmak her zaman zor olmuştur. Bu problemi aşmak için diotlar merkezi bir çubuğun etrafına yerleştirildiler ki bu vasat sonuçlara neden oldu. Bazı markalar, bunu şu anda tek bir güç üzerine dağıtıcı lensler ekleyerek çözdü. Bu aynı zamanda pazarda fiyatları da düşürüyor ama geleneksel bir lambaya benzer ışık dağıtımı veriyor. (Ayrıca asla aynı net parlaklıkta, güneş etkisiyle ya da güzel bir parlama ile değil tabii ki)

13. Filaman LED’ler: Yeni bir tip filaman LED de aydınlatma pazarıyla tanıştırıldı. Hem daha iyi 360° ışık vermesi hem de eski Edison tip dekoratif karbon lambalarla değiştirilebilmesi için piyasaya sunuldu. Bu yeni versiyonda, lambanın içerisinde birbiriyle yakın bir şekilde paketlenmiş 2 ila 8 filaman bulunuyor. Bu aynı zamanda içsel ısıya ve ağır-hantal ısı çukuruna ihtiyacı azaltıyor. Bu tipte bir lamba, kusursuz ve daha fazla ışık-ağırlığı yapabilir; orijinal akkor filamanlı lambaların özelliklerine daha çok yaklaşabilir. (Yine, şunu söylemek gerekir ki; çok kötü olduğu düşünülen, hatta yasaklanan bir lambanın kalite ve tasarım avantajlarını taklit etmek için bu kadar çaba sarf etmek çok ilginç)

Star Trading’den CRI 90 özelliğe sahip bir LED filamanı test ettim. Bana göre, oturma odamdaki gerçek bir akkor filamanlı lambayla değiştirilmek için hala yeteri kadar iyi olmaya yakın bile değil. Ancak dışarısı için olur diyebilirim. Belki başkaları bunu kabul edilebilir bulabilir.)

14. Isı toleransı: LED lambalar, dış mekân aydınlatması için idealler. Kışın bile aynen CFL’ler gibi (ki onlar soğuk derecelerde sonsuza kadar yanabilirler) soğuğa karşı hassas değiller. Dış mekân lambaları gün içinde ya da geceleri birçok saat açık bırakılıyorlarsa değiştirilmeye en değer aydınlatmalardır. Buna rağmen, LED’ler hala ısıya karşı hassaslar ve örneğin saunada kullanılamazlar. Sadece akkor filamanlı/halojen lambalar ısıyı güzel bir şekilde tolere edebilir.

15. Sağlık riskleri: Bu, 2010 LED Dergisi’nin bir özeti olsa da LED aydınlatma hala özünde değişmedi. Ancak erken dönem lambalara göre göz alan rahatsız edici parlaklık şimdi daha az problem oluşturuyor. Ancak LED lambalar hala, mavi ışık içeriyor ki bu gözü rahatsız edebiliyor, fiziksel ritmi bozabiliyor ve mavi-ışığa duyarlı göz rahatsızlıklarında insanlara zarar verebiliyor. Titreşim de bir diğer rahatsızlık verici unsur olabiliyor (Özellikle epilepsisi olanlar da tehlikeli dahi olabilir). Tüm bunların dışında migren, vertigo, bulantı, LED aydınlatmanın olduğu yerlerde görmenin imkansız hale geldiği açıklanamaz görsel bozukluklar gibi birçok semptoma rastlanabiliyor. Örneğin bu konuda Incandescent Anna’ya gönderilmiş önemli bir not şöyle:

“Ben iç ya da dış mekânda, aşırı derecede LED aydınlatmaya karşı duyarlıyım. Şu anda evimin dışına kuruldular ve gözümde acı, migren, bulantı, kusma, vertigo, kalp çarpıntısı ve kulaklarımda zonklama gibi belirtiler olmadan ön bahçeme çıkamıyorum. Bu aydınlatma beni hemen etkiliyor ve semptomların şiddeti, uzunluğu; ışığa maruz kalış süreme bağlı oluyor. LED aydınlatmalı herhangi bir telefon ya da monitör kullanamıyorum. Semptomlarımın daha kötüye gittiğini sanmıyorum ama artık iyileşme süreci diye bir şansım yok çünkü LED’ler her yerdeler. Eğer uzun süre CFL’lerin olduğu bir yerdeysem başım ağrımaya başlıyor ama hiçbir şey LED’lerde yaşadığım semptomlara benzemiyor.”

16. LED li-fi: LED lambalar şimdi ultra hızlı wi-fi hizmeti için kullanılabilir. Ancak şöyle bir düşünün, kaç kişi bu çeşit semptomlar yaşıyordur? Sizce bu yine de iyi bir fikir mi?

Testler ve Yorumlar
1. Test Report – Clear, Non-Directional LED Lamps (İsveç Enerji Ajansı, Belçika hükümeti, CLASP’s European Programme, eceee, 2014-2015)
eceee – summary of above test
2.Testfakta – test table (İsveç 2015, bir bölümü İngilizce)
“LED närmar sig glödlampans ljuskvalitet” (İsveçce yazılmış test makales)
3. Råd & Rön – LED test (İsveç, 2015-2016, 25 SEK)
4.“A Nobel Prize for LED bulbs but do they get your vote?” (UK, Ekim 2014)
5. “DOE Testing of L Prize LED lamp passes 40 000 hours” (USA, Ağustos 2015)
6. U.S. DoE – CALiPER SSL tests (USA, 2007-2016, detaylı ancak çok güncel değil)
Stiftung Warentest – Lampen im Test Das beste Licht für Sie (Almanya, 2015, 3€)
Consumentengids – Test Ledlampen.pdf (Hollanda, 2015)
CNet – Best LED Light Bulbs (2016)
Best LED Light Bulb Reviews and Comparisons (2016)

Görsel: Wikipedia
Haber kaynağı:
https://greenwashinglamps.wordpress.com/2016/02/23/led-update/