LED lambalar “aydınlatma”nın ötesine geçiyor

LED2 lamba teknolojisinin gelişimiyle birlikte, bu “alçak gönüllü” aydınlatmalar; açılıp kapanmadan çok daha fazlasını yapıyor. Bu lambalar sağlık, insan psikolojisi ve hatta yemek sektörünü geliştirmek açısından önemli bir merkez noktası olabilir.

LED’ler çoklu renklerin içinde ışık üretebiliyor, daha az ısı ortaya çıkarıyor ve eski tip lambaların enerjisinin bir kısmını kullanıyor. Ayrıca LED’ler PC’den, akıllı telefon uygulamalarından kontrol edilebiliyor ve bir televizyon gibi programlanabiliyor.

General Electric’in Tüketici Aydınlatması Genel Müdürü John Strainic: “LED’lerin aydınlatmanın ötesine gitme potansiyeli inanılmaz yüksek. Bizler insanlardan aydınlatmayı sadece bir dürtü halinde satın almaktan ötesini de düşünmelerini rica ediyoruz.” diye konuşuyor.

LED üretim sürecinden dolayı bu teknolojinin ürettiği ışık; “ışık tayfının” sonundaki maviye eğilimli olarak ölçülüyor. Bir lambanın içinde tablette ya da televizyon gösteriminde de olsa işlem bu şekilde gerçekleşiyor.

LED3Bu mavi ışığın avantajları da bulunuyor: Mavi renk, melatonin üretimini azaltan ve insanın uyanık kalmasına yardım eden gözdeki bir foto alıcıyı uyarıyor. Amerikan Aydınlatma Birliği Mühendislik Direktörü Terry K. McGowan konuyla ilgili şunları söylüyor: “Işığı bir ilaç gibi düşünmeye başlamak zorundasınız.”

Bu yüzden bir LED üreticisi olan Lighting Science, maviyi emen Awake and Alert isimi LED lambasını satışa çıkarıyor. Ancak şirketin “İyi Geceler” aydınlatma ürünü insanların uyanık kalmasına yardım etmenin aksine mavi çıkışını azaltıyor ve insanların uyumasına yardım ediyor. Bu yaz, Lighting Science, uyuyan kişinin uyku düzenine bağlı olarak maviyi ayarlayan ve akıllı bir telefon uygulaması tarafından kontrol edilen Rhythm Downlight ürününü de piyasaya sunacak.

Lighting Science’ın Aydınlatma Araştırmaları Direktörü Robert Soler: “The Awake and Alert lamba daha parlak görünmüyor ama fiziksel sistemimiz onu öyle görüyor. Biz her zaman ışıkla sadece görüşü artırmaktan çok daha fazlasını yapabileceğimizi hissettik” diye konuşuyor.

Avrupa’da Philips, hastanelerdeki HealWell sistemini deniyor. Bu sistem gün içinde saate bağlı olarak renkleri değiştiriyor. Bu da hastanın kolayca kalkmasına, daha rahatlamış hissetmesine ve daha kolay uyumasına olanak tanıyor.

Amerika’da Lighting Science benzer bir sistemle çalışıyor ve bu yılın sonunda bazı ürünlerini piyasaya sunmayı hedefliyor. Lighting Science’dan Mr. Soler şunları ifade ediyor: “ Ne yazık ki hastanelerin çoğu solarium’ları kaldırdı ancak birçok araştırma gösteriyor ki solariumlar iyileşme zamanına olumlu etki ediyordu”

LED lambaların rengi ışık açısından yeni kullanım alanları belirken LED’lerin uzaktan kontrol edilebilmeleri potansiyellerini kesinlikle değiştiriyor.

LED1Osram Sylvania’nın ULTRA iQ sistemi ile kullanıcılar kilidin içinde anahtar olduğunda lambaları açmaya programlayabiliyor. Diğer taraftan, Philips’in Hue sistemi, kullanıcıların kendi aydınlatma modlarını yaratmalarına ve sonra bu talimatları akıllı telefon uygulaması aracılığıyla özel lambalara göndermelerine imkan sağlıyor. Lambalar aynı zamanda belirli bazı olaylara cevap vermek için de programlanabiliyor. Örneğin fırında yemeğinizi çıkartmak için doğru zamanı belirli bir renk parlaklığı ile ayarlayabiliyorsunuz.

Tabu’nun Lumen TL800 lambası akıllı telefonlardan kontrol sağlayan Bluetooth bağlantısına sahip. Bu bağlantı kullanıcıyı lambanın rengini değiştirme, dimleme ve telefonda çalan şarkının ritimlerine göre aydınlatma efektlerini senkronize etme gibi olanaklar sağlıyor.

Ancak olaylarla ilgili aydınlatmayı senkronize etmek biraz daha fazlasını gerektiriyor. Philips ışığın belli renklerini kullanarak yeşil sebzelerin büyüme hızlarını düşüren ve verimi artıran aydınlatma sistemleri tasarladı. Hollanda ve Kanada’da domates ve sebze yetiştiricileri; ürünün kalitesini artırmak için meyvelerin-sebzelerin büyüme ve olgunlaşma hızlarını azaltan bu arada enerji tasarrufu sağlayan Philips LED’leri kullanıyor.

Philips Aydınlatma’da Tarım İş Geliştirme Müdürü Udo van Slooten: “Bizler meyve-sebze yetiştiricileri için optimal anlamda ışık alıcısı buluyoruz” diye konuşuyor. Gelecek 5 yıl içinde dünyanın büyük aydınlatma şirketleri LED’lerin özellikle sensörlerle bağlanma kapasitelerini geliştirmeyi bekliyor. Örneğin sensörler bir odanın içinde kaç kişi olduğunu ve onların lokasyonlarını söyleyebilir. Ayrıca ışık miktarını ihtiyaç olan yere göre yönetebilir. Heyecanlanmaya eğilimli hastalar için yüz tanıma teknolojisi onları tanıyabilir ve muayene odasındaki ışık tonlarını daha sakinleştirici olanlarla değiştirebilir. Daha yaşlı insanlar odaya girdiğinde ise ışık yoğunluğu, görme kapasitelerinin düşüklüğü göz önünde bulundurularak, artırılabilir.Bugün aydınlatmanın “blender”’a benzer bir donatım olduğunu söyleyen Amerikan Aydınlatma Birliği’nden McGowan şunun altını çiziyor: “ İnsanlara taşındıklarında mutlaka LED lambalarını da birlikte götürmelerini söylüyorum”.

Haber Kaynağı: http://www.nytimes.com/2014/02/06/technology/personaltech/leds-change-thinking-about-the-light-bulb.html?_r=1