Işık kirliliği yaşlı yetişkinlerde uykusuzluğa yol açabilir

Nüfus düzeyinde gerçekleştirilen ilk araştırma olan yeni bir çalışma, geceleri yapay dış mekân ışığına maruz kalma ile yaşlı yetişkinlerin hipnotik ilaç kullanımının gösterge olarak alındığı uykusuzluk (insomnia) arasında önemli bir ilişki olduğunu ortaya koydu.

Tabakalı örneklemeye dayanan sonuçlar, geceleri yapay dış mekân ışığına artan seviyelerde maruz kalmanın hipnotik ilaç reçetelerinde ve günlük doz alımlarındaki artışla ilişkili olduğunu gösteriyor.

Üstelik geceleri yüksek seviyelerde yapay dış mekân ışığına maruz kalan yaşlı yetişkinlerin, hipnotik ilaçları daha uzun süre veya daha yüksek dozlarda kullanma olasılığı da oldukça yüksek.

Güney Kore’deki Seul Ulusal Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Mesleki ve Çevresel Tıp Bölümü Doçenti Dr. Kyoung-bok Min, “Bu çalışmada, Güney Kore’deki yaşlı yetişkinlerin hipnotik ilaç reçetelerinin gösterdiği gibi, yapay dış mekân gece aydınlatması yoğunluğu ile uykusuzluğun yaygınlaşması arasında önemli bir ilişki gözlemlendi,” diye açıklıyor. “Araştırma sonuçlarımız, yapay dış mekân gece ışığının bu yaşlı insanların evin içindeyken uykularını alamamasıyla ilişkili olabileceğini destekleyen verilerdir.”

Araştırma sonuçları, Journal of Clinical Sleep Medicine’ın Kasım sayısında yayımlandı. American Academy of Sleep Medicine’a göre uykusuzluk; uykuya dalma sıkıntısını, uykuyu sürdürmekte güçlük çekmeyi veya çok erken uyanmayı içerebiliyor. Aşırı gürültü veya ışık ve çok yüksek sıcaklık dereceleri dahil olmak üzere çeşitli çevresel faktörler çoğu kişinin uyku düzenini bozar.

Yazarlar, “ışık kirliliği” olarak anılan, geceleri uygunsuz veya aşırı ölçüde yapay dış mekân aydınlatmasının, insan sağlığıyla bağlantılı yeni bir çevresel faktör olarak ortaya çıktığını bildiriyor. Araştırma, ister iç mekânda ister dış mekânda olsun yapay gece aydınlatmasının sirkadiyen ritmi bozarak kanser, diyabet, obezite ve depresyon da dahil olmak üzere potansiyel olarak metabolik ve kronik hastalıklara yol açtığını ortaya koydu.

Araştırma, Güney Kore’de nüfusa dayalı bir kohort çalışması olan Ulusal Sağlık Sigortası Hizmeti-Ulusal Örnek Kohortunun (NHIS-NSC) 2002-2013 yılları arasındaki verilerinden yararlandı. Son araştırma örneklemi, uyku bozukluğu tanısı konulanlar hariç tutulduktan sonra 60 yaş ve üstü 52.027 yetişkini kapsıyordu. Katılımcıların yaklaşık yüzde 60’ını kadınlar oluşturuyordu.

Işığa maruz kalma durumu için National Centers for Environmental Information (Çevresel Bilgiler için Ulusal Merkezler) tarafından sağlanan uydu verileri esas alındı. Her idari bölgedeki tahmini ışık kirliliği seviyesi, bireysel maruz kalma seviyesini belirlemek için bireylerin yerleşim bölgeleriyle eşleştirildi.

Zolpidem ve triazolamdan oluşan iki hipnotik ilacın kullanım verileri, sağlık sigortası kayıtlarından elde edildi. Araştırmanın katılımcılarının yaklaşık yüzde 22’si, reçeteli olarak hipnotik ilaç kullanıyordu.

Min, kamu sağlığı yetkililerinin çevreyi kirleten diğer faktörlere kıyasla ışık kirliliğinden daha az endişe duyduğunu ekliyor. Ancak bu araştırma, ışık kirliliği ile olumsuz sağlık sonuçları arasındaki potansiyel ilişkiyi güçlendiriyor.

Min, “Sonuçlarımızı da içeren son bilimsel kanıtlar göz önüne alınırsa parlak dış mekan aydınlatması, hipnotik ilaçların yazılması açısında yeni bir risk faktörü olabilir,” diyor. Yazarlar, ışık kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini tanımlamak ve en aza indirgemek için daha fazla araştırmanın ve kamu politikası girişimlerinin gerekli olduğunu belirtiyor.

Haber kaynağı: https://illumni.co/light-pollution-may-cause-insomnia-in-older-adults/