En iyi aydınlatma tasarımcılarının 8 ortak özelliği

HerveyD New York Temelli L’Observatoire International’ın başkanı ve kurucularından Herve Descottes gibi en ünlü tasarımcılar, hep meraklı tavır sergiliyor, alanlarıyla ilgili var olan fikirleri adamakıllı kavrıyorlar. Descottes bu konuda şöyle bir yorumda bulunuyor: “Bir aydınlatma projesi tasarlamak öykü anlatmaya benzer”.

Kreatif aydınlatma tasarımı her zaman ard arda gelen “ilham flaşları” anlamına gelmez. Genellikle şeffaf bir zanaat ve iyi alışkanlıklar serisidir. Bu alışkanlıklar en başarılı aydınlatma tasarımcılarının, sürekli bir şekilde, dünya-klasmanında projeler teslim ettiklerini garantilemek için başvurdukları yöntemlerdir. Onların -kendi kelimeleriyle- bu durumun detayları ise yazının devamında yer alıyor. İşte mesleklerinin liderlerinin anlattığı, profesyonel aydınlatma tasarımcılarının başarılı kalmalarını sağlayan 8 yol…

Meraklılar
Bu belki de çağımızın önde gelen aydınlatma tasarımcıları için en sık ifade edilebilecek bir tanımlama. Onlar etkinliklere gidiyor, durmadan okuyor, teknolojik gelişmeleri ve sanatsal yenilikleri takip ediyor, kendi alanlarındaki kreatif disiplinlerde önde gelen figürlerden “öğreniyorlar”. Mesela Carlotta de Bevilacqua: “Sürekli çalışın, hiçbir zaman yeteri kadar bilemezsiniz” diyor. Christopher Boots ise şöyle devam ediyor: “Dünyayı keşfedin, zorluklarıyla tanışın ve karşılaştığınız herkesi takdir edin. Bir sonraki seviyeye atlamak yerine onlardan öğrenin.”

Kendilerine meydan okuyorlar
Bir projeyi yapmaya koyulduğunda, John Bullock kendine şöyle derdi: “Bunu downlight’lar olmadan nasıl yapacağım?” Bu ünlü tasarımcılar sadece kendilerine meydan okumuyor onlar aynı zamanda brief’e de meydan okuyor ve müşterilerine soru soruyorlar: “Neden flüoresanları değil de LED’leri kullanmak istiyorsunuz?”. Dominic Harris bunu şu şekilde ortaya koyuyor: “Aydınlatma tasarımının tüm açılarındaki statükoya her zaman meydan okuyun. En iyi sonuçların tamamen zıt bir perspektif ile düşünmekten geldiğini öğrenmek; zamanla ve deneyimle olur.”

“Ev stilinden” kaçınıyorlar
Gerçekten iyi bir tasarım uygulaması “kes-yapıştır” tasarımlardan kaçınır. Mark Major bu konu hakkında şöyle konuşuyor: “Sanırım her projeye tamamen bağımsız olarak yaklaştığımızı ve çok nadiren jenerik çözümler sağladığımızı söylemek adil olacaktır. Bu konuda oldukça güçlü hissediyorum ancak elbette biz sırf işe yaradığı için her restoranın “yüksek kontrast” olduğu bir iş alanı değiliz. Bu yüzden sadece otel ya da sadece havaalanı veya sadece belli tipte bir bina yapmıyoruz.. Şükürler olsun ki bizler etiketlenmekten kaçınabildik gibi görünüyor.”

Kendilerini farklı kişilerle çevreliyorlar
HLB’den Barbara Horton, Speirs+Major ’den Mark Major ve Nulty+’den Paul Nulty, kendi çalışmalarını; tiyatro, mimari, iç mimari, manzara, fotoğrafçılık ve mühendislik gibi alanlardan yetenekli insanlarla doldurarak garantiye alıyorlar. Nulty: “Amacım, bolca karizması olan karakterlerle dolu bir takım yaratmak. Fikirleri olan ve onları ifade etmekten korkmayan insanları ve birçok yeteneğe, fikre sahip cool tasarımcılarla dolu bir takımı seviyorum.”

Işık kadar karanlığı da kullanıyorlar
En iyi aydınlatma tasarımcıları karanlığın ışık kadar güçlü olduğunu fark ediyorlar. Teatral aydınlatma tasarımcısı Paule Constable: “Karanlıkla çalışan biri olarak, kendimi o kadar da aydınlatma tasarımcısı gibi görmüyorum. Bu tamamen farklı bir disiplin” diye konuşuyor. Mark Major ise: “Bu, büyük kiliselerde ister bir mumun incelikli kullanımı ya da bir restoranda beyaz masa örtülerinin aydınlatmasındaki basit drama olsun, biz içsel olarak biliyoruz ki; karanlığı ne kadar koruyacağınızı seçmeniz, ne kadar ışık ekleyeceğinizi bilmeniz kadar önemlidir.

Modelleme yapıyorlar
Yaratıcı tasarımcıların özelliklerinden bir diğeri de; onlar bilgisayar sunumlarına, görselleştirmelerine bel bağlamazlar, tasarımları modellerler. Çoğunun ışıklarla oynamak için ayarlanmış bir alanı vardır. Focus Lighting’den Paul Gregory dahi, modellemeler için büyük bir yere sahip olmak adına, Manhattan’dan Harlem’e taşınmıştır. Rogier van der Heide bu konuda şöyle konuşuyor: “Frank Lloyd Wright, Charles ve Ray Eames gibi büyük tasarımcılar yaratmak için materyallerle deneyler yapmaktan korkmamışlardır. Sanırım ışık söz konusu olduğunda da böyle davranmalıyız.”

Gönülleri ve akılları kazanıyorlar
İyi aydınlatma tasarımcıları ikna edicidir: “Kendi tutku ve karizmalarını herkesin dahil olduğu projeyi kazanmak, doğru aydınlatma bütçesini almak, tasarım şartnamesi ve vizyonunu korumak için kullanırlar. Regina Santos’un bu konudaki yorumu şöyle: “İş deneyimimde gördüğüm en etkili metot; insanları, özellikle müşteri ve müteahhiti bir araya getirmek. Tasarım atölyeleri düzenlemek, onların da katılımlarını sağlamak ve onlara armatürleri göstermek. Tüm bunlar birer anahtar. Ben müşteri ve müteahhite her zaman neyi neden kullandığımızı gösteririm.”

Üreticilere karşı nazikler
İyi aydınlatma tasarımı profesyonelleri, aydınlatma ekipmanı üreticilerini ofislerinde güzel bir şekilde karşılarlar. Çünkü onlardan “öğrenebilecekleri” şeyler olduğunu ve bunun sadece ürün hakkında olmadığının farkındadırlar. Mark Major’ın bu konudaki sözlerine ise şöyle: “Bizler elbette aydınlatma mekanizmaları yapmak ya da bunları sağlamak istemiyoruz. Ancak biz, kesinlikle, kendi bütünlüğümüzü, doğruluğumuzu kaybetmeden çözümler üretmeye yardım etmek için endüstri ile çalışmayı istiyoruz. İnsanların ürettiği şeyleri kavramazsanız yenilikçi olabileceğinizi sanmıyorum.”

Haber kaynağı:
http://luxreview.com/article/2016/02/the-8-habits-of-top-lighting-designers?nocache=1

TEILEN
Önceki İçerik59. sayı – İtalya’nın değişimi
Sonraki İçerikLED’lerde son durum

PLD Türkiye, 2005 yılından beri Türkiye’de yayınlanan mimari aydınlatma tasarımı dergisidir. Dergi, aynı zamanda aydınlatma tasarımı kavramının daha geniş kitlelere ulaşması için 2007 yılıdan beri etkinlikler düzenlemektedir. https://pldturkiye.com/hakkinda/