Close

26/05/2021

“Güneşi karartmak”: 100 milyon dolarlık jeomühendislik araştırma programı önerisi

ABD Ulusal Akademisi, iklim kriziyle mücadele için tüm seçeneklerin araştırılması gerektiğini söylüyor, ancak eleştirenler yan etkilerinden korkuyor.

ABD ulusal bilim akademisine göre ülkede güneş jeomühendisliği için milyonlarca dolarlık bir araştırma programı oluşturulmalı.

Bir raporda, güneşi karartmaya yönelik müdahalelerin uygulanabilirliğini, istenmeyen zararlı sonuçların yaratacağı riski ve böyle bir teknolojinin etik bir şekilde nasıl yönetilebileceğini daha iyi anlamak için beş yıl içinde 100 milyon ABD Doları (73 milyon £) ila 200 milyon ABD Doları tutarında bir finansman öneriliyor.

Ulusal Bilim Akademileri (National Academies of Sciences – NAS), fosil yakıt emisyonlarının azaltılmasının iklim kriziyle mücadele için en acil ve önemli eylem olmaya devam ettiğini söylüyor. Ancak iklimle ilgili alınan önlemlerin endişe verecek kadar yavaş ilerlemesinin, tüm seçeneklerin düşünülmesi gerektiği anlamına geldiğini de ekliyor.

Rapor, açık hava deneylerine ancak başka yollarla elde edilemeyecek önemli bilgiler sağladığı takdirde izin verilmesi ve araştırma programının “bu müdahalelerin gelecekte yayılmasını ilerletecek şekilde tasarlanmaması” gerektiğini söylüyor. Harvard Üniversitesi, çevre gruplarının karşı çıktığı test uçuşları için bağımsız bir komiteden yakında onay almayı umuyor.

Rapor, Dünya atmosferinden daha fazla ısının çıkmasına izin vermek için üç tür güneş jeomühendisliğini ele alıyor: Güneş ışığını engellemek için stratosfere küçük yansıtıcı parçacıklar enjekte etmek; okyanusların üzerindeki alçak bulutları daha yansıtıcı hale getirmek için parçacıkları kullanmak ve yüksek irtifa sirrus bulutlarını inceltmek. Büyük volkanik patlamaların, atmosfere yüksek parçacıkları pompalayarak iklimi soğuttuğu zaten biliniyor.

Jeomühendislik taraftarları, küresel ısınmanın yarattığı etkilerin son derece büyük olduğunu ve bu yüzden bunları sınırlamak için her seçeneğin araştırılması gerektiğini savunuyor. Muhalifler ise bu tür araştırmaların, emisyonları azaltmak yerine, bu teknolojilerin yaygınlaştırılması riskini artırdığını iddia ediyor -özellikle haydut devletler tarafından. Eleştirmenler ayrıca, güneş jeomühendisliğinin mahsul almada sorunlar gibi zararlara neden olabileceği ve karbon emisyonları hızla düşmediği sürece sıcaklıkta ani bir yükselmeden kaçınmak için sürdürülmesi gerekebileceği konusunda uyarıyor.

Akademi Başkanı Prof. Marcia McNutt, “İklim krizinin aciliyeti göz önüne alındığında, güneş jeomühendisliğinin daha fazla araştırılması gerekiyor,” diyor. “Ancak tıpkı yapay zeka veya gen düzenleme gibi alanlardaki ilerlemelerde olduğu gibi, bilimin kamuya, sadece ‘yapabilir miyiz’ diye değil, ‘yapmalı mıyız’ diye de sorması gerekiyor. Bu müdahaleyi uygulamaya koymaya kim karar verecek ve ne kadar süreyle olacak gibi denetsel soruların, bilimsel sorular kadar önemli olduğunu söylüyor.

Raporu yazan komitenin başkanı, Stanford Üniversitesi’nden Prof. Chris Field, “ABD güneş jeomühendisliği araştırma programı, toplumun daha bilinçli kararlar almasına yardımcı olma amacı gütmeli,” diyor. “Sosyal bilimler, doğa bilimleri ve teknolojiden elde edilen tüm kanıtlara dayanarak bu araştırma programı ya güneş jeomühendisliğinin daha fazla dikkate alınmaması gerektiğini gösterebilir ya da daha fazla çaba gerektirdiği sonucuna varılabilir.”

Raporda şöyle deniyor: “Bu güneş jeomühendisliği araştırma programının makul başlangıç yatırımı, beş yıl için toplam 100-200 milyon ABD Doları aralığında.” Programın, ABD’nin iklim değişikliği araştırmaları bütçesinin küçük bir kısmını oluşturacağı ve diğer projeleri odak dışı bırakmayacağı söyleniyor.

Programın, “sosyal sorumlulukla ilerleyecek şekilde” tasarlanması gerektiği, bunun için de araştırmacıların takip edeceği bir davranış kuralının olması, araştırmanın resmi sicilde listelenmesi ve kamusal katılımın sağlanması gerektiği söyleniyor. Rapor, açık hava deneylerinin, etki değerlendirmeleri de dahil olmak üzere uygun denetime tabi tutulması gerektiğini belirtiyor.

Akademi, programın, jeomühendisliğin olası iklim sonuçları ve ekosistemler ve toplum üzerindeki etkileri hakkında bilimsel araştırmaları içermesi gerektiğine değiniyor. Araştırmada anılan sosyal boyutlar arasında “yerel ve uluslararası çatışma ve iş birliği” ve “adalet, etik ve eşitlik” yer alıyor.

Araştırmaları arasında jeomühendislik de bulunan, New York Üniversitesi’nden Prof. Gernot Wagner şöyle diyor: “Raporun araştırma ve araştırma denetimine odaklanması basit bir nedenden ötürü önemlidir: Şu anki tartışma, tamamen güneş jeomühendisliği araştırmalarıyla ilgilidir -ve öyle olmalıdır- kesinlikle teknolojiyi uygulamakla ilgili değildir ki bunun için, aksine, sıkı bir moratoryum uygun olacaktır.”

ETC kampanya grubu Latin Amerika Direktörü Silvia Ribeiro ise “Güneş jeomühendisliği, iklim değişikliğinin nedenlerinden hiçbirini ele almayan, son derece riskli ve özünde adaletsiz bir teknolojik öneridir,” diyor. “İstemediğimiz bir teknolojiyle ilgili daha fazla araştırma yapılmasını talep eden rapor temelden kusurludur.”

Haber kaynağı: https://www.theguardian.com/environment/2021/mar/25/top-us-scientists-back-100m-geoengineering-research-proposal

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.