Katar’ın Doha kentinde Education City bölgesinde “Oxygen Park”

Katar için Oksijen

Metin: Alkestie Skarlatou
Fotoğraflar: Markus Elblaus

Futbol Dünya Kupası 2022’nin Katar’da yapılacağını öğrendiğimizden beri bu coğrafyadaki spor etkinlikleri için koşulların “ekstrem” kategorisinde olacağını ve her tür sportif aktivitenin gece saatlerine kaydırılması gerekeceğini biliyoruz. Hava sıcaklığının düşük olduğu saatler suni ışık ile satın alınacak. Modern ışık uygulamaları açısından bu, müşteriler için çok özel bir konsept ve ışık tekniği açısından ekstrem koşullar anlamına geliyor.

Oxygen Park, Doha şehrinin Education City olarak adlandırılan büyük konut bölgesinde halka açık bir alan. Buradaki park alanı o bölgedeki sakinler için tasarlandı ve spor, dinlenme ve oyun alanları sunuyor. On yıla yakın bir süre alan planlama ve inşaat sürecinden sonra park tamamlandı. Bu süreç baştan beri son derece karmaşıktı. Öyle karmaşık ki, ortaya böylesine mükemmel bir sonuç çıkacağı tahmin edilmedi. Oxygen Park, doğadan ilham alınarak geliştirilen bir tasarım fikrine dayanan suni bir “yeşil akciğer” niteliğinde. Proje, iç mekânda insanı canlandıran bir fitnes stüdyosuna karşı bir araç ve sosyal etkileşimi destekleyip aktif ve sağlıklı bir yaşam tarzını teşvik ederek doğaya geri dönüşe yardımcı oluyor.

Projenin peyzajı için rüzgârlarla şekil alan kayalardan ve genelde çölde bulunan akıcı yer formasyonlarından ilham alındı. Kıvrımlı hatlar, serinletilmiş tünel kısımları ve dik tepelerle heyecan verici bir koşu parkuru oluşturmak için yollar ve koşu pistleri topoğrafyaya yerleştirilmiş. En ince ayrıntılarına kadar düşünülmüş aydınlatma tasarımı, ferahlatıcı su oyunları ile birlikte geceleri spor faaliyetleri ve günün en serin saatlerinde yapılacak egzersizler için uygun koşulları sunuyor. Kimi, yerin altına inşa edilen kıvrımlı, üzeri çatı kaplı koşu parkuru bu sayede gündüzleri güneş ışınları ve sıcaktan korunuyor. Oxygen Park projesi üzeri kaplı koşu parkurunun yanı sıra takım spor türleri için yer altında oyun sahaları, bir atlı spor alanı ve de dinlenme ve buluşma alanlarına sahip. İlginç bir tasarıma sahip olan tesisin akşamları da davet edici etki yaratması için aydınlatma, güvenlik ve rahatlık duygusunu artıracak şekilde tasarlandı. Aynı zamanda mimari ögelerin organik şekilleri de bunları aşırı derecede öne çıkartmadan gösteriliyor.

Aydınlatma tasarımcıları için parkın farklı yerlerinde görünen ışık efektleri için başlıca ilham kaynağı doğa oldu. Aydınlatma tasarımı, iç trafik yolları ve küçük yapılar dahil park alanlarının tamamını kapsıyor.

Koşu pistleri
Koşu pistlerinin tamamı 800 m uzunlukta. Tesisin üç kat altındaki alandan geçiyorlar. Bu alanlardan ikisi spor alanları olarak kullanılıyor. Üçüncü alan ise genel eğlencelere yönelik etkinlik alanı, konserler ve açık hava festivalleri için kullanılıyor ve bir amfi tiyatro şeklinde. Koşu pistleri projenin en belirgin ışık uygulamaları ile öne çıkartılıyor. Entegre edilmiş LED ışığı hatları, pistlerin üzerindeki çatı yapının iç kısmına dağıtılarak yerleştirilmiş ve hafif bir ışık veriyor. Bu çözüm, peyzajın geniş morfolojisi ile uyumlu ve aynı zamanda spor yapmak için uygun mekânlar sunuyor. Duvarın kıvrımını takip etmek için niş içinde açılı bir pozisyona LED şeritleri yerleştirilmiş. LED’lerin bozulmaması için ayrıntılı bir çalışma yapılmış ve bu ortama uygun ölçüde bir ısı seviyesi sağlanmış. Aydınlatma, gece saatlerinde metal halide lambalar ile donatılmış olan, görünmeyecek şekilde monte edilmiş bir dizi Downlight ile sağlanıyor. Böylece, “üstten ışık” bileşeni oluşturuluyor. Koşu pistlerinin çatı nitelikli konstrüksiyonları sonsuz bir yansıma ve ışık oyunu sunuyor. Gün içinde, güneşin daha aşağı bir seviyede olduğu zaman ışık kısmen yansıma yapıyor, çatı konstrüksiyonunun kaplamasında ise kısmen mat dokulu ve heyecan verici desenler oluşturuyor. Işıldayan kaplamalar mekânlar hareketteymiş gibi bir etki yaratıyor.

Balon şekilli özel armatürler
Geleneksel direk üzeri çözümler yerine farklı bir üstten aydınlatma sağlamak için aydınlatma tasarımcıları, balon şekilli armatürler kullanma fikrini ortaya attılar. Mimarlar başta buna çok da ikna olmamıştı. Işık saçan balonlar yerin altındaki alanlarda havada süzülüyor gibi. Aynı zamanda aydınlatma görevini üstleniyorlar. Bu armatürlerin varlığı ve çekici tasarımları bir tür eğlenceli ortam yaratıyor. Balon şekilli objeler olarak tabii ki hava ve oksijeni andırıyorlar. Ayrıca bir tür simge niteliğindeler ve uzaktan görülebiliyorlar. Tüm bunlar tepelikleri ve de yer altındaki oyun alanları olan açık bir ortam için gayet uygun bir çözüm oldu. Yüksek armatür direkleri, hangi açıdan bakılıyor olursa olsun, gece ortamında rahatsız edici olabilirdi.

Almanya’nın Münih kentindeki Allianz Arena stadyumu inşa edilirken üreticiler ile birlikte çalışılarak farklı ışık geçirgenliği olan iki farklı streç malzeme türü seçildi. Bu malzeme büyük balon çerçeveler üzerine gerildi. Balon çerçevelerin üzerine gerilen streç malzemenin arasından metal halide lambanın genel difüz yansıma yapan ışığı filtreleniyor ve zeminde istenilen 100 Lux’lük aydınlatma gücünü oluşturuyor. İşlevsel olan ışık kısmı 1000 Watt’lık metal halide lamba ile donatılmış bir projektör üzerinden ayrı bir şekilde kontrol ediliyor. Projektör zemine doğru yönlendirilmiş. Işık, balon yüzeyinde görünen şeffaf aralıklardan yansıyor.

Dekoratif yapılar
Dekoratif yapıların iç mekânlarında soyut moleküler bir oksijen şekli konsepti devam ediyor. Duvarlara hafif ışık veren ışık hatları entegre edilmiş ve küçük oditoryumların tavanında damla şekilli sarkıt armatürler asılı. Alan, okul binaları ve araştırma merkezlerine yakın bir konumda olduğu için bu küçük yapılar bilinçli olarak öğrencilere ve de küçük konferanslara yönelik tasarlanmış.

Çevre için sihir asâları
Özel olarak tasarlanan ve “envirowands” (çevre için sihir asâları) olarak adlandırılan armatürlerde, doğanın üç elementi devrede: Rüzgârın hızı, ısı ve ışık. Büyüleyici armatürler, park içinde üç farklı tepeye oturtulmuş. Karanlığın başlaması ile özel armatürler rüzgârda sallanan fenerleri andırıyor. Ancak, bunlar çok daha fazlası. Monte edildikleri direklerde özel sensörler yer alıyor. Sensörler rüzgârın hızını (Beaufort derecesine göre), hava sıcaklığını ve de aydınlığı ölçüyor ve bu verileri ışık kontrol sistemine aktarıyor. Sistem ise direk üzerindeki RGB LED armatürlerini kumanda ediyor. Armatürler, o an hâkim olan elemente ve ölçülen değerlere göre renk değiştiriyor. Bu enstalasyon diğer birçok enstalasyona göre doğanın geçmişinden ve de rüzgârdan ilham alıyor.
Özel tasarım armatürün fiziksel özellikleri konusunda üstesinden gelinmesi gereken birkaç zorluk vardı. Rüzgar hızının çok yüksek olduğu dönemlerde parkı gezenler için tehlike oluşturmaması açısından kamış görünümlü armatürlerin azami eğim çapı belirlenmeliydi. Eğilme derecesi beş metre ile sınırlandı ve kontrollü hareketi için, direğin en uç kısmının yapıldığı nitelikli karbon elyaf kullanıldı. Direğin, sabit alt kısmı paslanmaz çelikten üretildi. Armatürler, farklı yerlerin ihtiyaçlarını gidermek için 2,5 ile 5,5 m aralığında uzunluk seçenekleri ile uygulandı.

Yol ve trafik şeritleri için genel aydınlatma
Parkın tüm alanlarında tutarlı bir aydınlatma konsepti uygulandı. Bu nedenle, yaya ve araç yollarının aydınlatma çözümlerinde de hassas bir ışık yönetimi, düşük aydınlatma gücü, kamaşmayı önleme ve doğa unsuru görülüyor. Yol kenarlarındaki kısa direkli armatürler ve daha yükseğe uygulanan armatürler, rüzgârda hafifçe hareket eden kamışları veya sazları andırıyor. armatürler ihtiyaç duyulan yere ışık vermeleri ve böylece ışık kirliliğinin ve olası kamaşmanın engellenmesi için aşağı doğru eğik. Kısa ve uzun direkli armatürler tasarım aşamasında geliştirildi. Diğer özel armatürlerde olduğu gibi birçok prototip üretildi. Basamak ve rampaların olduğu yerlere de daha düşük seviyede, kamaşma yapmayan bir aydınlatma gücünde armatürler ve yan duvarlara, çok öne çıkmayacak şekilde armatürler yerleştirildi.

Asma altı
Asma altı olarak adlandırılan alan da projeye özel olarak üretilen bir armatürün uygulandığı, yine üstü kapalı bir mekân. Tavandan aşağı doğru sarkıtılan armatürler hem zemine hem de tavana farklı ışık yoğunluklarında yaprak desenleri yansıtıyor. Armatürün alt kısmında, kenarları belirgin efektler oluşturan, 35 Watt’lık bir CDM-T metal buharlı lambal ile donatılmış, geniş ışımalı bir Downlight bulunuyor. Yanlara doğru giden ışık 18 Watt’lık sıcak beyaz kompakt flüoresanlar ile sağlanıyor ve bu ışık, diğer uygulamalara göre daha difüz. Armatürün gövdesi alüminyum bir küreden oluşuyor ve “ters dönmüş balon” veya “damla şekilli sarkıt armatür” görüntüsünde. Gövde üzerinde, kürenin altına yoğunlaşan özel kesim desenler bulunuyor. Kürenin üst kısmı kapalı, bu şekilde zeminde ve tavanda, rahatsız edici hot spotlar olmaksızın geniş alanlı desenler oluşuyor. Yılın çoğu günü, karanlıktan sonra rahatlatıcı bir serinliğe kavuşan ve insanların güneş battıktan sonra dışarıya çıktığı veya başkaları ile buluşmak istedikleri bir ülkede, halka açık alanların insanlar için ilgi çekici olması için aydınlatma tasarımının çok iyi olması gerekiyor. Oxygen Park’ın aydınlatma tasarımı, kullanıcıları tarafından “hem aydınlık hem loş” olarak tarif ediliyor. Bir aydınlatma tasarımcısı, daha ne isteyebilir?

Projeye katılanlar:
Yapı sahibi: Qatar Foundation, Education City
Mimari: AECOM Design – Erik Behrens (Architecture Design Lead), Mark Blackwell, James Haig Streeter (Landscape Design Lead), Warren Osborne, Kevin Underwood
Teknik: AECOM, Arup
Aydınlatma tasarımı: MBLD
Armatür tasarımı: MBLD and Mike Stoane Lighting

Uygulanan ürünler:
Artistic Licence Controls Specialists firmasının kontrol sistemi ile Mike Stoane Lighting’in “envirowands” ürünleri
Ürün tedarik: We-ef Lighting, Bega, Light Graphix, Meyer – Commercial Lighting, Crescent Lighting, Light Projects, Mike Stoane Lighting, Gulf Lights, Tectronics, Artistic Licence, Artemide, Airstar