Kuzey Işıkları İçeride: Kevlafik Havalimanı Projesi

2016 yılında Keflavik Havalimanı, neredeyse yedi milyon yolcuya ev sahipliği yaptı. Ancak bu yılki yolcular bu sefer daha önce hiç görmedikleri bir şeye tanık olacaklar…

Bir havaalanında aydınlatma sizce ne kadar önemli? Çok farklı bir çözüm olmadıkça kimsenin çok önemsemeyeceği açık. Yolcuların da, endişeleri genellikle gecikmeler ve kullanım rahatlığına odaklı olduğundan, aydınlatmanın özellikle yenilikçi olmasını talep etme ihtimalleri düşük.

Buna rağmen, Keflavik Havaalanı İzlanda’nın uluslararası ana merkezi olduğu için, yetkililer Kuzey Işıkları’nı terminalin içinde bir ışık şovu olarak yeniden düzenlemeye karar verdiler. Kuzey Işıkları’nın turizme katkısı büyük olduğu için bu geniş kapsamlı bir projenin de parçası niteliğinde.

İngiltere kökenli Aydınlatma Danışmanlık Şirketi olan Nulty’nin Kreatif Direktörü Daniel Blaker ise projeyi yönetti. Blaker bu çalışma hakkında şu açıklamalarda bulundu: “Birçok havaalanı ülkeye ayak basıştaki ilk güçlü izlenim ve aynı şekilde gidişte de yaşadığınız son tecrübe olarak hizmet eder.”

Peki, yolcular ne bekleyebilir?

Daha fazla duygusal deneyim yaratmak için Nulty bu proje için çalışmalara 2014 yılında başladı. Keflavik’in İşletme Yöneticisi Isavia’nın projeye dair yorumları da şöyle: “Ana kalkış/varış terminal salonunun yüksekliğini gözümüzle yukarıya doğru takip ederek kutlamak asıl amacımızdı. Aslında orijinalinde renk derin kırmızıydı ve sonuçta alan daima karanlık görünüyordu.”

Blaker’a göre bu projede tavanın çerçevesinin kendisi aydınlatma ekipmanının parçalarını görünür olmaktan çıkartan bir araç olarak kullanıldı.

Özünde bu çalışma, Aurora Borealis’in (Kuzey Işıkları) şekil ve renklerini canlı meteorolojik bir veri linkiyle taklit ediyor. Nulty buna, gerçek zamanda değişen bir “tiyatro performansı” adını veriyor.

Ek olarak ışık şovu havaalanının iç sistemlerine bağlanıyor, şovun hızını ve rengini değiştiriyor. Tepede doygun, derin renkler ve alt tonlar; daha sessiz anlarda ise daha sakin hareketler var.

Blaker projeyle ilgili sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu çalışma Kuzey Işıkları’nın faaliyetlerini anımsatıyor. Daha yüksek aktivite kırmızının kısa süreli vuruşlarıyla sonuçlanırken; sessiz aktivite yeşilin ve sarının daha hafif katmanlarıyla yansıtılıyor. Aydınlatma kasıtlı olarak dramatik ancak aynı zamanda fonksiyonel olmaya ihtiyaç duyuyor. Bunun için halka açık alana genel aydınlatma sağlamak için korumalı, yüksek seviye LED kaynaklar kullanıldı.” Blaker’a göre örneğin; güvenlik ekranlarının olduğu bölgelerde belli bir seviyede fonksiyonellik olmak zorunda.

Blaker projede zorluğun teknolojiyi entegre etmek değil de fiziksel ekipmanları bütünleştirmek olduğunu söylüyor ve şöyle devam ediyor: “Tasarımın mümkün olduğunca temiz olduğunun güvencesini vermek zorundaydık. Kablo yolları, montaj tablaları ve armatürler kesintisiz bir şekilde tavan yapısıyla harmanlanırken tam kontrole olanak tanımalıydı. Aydınlatma tasarımcısı için ana sorun iyi düşünülmüş bir alanla pratik gereksinimleri dengelemektir.”

Resimler oldukça dikkat çekici. Aslında hiç şüphe yok ki Keflavik ve Nulty, yolcuların dikkatini çeken bir şey yaratmış durumdalar. Peki, tüm bunlar gerekli mi? İnsanlar iletilen mesajı takdir edecekler mi?

Blaker’ın bu sorular karşısında fikri ise şöyle: “Yolculuklar hem duygusal hem de fiziksel birer serüvendir. Bu yüzden bu yükseltilmiş farkındalık hali pozitif bir anlatıyla geliştirilebilir. Üstelik bu sadece bir atmosfer yaratmayı başarmakta değil genel anlamda deneyimin kalitesindedir.”

Haber kaynağı: http://www.airport-technology.com/features/featurekeflavik-airport-bringing-the-northern-lights-in-house-5753743