HSBC Kafeterya, Düsseldorf – Almanya

35. IALD Uluslararası Aydınlatma Tasarımı Ödülleri’nde Excellence ödülünü, aydınlatma tasarımını Licht Kunst Licht’in yaptığı Düsseldorf, Almanya’daki HSBC Kafeteryası aldı.

Modernizasyon projesinin bir parçası olarak, 1970’lerden kalma personel restoranı ve mutfağı mimari anlamda yenilenirken tasarım işinin en önemli kısmı yeni bir aydınlık bacası inşa ederek gün ışığını içeri almaktı. Böylece şirket çalışanları ve mutfak personeli için samimi, bol ışıklı ve iletişime açık bir ortam yaratılmış olacaktı.

Yapısal nedenlerden ötürü yalnızca küçük pencereli ve kısıtlı bir baca geometrisi gerçekleştirebileceklerini ekip kısa sürede anladı. Kapsamlı çalışmalar, böylesi bir aydınlık bacasından gelecek gün ışığının minimal düzeyde olacağını gösterdi. Bu da doğal ışığın pozitif etkilerinin çok az olmasına ve dışarının çok az görünmesine neden olacaktı. Böylece bu yaklaşım reddedildi ve yerine, yapay aydınlatmaya dayanan, içeridekilerin sirkadiyen ritimlerini destekleyecek insan merkezli bir aydınlık sağlama üzerinde çalışılmaya başlandı.

Tasarım ekibi, bölge yönetiminin şart koştuğu gün ışığı girişi gerekliliklerini inceledi ve mümkün olduğu ölçüde bu gereklilikleri karşılamak ve hatta aşmak için müşteri, mimar, işyeri doktoru ve bir işyeri sağlığı ve güvenliği uzmanı ile yakın işbirliği içinde çalıştı. Bu ortak çalışma sonunda, gün ışığının yıllık değişimlerini, dinamiklerini, renk sıcaklığını, ışık yönünü ve yoğunluğunu simüle eden ışıklı duvar tasarımının spesifik dalga boylarına ve manzara programlamasına karar verildi.

Tavandan yere kadar uzanan, 20 metreden daha uzun panoramik pencere duvarında, Düsseldorf’lu bir sanatçının yaptığı Rhine Nehri görseli bulunuyor. Bu görsel aydınlatıldığında, duvar, gün ışığı yokluğunun yerine geçiyor ve dış mekâna öykünme sağlıyor. Cam duvarın arkasında, yere gizlenmiş lineer RGBW LED aydınlatma armatürleri sabahın erken ve akşamın geç saatlerinde doğal ışığı simüle ediyor. Tavana gizlenen 2700K ila 6000K arasında renk sıcaklığı spektrumuna sahip lineer LED aydınlatma armatürleri ise öğle saatlerinde gün ışığını simüle ediyor.

Bu tesisatın renk sıcaklığı ve yoğunluğu akıllı kontrol sistemi aracılığıyla günün saatlerine otomatik olarak uyarlanıyor. Bu geçiş içeridekilerin algılayamayacağı kadar yumuşak ve hafif. Oturma bölgelerinden bazıları asılı aydınlatma armatürleri ile vurgulanırken, ortadaki geniş ve çoklu kullanıma sahip masa kümesi ızgaramsı bir ışık yapısıyla homojen bir şekilde aydınlatılmış. Büfelerin üzerindeki enerjik vurgulu aydınlatma, sirkülasyon bölgelerinde tavana gömme gizli armatürlerle tamamlanmış. Koridor girişi aydınlatmasının renk sıcaklığı ve bitişiğindekii açık mutfak eşit şekilde değişken ve ışıklı duvarla senkronize bir biçimde kontrol ediliyor.

Yapay panoramik pencere, gün ışığından mahrum bir alanda içeridekilerin bireysel sirkadiyen ritimlerine saygılı ve bunu destekleyen, insan merkezli bir aydınlatma sağlıyor. Canlı bir aydınlatma atmosferi ve mutluluk düzeyi artırılmış bir ortam kalitesi, bu başarılı renovasyon projesinin özellikleri arasında.

“Bu proje, ne güneş ışığı ne de dış manzaranın olduğu bir yere bu ikisini de getirmeye çalışan projeler arasında açık ara öne çıkıyor,” diyor jüri üyelerinden biri.

Projeye katılanlar:
Aydınlatma tasarımı: Isabel Sternkopf, Andreas Schulz, IALD Licht Kunst Licht AG
Mimari: Tanja Nopens, Isabelle Oberle, Jo Meyer
Fotoğraflar: © Johannes Roloff (Licht Kunst Licht AG)


Also published on Medium.