Gecenin yeni haritası dünyayı bambaşka bir ışıkla gösteriyor

2012 ve 2016 yıllarındaki uydu verilerinin karşılaştırılması, gezegenin karanlığa girdiği ve aydınlandığı yerleri ortaya çıkarıyor.

Geceleri uzaydan dünyaya bakmak dünya hakkında çokça fikir verebilir. Aydınlanan ve karanlıkta kalan yerler ve bu durumun değişimi, ortaya dünyadaki hayatın nasıl şekillendiğine dair ipuçları veriyor.

NASA’nın 2012 – 2016 yıllarına ait görüntüleriyle oluşan bilgiyle yeni bir dünya haritası yayınladı. Dünyadaki gece ışıklarını gösteren harita bir mozaik gibi. Kartograf John Nelson’ın 2012 ve 2016 yılından gelen görüntüleri karşılaştırma isteğinin sebebi, NASA’nın görüntü kaydırıcıları ile elde edilen fotoğraflarda ışığın miktarının ve parlaklığının değişmiş olması.

Haritalama yazılımı şirketi Esri’de haritacılık uzmanı olan Nelson eşdeğer olan pikselleri, iki farklı harita üzerinde karşılaştırdı ve farkı, birinin parlaklık değerini diğerinden çıkararak hesapladı. Daha sonra bu farklılıkları da haritaya koyarak 2012 ve 2016 yıllarında nerelerin daha parlak ve aydınlık olduğunu maviyle, gölgeye düşen yerleri pembeyle gösterdi.

Ortaya çıkan ateşböceği haritası, Suriye’deki savaşı gözler önüne serdiği gibi gece ışıklarının dört yıl içinde ne kadar değiştiğini de ortaya koydu.

Örneğin haritada İngiltere mavi ile gösterilse de Avrupa’da durum tam tersi. Elbette ışık kirliliğinin farkındalığının arttığı umulabilir çünkü bu konuda çokça kampanya yürütülüyor.

Örneğin Hindistan’ın  dramatik bir şekilde parlaklaştığı sürpriz değil. Ülkede elektriksiz yaşayan insanlar var ancak elektrik üretimi az, hükümet bunu bir kırsal alan elektrifikasyon programı oluşturarak ve yenilenebilir enerjiye yoğun yatırım yaparak değiştirmeye çalışıyor. Yapılması gereken çok iş olduğu Nelson’ın haritasında zaten görülüyor.

Haritanın diğer kısımları gelişmiş dünyanın bir bölümünde ışıkların belirgin şekilde karartılması gibi kolayca açıklanamayan değişiklikleri vurguluyor. Nelson “Amerika ve Avrupa’da gece aydınlatmanın yıllar içinde azalmış olması beni şaşırttı” diyor ve bunun sebebini aydınlatma teknolojisinin verimli kullanılmasına bağlıyor.

Suomi-NPP uydusundaki gece ışığı verilerini analiz eden ekibin başında bulunan NASA bilim adamı Miguel Román, Nelson’ın haritasında gösterilen değişiklikleri yeryüzündeki belirli olaylara atfetmeye çalışırken dikkatli olunmasını gerektiğini söylüyor. Bu durumu,”bir piksel ışıkta bir artış gösteriyorsa, bu, o noktanın elektriklenmesinden de kaynaklanabilir ya da kullanılan sokak lambalarında değişiklik anlamına da gelebilir” diye açıklıyor.

Bu gibi haritalar niteliksel değişimi vurgulamak için önemli. Ancak değişiklikleri gerçekten incelemek yapılacak en iyi şey, görüntüleme açısını dikkate alan ve radyasyondan ölçülen her pikselin değişiminin büyüklüğüne bakan bir sistem.

Değişikliğe neyin neden olabileceğini daha iyi anlamak için Román, belirli bir alandaki değişiklikleri zamanla izlemenin de yararlı olduğunu söylüyor. NASA, bu haritalama yönteminin, yasadışı avlanmanın tespit edilmesi, afetlere müdahale edilmesi, ışık kirliliği kaynaklarının belirlenmesi ve savunmasız ekosistemlerin korunması da dahil olmak üzere pek çok şey için yararlı olabileceğini söylüyor.

Nelson,NASA’nın yaptığının büyüleyici olduğunu düşünüyor ve bu verileri haritalamaktan müthiş keyif aldığını belirtiyor. Nelson şu aralar okyanus kimyası üzerine kurulu büyük bir veriyi görselleştirmek üzerine çalışıyor.

Haber kaynağı: https://news.nationalgeographic.com/2017/04/satellite-imagery-night-earth-lights/