Kalbin istediği ışık

Zumtobel tarafından yapılan Sanal Gerçeklik araştırması: Şehir yapıları içinde ışığın psikoloji üzerinde etkisi

Metin: Carina Buchholz

İster Grand Canyon’da ister kalabalık bir şehir merkezinde olalım, çevremiz düşüncelerimizi, duygularımızı ve psikolojik tepkilerimizi çok belirgin bir şekilde etkiliyor. Buradan yola çıkarak, Waterloo Üniversitesinin Kent Gerçekleri Laboratuvarının Nörobilimci ve Yöneticisi Colin Ellard en son yazmış olduğu kitabını “Places of the Heart – The Psychogeography of Everday Life” (Kalbin Yerleri – Günlük Yaşamın Psikoloji Coğrafyası) olarak adlandırdı.

Ellard’ın deneyimlerinden ilham alan Zumtobel, dış alanda psikolojik ışık uygulama araştırması için geleceğe işaret eden sanal gerçeklik metodunu test etti. Bu amaçla firmanın yeni dış alan armatür portföyünde yer alan ürünleri, Almanya’nın Darmstadt kenti merkezinde yer alan Ludwig meydanına entegre edildi. Bu deneyimsel girişimin geçerliliği kanıtlandı. Elde edilen verilere göre insan, geceleri dış alanda ışık ve tasarım kompozisyonları ile psikolojik olarak desteklenebiliyor.

Işığın dinamizmi, yoğunluğu, dağılımı ve rengi, yaşamın her alanında duygularımızı ve de davranışlarımızı etkiliyor. Bu nedenle, özellikle psikolojik olarak etkileyecek faktörleri de dikkate alarak, şehir içinde aydınlatma tasarımı, disiplinler arası çalışmalar gerektiriyor. Potsdam’daki Alman Jeoloji Araştırma Merkezi’nden Dr. Christopher Kyba çoğu bilim disiplininin kendi başına yürüttüğü çalışma şeklini eleştiriyor ve bir “Gece Enstitüsü”nün uygulamaya alınmasını talep ediyor.

Yeni dış alan ürün portföyünü tanıtan Zumtobel, İnsanı Ölçeğinde Aydınlatma (Human Scale Lighting) üzerinden hep tek bir hedefi takip ediyor: Aydınlatmanın ölçüsü insandır! Geceleri, ışık yardımı ile insanların çevrelerini algıladıkları bir filtre etkisi yaratır. Bu filtre, birey ve gecenin gerçekliği arasında hareket eder. Ancak, gece için aydınlatma tasarımı çoğu zaman teknik olanaklar veya ekonomik düşüncelere göre yapılır. Bir tarafta senaryolar, “ne kadar çok olursa o kadar iyi” teorisine dayanarak oluşturulur, diğer tarafta giderek artan, ışık kirliliğini engelleyecek aydınlatma yaratma fikirleri yer alır. Her iki grupta, kentsel alanda çevreyi yabancılaştıran ve doğa ve insan arasındaki dengeyi bulamayan aydınlatma çözümlerine götürmektedir. Bahsedilen türde ışık çözümleri ihtiyaçlarımız, etkileşimimiz ve beklentilerimizden çok uzaktadır. Aydınlatılacak yerin tarihi, sosyal bağıntısı ve kimliği de göz ardı edilmektedir.

Işık ve diğer tasarım parametreleri duyguları etkiler. Duygular, kentsel çevrede bulunma kalitesini veya süresini etkiler. Bu varsayımlardan yola çıkarak Zumtobel, “Human Scale Lighting”in hedeflerine göre incelemeler yaptı ve Darmstadt kentinde sanal olarak tasarlanmış olan Ludwig meydanında ışığın, insanların duyguları üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu araştırdı. Psikolojik faktörler olarak sıfatların zıt ikilisi (Anlamsal Farklandırma) baz alındı.

Kentsel dış alanda ışığın gösterilmesi ile ilgili araştırma fikri

Zumtobel araştırma çalışmasının fikri ve uygulaması için ışık simülasyonları alanında uzman olan Prof. Roland Greule’yı (Lichtplanungsburo Greule, Hamburg/Almanya) ikna etti. Greule’nin Medya Tekniği, HAW Hamburg, DMI Fakültesi görüntülemelerin kurulumunu da yaptı. Ayrıca, deneyin yönetimini üstlendi. Proje için diğer uzmanlık dallarında Yüksek Lisanslı Psikolog, Torsten Braun’un aydınlatma tasarım ofisi ve Almanya’nın Limburg kenti aydınlatma tasarımcılarından destek alındı.

Şehir yapılarının tasımının bir unsuru, algıda seçicilik ve bir algı hiyerarşisi oluşturma ile ilişkili olan oryantasyon ve düzendir. Şehir planlamacı Kevin Lynch’e göre bir kentin görüntüsünü, yollar, sınırlar, odak noktalar, simgeler ve alanlardan olmak üzere beş tasarım ögesi oluşturur. Bir şehrin bilişsel olarak algılanan haritaları (mental maps) için yaya bölgeleri veya merkezi olan yerler önem taşır. Bundan dolayı da 21 denek üzerinde yapılacak algılamaya yönelik psikolojik incelemeler için Darmstadt şehrinde Ludwigs meydanı seçildi. Teknik Üniversite’den Prof. Annett-Maud Joppien ile yapılan bir çalışma sonucunda şehrin bu yerine karar verildi. Profesörün, mimarlık, inşaat ve tasarım alanında yüksek lisans yapan öğrencileri bir atölye çalışması kapsamında, uzmanların yönetiminde gece ışık senaryoları geliştirdiler ve Photoshop yazılımı üzerinden alan ile ilgili görüntüleri oluşturdular. Belirtilen işlemler araştırmada VR görüntüleri ile ilgili ilk adım oldu. İnceleme aşağıdaki hedefe yönelik yapıldı:

1. Gece ortamında dış alan ışığı araştırması, özellikle de ışığın insan psikolojisi üzerinde etkisini anlamak için Sanal Gerçeklik Metodunun doğruluğu.

2. Aydınlatma tasarımı için planlama tavsiyeleri ve merkezi kent alanlarında diğer mimari etkilerin incelenmesi: Algı için ve duygusal destek amacıyla ışık yoğunluğu planlamasının yapılmasının yanı sıra, örneğin şehir mobilyasının entegrasyonu gibi kent yapılaşmasına yönelik tedbirler de değerlendirmeye alındı. Ayrıca, yeni Zumtobel armatür ailesi “Supersystem outdoor” ve “Nightsight” ürünleri ile ilgili armatür tasarımı ve ışık dağılımının etkisi de araştırmada değerlendirildi.

3. İki aşamalı araştırma görüntüleme: Araştırmanın birinci kısmında farklı kalite kategorileri olan iki boyutlu projeksiyonlar karşılaştırıldı (Photoshop, Relux Suite ve Unity 3D). Daha zahmetli görüntülemelerin daha nitelikli değerlendirme verdiği görüldü.

Hemen takibinde yapılan ana deneyde, Oculus Rift gözlüğü kullandırılarak üçe kadar bakış perspektifi ile dokuz ışık sahnesinin psikolojik değerleri tespit edilebildi. Bu kurulumda kişilerin serbest dolaşımı mümkün değildi.

Psikolojik ışık ve algılama değerlendirmesi için soyut değerleri ölçülebilir değerlere getirme

Işık sahnelerinin VR (Sanal gerçeklik) üzerinden ölçülebilir hale getirilmesi aşamasında Lam ve Flynn’in psikolojik ışık değerlendirme sonuçları baz alındı. Lam, insanın ihtiyaçlarını karşılamak için psikolojik açıdan başarılı bir aydınlatma tasarımı kriterlerini tanımladı. Örneğin mekânsal veya zamansal oryatasyon kriteri, tutarlılık, belli aktivitelere odaklanma, gün ışığı ile bağlantı. Dış alana bazı tamamlayıcı düşünceler ekledi. Örneğin güvenli hareket etme, oryantasyon, güvenlik, keyif, dinlenme ve uyarı gibi kriterlerin çevre bilgilerinin seçimini destekleyeceğini belirtti. Gün ışığı altında çevre çok kolay bir şekilde algılanır, özellikle algılama işlemi tasarım konseptine dahil edilmiş ise. Buna karşılık, fiziksel, ekolojik ve finansal kısıtlamalara bağlı olarak geceleri bilgi eksiklikleri oluşuyor. Bu nedenle, Lam’a göre suni ışığın geceleri temel görevi geçerli bilgileri güçlendirmek ve geçersiz olan bilgileri örtmek. Bu aşamada ışıklılık planlaması bir ön ve arka planın hassas ayarlanması ile ortaya çıkıyor. Lam’ın sonuçlarına göre örneğin cepheler, yani arka planların, güvenli bir yol aydınlatması gibi temel ihtiyaçlara göre makul ölçüde aydınlatılmalı. Buna karşılık ön cephedeki mimari ögeler bir şehrin kendisini göstermesi için önemli. Dolayısıyla, örneğin oryantasyon için merkezi noktalar veya özel buluşma noktaları uygun bir şekilde öne çıkartılmalı.

Aydınlatma tasarımcıları, ışığın etkisi ile ilgili psikolojik endikatörlerde sıklıkla son yüz yılın 70’li yıllarındaki bir “klasiği” referans alıyorlar. Kent Devlet Üniversitesi’nden Prof. John Flynn psikolojik metot ile disiplinler arası çalışılması gerektiğini savundu. Örneğin, çok boyutlu ölçeklendirme ile ilgili anlamsal farklandırma (Semantic Differential) kullandı. Flynn’in ışığın etkisini değerlendirme konusunda araştırma fikirleri onun ışık ve psikoloji alanındaki uzmanlığını gösteriyor. Bir faktör analizi sonrasında ışığın psikolojik etkileri ile ilgili sonuçları, üç alan üzerinden yorumlanabiliyor: “Evaluative Impressions/Pleasantness” (örneğin rahatlatıcı/rahatsızlık verici, güzel/çirkin, ilginç/monoton), “Perceptual Clarity” (örneğin aydınlık/karanlık, berrak/bulanık) ve de “Spaciousness” (örneğin, büyük/küçük, geniş/dar).

Daha sonraki dönemde The Bartlett School of Architecture, University College London’dan bir araştırma grubu Flynn’in sonuçlarını yeniden değerlendirmeye aldı. Ancak Hawkes, parlaklık ve ilgi (uygunsuzluk) olarak adlandırdığı sadece iki bağımsız boyutu değerlendirdi.
Kanadalı ışık araştırmacısı Jennifer Veitch da, Flynn’in IESNA Lighting Handbook (Aydınlatma El Kitabı)’un ayrılmaz bir parçası olan yaratıcı çalışmalarını hala daha takdir ediyor. Ancak, onun araştırmalarının metodik eksikliklerine de işaret ediyor.

Sanal dış mekânda ışığın psikolojik etkisi, Zumtobel araştırması için gösterilen sonuçlardan türetilerek ölçülür hale getirildi. Bir güvenilirlik analizi, bu soyut değerleri ölçülebilir değerlere getirebilme şemasının gelecekteki VR araştırmalarının kurulumu için güvenilir bir temelin olduğunu kanıtladı. Ancak, canlandırma maddesi eksiklikler gösteriyordu. Bu eksiklik ise, sıklıkla gece algılama değerlendirmesinde, sakinleştirici/canlandırıcı sıfatlarına zıtlık oluşturacak kelimeler kullanan deneklerin ifadesi ile örtüşüyor. Denekler, her iki sıfatın olumlu karşılık bulabileceğini ve uç oluşturmadığına işaret ediyorlar. Araştırmalarda canlandırma göstergesi, ara sıra kontrol edilebilir bir çalışma ve önemli ölçüde güvenilir bir nöro psikolojik ölçüm yöntemi ile tespit edilebiliyor. Bu durum kendisini ışığın etkisi konusunda güncel olarak yapılan araştırma girişimlerinde gösteriyor.

Işık sahnelerinin sanal gerçeklik (VR) üzerinden değerlendirilmesi

Sanal gerçeklik ana deneyi için altı farklı ışık sahnesi kullanıldı. Referans olarak alınacak durum için Zumtobel’in “Supersystem outdoor” armatür ürün grubu ve başka ışık yapı taşları kullanıldı. Bütüncül bir kompozisyon oluşturuldu. Bahsedilen kompozisyon içinde aydınlatılmış çeşmeler, ağaçlar ve oturma mobilyası olarak küpler ve de referans durumunda düşük seviyeli bir cephe aydınlatması vardı. Takip eden tüm diğer test sahnelerinde referans durumuna göre bir bileşen değiştirildi. Örneğin, oturma küpleri aydınlatılmadı veya cephe daha aydınlık hale getirildi. Temel aydınlatma için “Supersystem outdoor” veya “Nightsight” armatür ailesinden alternatif bir ürün kullanıldı. Görüntülerde aydınlatma tasarımı arka planda kaldı. Bu nedenle ışık sisteminin veya armatür ürün grubunun görüntüsü ile ilgili veya ışık sahneleri için karşılaştırmalı armatür yüksekliğinin değerlendirmesinde önemli farklılıklar yoktu.

Psikolojik algı değerlendirmesine yönelik kategori türlerinin sonuçları

– Aydınlık Boyutu
Daha önce sakinleştirici/canlandırıcı faktör ikilisinin problemleri belirtilmişti. Aydınlık cepheli sanal gerçeklik sahnesi, bir referans sahnesine göre beklendiği gibi, önemli ölçüde daha canlandırıcı etki yaratıyor. Bunun dışında, küplerin, ağaç ve çeşmenin sahneleştirilmesinin de canlandırıcı bir etkisi var. Belirtilen bu tasarım ögelerinin gündüz olduğu kadar geceleri de kentsel yapılar bağlamında sahne oluşturucu ve yapı oluşturucu görevleri var. Kentsel dış alan aydınlatması tasarımında çoğunlukla aydınlatma gücüne/ışıma yoğunluğuna ve yatay yüzeylerin eşit aydınlatılmasına odaklanılır. Ancak, bir görüntünün tamamının aydınlığını değerlendirmek için gece algılanan sahneleştirme bileşenlerinin de ilave edilmesi gerekir. Bu araştırma ile edinilen deneyimlere göre ancak çok çeşitli bileşenleri de kapsayacak bir tasarım fikri uygulandığında kent çevreleri, iyi aydınlatılmış olarak kabul edilebilir. Genel olarak kompozisyon, örneğimizdeki çeşmede yer alan Bismarck heykeli gibi küçük bir ışık noktası ile zenginleştirilmiş ise, meydanlar daha iyi bir değerlendirme alır. Bina cephelerinin aydınlatılması için de bu geçerlidir. Aslında, görülen sahne, kent tasarımının algılanılabilir bileşenleri veya oryantasyon veya yapılandırma (oturma küpleri, ağaçlar, çeşme) daha mat bir görüntü vermektedir.

– İlginçlik derecesi boyutu
Bütüncül bir ışık kompozisyonu, samimi etki yaratır ve neredeyse tüm unsurlarda duygusal etki açısından bir avantaj sağlamaktadır. Ayrıca, yatayda uygulanan aydınlık/karanlık bölgelere göre zemine yerleştirilerek eşit düzeyli bir ışık yoğunluğu dağılımı, olumlu bir etki yaratır. Görüntüyü oluşturacak ilave bileşenler (oturma küpleri, çeşmeler, ağaçlar) algılanmaya açılmadığı zaman rahatsız edici bir atmosfer oluşur.

Aydınlatılmamış ağaç ve merkezdeki oryantasyon noktası (çeşme) olmayan bir sanal gerçeklik sahnesi çirkin veya olumsuz olarak değerlendirilmektedir.

Işık ile bütüncül bir görüntü, yani bir referans sahnesini oluşturarak ve de çeşmedeki figürü ışıkla özellikle öne çıkaran bir VR sahnesi hemen olumlu etki yaratıyor. İnovasyon derecesi ile ilgili değerlendirmede önemli bir farklılık oluşmuyor. Değerlendirmelerin tamamının sıralamasında Bismarck’ın olağanüstü güzel bir ışık altında gösterilen yüzü sıralamada yukarı çıkıyor.

Aydınlatılmış heykelli ve bütüncül bir aydınlatma tasarımı fikri olan sahneler rahatlatıcı olarak değerlendirildi. Ancak bu görüntüde bina cephelerindeki yüksek ışıma yoğunlukları olumsuz etki yaratıyor. Bu test sahnesi rahatsızlık verir şeklinde değerlendirildi. Buna karşılık, aydınlık dikey alanlar “düzen” göstergesi için gerekliydi. Çevrenin tasarlanmış olduğu bilgisini veriyorlardı. Tasarlanmış/Tasarlanmamış ifade çifti, kentsel çevrede yön bulma konusunda dolaylı bilgi veriyor. Bismarck heykelinin tamamının aydınlatılması iyi tasarlanmış bir ortam olarak algılanmış.

Çeşme, karanlık içinde kaybolduğunda, çevrenin tasarlanmadığı fikri eğilimi var (son sıra). Işıkları söndürülmüş oturma küpleri olan sahne de tasarlanmamış duygusu yaratıyor.
İyi yapılandırılmış bir çevre için yolların üzerinde yüksek ışıma yoğunluğu farklılıkları da gerekmiyor. Firmanın “Supersystem outdoor” armatür ailesi bu araştırmanın önemli bir parçasıydı. Ürün çeşitli tasarım taleplerini çok güzel karşılıyor, çünkü aşağı yukarı doğru hareket edebilen tüpler, yatay ve dikey alanlara olduğu kadar başka sahneleştirme bileşenleri üzerinde ışık dağılımının esnek bir şekilde yapılmasına olanak sağlıyor. Bu sayede algılama işlemi başlıyor ve çevre kontrastlarla zengin bir yapıya kavuşuyor. Anıt gibi önemli oryantasyon noktaları, inovatif armatür ailesi ve de istenilen ışıma yoğunluğunu veya algılama planlamasını yapmaya olanak sağlayan hassas ışık yönlendirmesi ile öne çıkartılabiliyor.

Sonuçlar ve Öngörü

VR araştırması çok çeşitli algılama etkilerini beraberinde getiren bütüncül bir ışık kompozisyonunun, bir meydan ile ilgili duyguların oluşmasına olumlu etki ettiğini ve böylece kentsel çevrede bulunma ve yön bulma kalitesini desteklediğini gösterdi. Bir başka tespit ise, VR üzerinden kentsel ortamda algılama değerlendirmesi için uygulanan psikolojik kurguların güvenilir bir şekilde çalıştığını gösterdi. Şehir planlamacıları ile gerçekleştirilecek disiplinler arası çalışmalarda gelecekte kullanıma odaklı bir şehir üzerinde araştırma yapılabilir. Kimlik, yön bulma ve güvenlik duygusu için şehrin gece görüntüsüne oturma mobilyalarının eklenmesi, ağaçların entegrasyonu ve simgelerin aydınlatılması çok önemli. Şehir planlamacıları, bu sonuçları baz alarak kamusal alanda insana benzer heykellerin gece algılama sürecinde duyguları ve davranışları etkileyip etkilemediğini araştırıyorlar. Bu tür taş figürler bir bekçi gibi algılanabilir veya bir heykel yalnızlık duygusunu azaltabilir.

Bu tür bir sorunun cevabı, psikolojik değerlendirme kombinasyonlu sanal gerçeklik sahneleri ile ilgili olarak yapılan bir araştırma sonucu elde edildi. VR üzerinden bir meydanda bulunma kalitesini planlamak ve böylece, önceden belirlemek mümkün. Araştırmada denekler, ışık kalitesi ve iyi ışık tekniğini hemen algıladı. Basit ışık tasarım fikirleri kötü psikolojik değerler verdi. Gün içinde görünür ve önemli olan alanlar ve objelerin karanlıkta da algılanabilir kalması gerekiyor. Bu, yerin kimliğinin muhafaza edilmesini hedefliyor. Çevre psikologları burada bir ayardan bahsediyor. Burada konu olan, hareket eden kişinin objektif, fiziksel çevresi ve belli bir ortamda eylemlerinin kişisel değerlendirilmesi.

Sanal Gerçeklik araştırmalarının ışık ve algı araştırmalarında kullanımı

Bir saha araştırmasına göre sanal gerçeklik araştırmasının avantajı hemen gerçekleştirilebilir ve etkili bir şekilde kurulabilir olmasıdır. Ayrıca, hava durumu, sıcaklık, insan kalabalığı veya günün uzunluğu gibi engelleyici değişkenler de ortadan kaldırılabilir. Bu sanal gerçeklik araştırması ile edinilen deyenimler, mimarinin başka kullanım alanlarını da yansıtmaya davet ediyor. Örneğin gerçek ve sanal ışık showroomlar oluşturma. Sanal Gerçeklik (VR) ile desen oluşturma işlemi azaltılabilir. Artık, her sektör, özellikle yeni ürünlerinin üç boyutlu görüntülerini bir VR odasında sunuyor. Sanal oda gelecekte, özellikle mimari psikolojisi bağlamında çevrenin duygular üzerinde etkisi ve de insan deneyimleri ve davranışlarının nasıl daha iyileştirileceğini gösterebilecek heyecan verici bir alan. Yeni teknoloji ve ölçüm metotları, doğanın etkisi ve de yapılandırılmış çevrenin başarılı bir optimizasyonu ile insanların yaşam kalitesini iyileştirme şansı sunuyor. VR ve başka görüntüleme yazılımları ile farklı disiplinlerin ortak dili de kolaylaşıyor. Sadece bu şekilde Lux veya Lümen’den “Places of the Heart” (Collin Ellard) ışığı oluşacak.