Kulağınıza su kaçırmaya geldik…

“Üniversiteliler aydınlanıyor” seminer/sohbet toplantıları etkinlik notları

universiteliler-aydinlaniyor (7)

Üç buçuk yılımızı “aydınlatma tasarımı, aydınlatma tasarımcısı, önemli, yeni meslek, ışık tasarlanmalı” diye diye, biraz da histerik bir şekilde geçirdik. Dergimizin sayfaları yetmedi, dost sohbetlerinde, katıldığımız ve düzenlediğimiz her etkinlikte söyledik, durduk. Ve gün geldi artık gençlere seslenme zamanımız geldi dedik ve çıktık yollara.

Hedefimizde mimarlık, iç mimari, peyzaj mimarlığı, elektrik mühendisliği, endüstriyel ürün tasarımı, şehir planlama gibi ileride aydınlatma tasarımcısı olma veya bir tanesi ile çalışma potansiyeli olan tüm bölümler vardı. Ancak tüm bu bölümlerin ortak zamanını bulmayı bırakın, 3 bölümün aynı anda bir araya gelmesi zor olduğundan bazı seçimler yapmak zorunda kaldık. Yine gönül isterdi ki daha fazla üniversitede yapalım ancak hem tüm konuşmacıların ortak bir gün belirlemesinin zorluğu, hem iş yoğunluğumuz buna izin vermedi. Semineri gerçekleştirdiğimiz tüm üniversitelerde içerden yoğun bir desteğe ihtiyacımız vardı. Bu yüzden ancak zaten ilişki içerisinde olduğumuz hocalarımızın var olduğu okullar ile sınırlı tuttuk.

universiteliler-aydinlaniyor (6)

Basit bir amacımız vardı. Bu gencecik beyinlere “ışık tasarlanmalıdır” mesajını iletmek ve bu şekilde, bir nevi, kulaklarına su kaçırmak. Başardığımız takdirde şöyle sonuçlar olabilirdi: İleride aydınlatma tasarımcısı olmak isteyecek kadar sevebilirlerdi. “Aydınlatmayı sevdim ama tasarımla işim olmaz, satış yapmak, üretimde, Ar-Ge’de çalışmak istiyorum ben” diyip yine sektöre katılabilirlerdi. “Önemliymiş ya, ilk tasarladığım binada bir aydınlatma tasarımcısı ile çalışacağım” diyebilirlerdi ya da “üff ya amma baydılar, en iyisi ben aradan aradan hoca görmeden kaçayım şu seminerden” diyebilirlerdi. İnanın hepsi oldu. Ama son ve en kötü senaryonun genelde az olduğunu söyleyerek devam edelim yazımıza.

Konuşma mantığımız ise şöyle idi, ben başlayacaktım, dernekten, meslekten, tanımlanma ihtiyacından bahsedecektim, daha sonra Effect’ten Nergiz Arifoğlu çocuklara biraz daha ışığı sevdirmek için bol görselli ve örnekli bir sunum yaparken, yine Effect’ten Korhan Şişman, mesleğin diğer mimar, işveren gibi kişilerle olan ilişkisini inceleyecek, gerçek hayatta yaşanan pratik sorunlara değinecekti. Sonrasında Acrolite’tan Kağan Fırat aydınlatma tasarımı sonrası gerçekleşen üretim süreçlerini anlatacak ve bitirişi Sevenlights’tan Mustafa Seven birazda sektördeki iş olanaklarını açıklayarak bitirecekti. Bu, süre ve gündelik performanslara bağlı olarak başarılı olduğunu düşündüğüm bir yapı oldu. Farklı meslek guruplarına hitap etmek ile beraber özellikle mezuniyete yaklaşan öğrenciler için enteresan bir sunum olduğunu söyleyebilirim.

universiteliler-aydinlaniyor (3)

Seminerler ile ilgili notlarım ise şunlar:

– 7 Mart’ta Ankara, Bilkent Üniversitesi ile başladık. Çok güzel ve kalabalık karşıladılar bizi. 2 saatlik planladığımız seminer, istediğimiz gibi, sohbet havasını aldı ve 4 saate yakın sürdü. En son temizlikçiler, bizim salonu kapatıp çıkmamız lazım dediler de ayrıldık salondan.

– Bizi bile şaşırtan ve bir o kadar sevindiren Bilkent sonrası 20 Mart’ta gerçekleşen İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), katılım açısından bizi üzdü. Diğer tüm seminerler ders saatinden gerçekleşirken maalesef İTÜ, program sıkışıklığı nedeniyle, öğlen arası gerçekleşti. Öğrenciler de sağ olsunlar, bizi yanıltmadılar. Yemeği tercih ettiler! Mimar ve elektrik mühendisinden oluşan 15 kişilik bir topluluk vardı. Sayının az olması avantajı ile öğrencileri daha yakından tanıma fırsatı bulduk, o günün bizim açımızdan güzel tarafı buydu.

– (22 Nisan) Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde 1 ve 2. Sınıf iç mimarlık öğrencileri vardı ve sonlara doğru sıkılmaları (iş hayatına biraz uzaktan baktıkları için olsa gerek) hariç ilgili bir topluluk olduklarını söylemeliyim.

– (29 Nisan) Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) semineri, seminer salonunun yenileme çalışmaları sebebiyle uygun olan bir derslikte yapıldı. Ancak hem mimarlık hem elektrik mühendisliği bölümleri tüm kadro katılınca, kimse şikayetçi olmasa da, derslik tarihinin en kalabalık gününü yaşamış oldu.

– Son durağımız ise 06 Mayıs’ta Gazi Üniversitesi idi. Ankara’ya ikinci kez gidişimiz ilki kadar gösterişli olmasa da hoş bir sohbet ile seriye bir nokta koymuş olduk.

universiteliler-aydinlaniyor (5)

Her seminer yolculuğundan, hazırlığına kadar ayrı tatlar bıraktı bende. Hepimiz için öğretici bir süreç olduğunu düşünüyorum. Toplamda 600 kişiye seslenip 10 tanesini bu sektöre kazandırsak başarılı oluruz düşüncesi ile başlamıştık. İletişim halinde olduğum, staja başlayan, çalışmaya başlayan, master yapmaya karar veren veya derneğimize üye olan öğrencileri düşündüğümde başarılı olmuşuz diyebilirim. Özellikle seminer sonrası web sitemizde (www.pldturkiye.com) oluşturduğumuz staj ilanları alanı ve facebook grubumuz bu sayıyı artırmamızı sağlayacaktır. Gidemediğimiz üniversitelerden gelen talepler hem hoca hem öğrencilerden aldığımız güzel tepkiler etkinliğin gelecek sene için tekrarlanması gerektiğini işaret ediyor. Bakalım, zaman gösterecek…

Resimler:


Also published on Medium.

Önceki İçerikMania Gurme İstinye Pazarı
Sonraki İçerikAkaretler Sıraevler
Avatar
Emre Güneş, Ağustos Teknoloji neferi. PLD (Professional Lighting Design) Türkiye dergisi editörü. Endüstri Mühendisi. Galatasaray Üniversitesi Mezunu. Kurumsal hayatta geçirdiği 10 ay sonrası, aile şirketi içerisinde üzerine düşen görevleri yerine getirmek üzerine kariyerini çizdi. Hiç alakası olmadığı bir işe (editörlük), hiç alakası olmadığı bir sektörde (aydınlatma) girme sebebi de budur. 2006 yılından beri olan bu süreçte, sürekli olarak “aydınlatma tasarımı” ile ilgili okudu, yazdı, çizdi, gezdi, gördü, araştırdı ve etkinlikler düzenledi. 2014 yılı başında ticarete atılarak Ağustos Teknoloji’yi kurdu. İnovatif aydınlatma teknolojilerini Türkiye pazarı ile tanıştırıyor.