Işık çoksa, yemek yok

Bu bir korku filmi hikayesi ama bu sefer korkutanlar değil korkanlar yarasalar. Bir yaban hayatı koruma derneğine göre çok fazla sokak aydınlatması, yarasaların aç kalmasına neden oluyor.

Işıklar, yarasaların beslendiği böcekleri cezbeder, ancak ışığa duyarlı olan bu gececil (nokturnal) memeliler bundan faydalanamazlar. Daha da kötüsü bu “elektrikli süpürge” efekti, böcekleri yarasaların beslenebileceği yakın bölgelerden uzaklaştırıyor. Bu da ışığın etkisinin aydınlatılmış alandan çok daha büyük olmasına yol açıyor.

Araştırmacı Luke Romaine, Whitley Yaban Hayatı Koruma Vakfı’nın bir parçası olan Paignton Hayvanat Bahçesi Çevre Parkı’nda yarasa davranışını inceliyor. Exeter Üniversitesi’nde Biyoloji Bilimleri alanında lisans eğitimi alan Luke, bir süredir WWCT ile bir yıllık bir ekoloji ve koruma araştırması üzerinde çalışıyor.

Paignton Hayvanat Bahçesi, yalnızca yaban hayatı için değil egzotik türler için de biçilmiş kaftan. Ağaçlardan, açık suya ve otlak alanlarına kadar geniş bir habitat olan bu hayvanat bahçesinde en az 10 yarasa türü bulunuyor.

Bu noktada yarasalarla ilgili biraz bilgi verelim. Yarasalar, uçabilen tek gerçek memelidir ve çok sayıda böcekle beslenir. Ki bu durum İngiltere ekosistemi için hayati öneme sahip.

Aslında, ışık kirliliğinin yarasaların yuvalarından çıkıp beslenmelerinde neden olduğu problemler biliniyordu ama tehlikenin boyutlarını tahmin etmek zordu.

Işık kirliliği, biyoçeşitlilik için büyük bir tehdit. Gece aydınlatmasının yıllık, küresel olarak %6 ve İngiltere’de ise %3 oranında arttığı tahmin ediliyor. Bu durum, fare kulaklı büyük yarasalar (Myotis) gibi bazı türler için ciddi hareket engeli demek. Yuva ile yeme ulaşma arasındaki bağlantı, yarasaların korunması için kritik önem taşır.

Yarasa habitatlarını bağlantılı tutmak için birçok yöntemler var, ancak çoğunun işe yarayıp yaramadığı henüz bilinmiyor. En popülerlerinden biri, karanlık yarasa dostu yaşam alanlarının “karanlık koridoru” veya “tampon şerit” şeklinde oluşturulması. Ancak yarasaların bu alanları kullanabilmesi için ne kadar büyüklükte olmaları gerektiği bilinmiyor.

Araştırmacı Luke, hayvanat bahçesi çevresinde karanlık koridorlar kurdu. Ancak 2 m, 5 m hatta 7 m’ye varan genişlikteki fare kulaklı yarasaların bu alanları kullanmadığını fark etti.

Bu, küçük ve basit bir çalışma ancak sonuçlar net. Ancak, ışıktan kaçan bu yarasalar, 7 m’lik koridorları dahi kullanmıyor. Gece aydınlatması, düşünülenden çok daha uzak mesafelerde yıkıcı ekolojik etkilere yol açabiliyor. Aydınlatma ile karanlıktaki bölgelere erişim sağlanmasına karşın, ışıktan kaçan yarasa türleri için tehlike büyük.

Bu noktada yapılması gereken, insanların ihtiyaçları ile yaban hayatın gereklilikleri arasında bir denge kurmak olmalı. Bazı yerlerde, aydınlatmanın gerçekten gerekli olup olmadığı sorusunu sormalıyız. Yarasalar için beslenme zamanı, insanların yoğun akşam saatleriyle çakışıyor mu? Bazı isteklerimizden feragat ederek habitatı canlı tutabileceksek neden olmasın?

Haber kaynağı: http://wearesouthdevon.com/night-light-pollution-means-bats-go-hungry/


Also published on Medium.