Hava raporu gibi kule – Beyazıt Yangın Kulesi

İstanbul’un değişmez simgelerinden biri olan İstanbul Üniversitesi Beyazıt Yangın Kulesi, İstanbul Üniversitesi, Siemens ve OSRAM’ın işbirliği sonucunda gerçekleştirilen aydınlatma projesiyle eski günlerine geri döndü. Tarihî Yarımada’nın kalbinde yer alan 261 yaşındaki İstanbul Üniversitesi Beyazıt Yangın Kulesi ışıkları ile eskiden olduğu gibi İstanbullulara bir sonraki günün hava durumu hakkında bilgi verecek.

Tarihi eserlere zarar vermeyen teknoloji

Tarihi eserlere zarar vermeyen LED teknolojisi ile aydınlatılan Beyazıt Kulesi, İstanbullulara ertesi gün havanın nasıl olacağını da bildirecek. Gerçekleştirilen ışıklandırma sistemine göre mavi açık ve güneşli; yeşil yağmurlu; sarı sisli havayı; kırmızı ise kar yağışını simgeliyor.Beyazıt Kulesi bir önceki aydınlatma çözümüne göre yüzde 60 enerji tasarrufu sağlayacak. Atmosfere salınan sera gazında yıllık 19 ton azalma sağlanacak. Bu da yıllık 1000 adet ağacın kurtarılması anlamına geliyor. Kullanılan yeni armatürlerin ömürlerinin 3 kat daha uzun olması sayesinde bakım maliyetleri yüzde 70 oranında azalacak.

Tarihçesi:

İstanbul Üniversitesi Beyazıt Yangın Kulesi, çıkan yangınları haber vermek amacıyla 1749 yılında, 85 metre yüksekliğinde ve ahşap olarak inşa edildi. 1756’daki Cibali yangınında yandı. 1826’da yeniden yapılan kule Yeniçeri ayaklanmasında tekrar yandı. 1828 yılında, Sultan II. Mahmut zamanında, Mimar Senekerim Balyan’ın tarafından tekrar yapıldı.

İstanbul Üniversitesi Beyazıt kulesi Cumhuriyet döneminde de kullanıldı. Yangın gözetleme amacının yanında hava durumu İstanbul Üniversitesi Beyazıt Yangın Kulesi’ndeki ışıklarla bildirilmiş. 1995 yılına kadar, Beyazıt Kulesi’nin ışıkları, mavi yandığı zaman havanın açık, yeşil yandığı zaman yağmurlu ve sarı yandığı zaman sisli olacağını, kırmızı yandığı zaman kar yağacağını göstermiş. Orijinalliğinin korunması için, bugün hava durumu yine aynı renklerle veriliyor.

Galata ve Unkapanı köprülerinin açık/kapalı konumları da kule ışıkları ile belirlenirmiş. Sabaha karşı saat dörtle altı arasında kulede yeşil ışığın yanması Haliç’teki gemilerin Marmara Denizi’ne, kırmızı ışığın yanması Marmara Denizi’ndeki gemilerin Haliç’e geçeceği; çift kırmızı ışığın yanması ise köprülerin kapalı olduğu anlamına gelirmiş.