Eleman İhtiyacı

    14 Temmuz 2011 tarihinde, yani bundan iki sene önce, “Eğitim, eğitim, eğitim…” başlıklı yazımda, sektörde eleman ihtiyacının karşılanması ile ilgili şu satırları yazmışım:

    “Peki bu ihtiyacı nasıl karşılayacağız? Var olan durumda sektör profesyonellerinin yüksek bir çoğunluğu, eğer yurt dışında da az sayıda bulunan yüksek lisans programlarına katılmadılarsa, farklı bir meslekten gelip ya tesadüfen ya da aydınlatmaya ilgili duyarak sektöre katıldı ve çalışarak pişti. Yetişmiş eleman ihtiyacı arttıkça bu sistemin iflas edeceği, hatta etmek üzere olduğu açık. Okuldan çıktığında çalışmaya hazır kalifiye iş gücüne ihtiyacımız var.

    Bugün Türkiye’de başlı başına aydınlatma tasarımı eğitimi almanız imkânsız. Yapı Fiziği Programları içerisine yedirilmiş aydınlatma modüllerinden ya da Yapı Fiziği Uzmanlık Enstitüsü’nün (YFU) bir hafta gibi kısa bir süreliğine düzenlediği “Aydınlatma Tekniği Semineri”nden bahsetmek mümkün olsa da hayal ettiğim bunların biraz daha ötesinde. Sadece “Aydınlatma Tasarımı”na adanmış bir program. Mümkün mü? Uzun süredir hayalini kuran biri olarak mümkün olduğunu düşünüyorum. Umarım yakında güzel bir haber paylaşabiliriz.”

    Maalesef böyle bir haberi geçtiğimiz 2 senede veremedik. Çeşitli eğitim kurumları ile farklı senaryolar üzerinden yürüttüğüm çalışmalar bir sonuç vermedi. Bugün hâlâ mezun olduğunuzda “aydınlatma tasarımcısı” olarak çalışmaya başlayabileceğiniz bir program yok. Diğer yandan iki senede trend değişmedi, aksine ihtiyaç her gün artıyor. Geçen hafta bana telefonla ulaşıp “Aydınlatma tasarımcısı arıyoruz, senin etrafında/tanıdığın kimse var mı?” diyen 5 firma var. Daha da acısı tercihen tecrübeli birini arasalar da, hevesli ama deneyimsize de razılar. Çünkü talebe karşılık arzda büyük sıkıntı var.

    Bu kısır döngünün başka bir sonucu ise genç aydınlatma tasarımı ofisi sayısında yakın bir zamanda karşılaşacağımız sayı artışı. Aydınlatma tasarımı ofislerinde 2 ila 5 sene arası çalışıp deneyim kazanan genç ekipler, kendi ofislerini açma yoluna gidiyorlar/gidecekler. Bu sürenin mimari ofislerde çok daha uzun olduğunu söylemek mümkün. Hatta aydınlatma tasarımı alanında Avrupa’ya baktığımızda da bu süre için çok kısa bir deneyim denebilir. Bu anlamda, her ne kadar daha önce defalarca yazdığım gibi ben olumlu bulsam da, bu durumun sektöre etkisi tartışmaya açık. Önce sayı artışı, sonra piyasa şartları ile kalite düzenlemesi denklemi çalışacak mı göreceğiz. Kaçınılmaz olan ise yakın zamanda birer birer bu yeni ofislerden haberdar olacağımız gerçeği…

    Tüm bu karmaşa içerisinde güzel haber ise çok yakınımdan geldi. Aydınlatma tasarımcısı, yakın arkadaşım, sevgili Mustafa Seven’in imzasını taşıyan “Mimari Aydınlatma Tasarımı Eğitimi” programı Eylül ayı itibariyle hayata geçiyor. Bilgi Eğitim bünyesinde Santral İstanbul’da gerçekleşecek eğitime kayıtlar açılmış durumda. Her anlamda çok önemli bir adım. 1,5 ayın sonunda “aydınlatma tasarımcısı” olmayacağınız açık. Ancak bu sürede temel bir yaklaşım ile karşılaşacağınızı, bu sayede hevesli iseniz ilginizi ölçebileceğinizi ya da biraz da olsa bilgi sahibi iseniz seviyenizi geliştirebileceğinizi söylemek mümkün. Sektöre insan kazandırmak noktasında çok önemli bir işlev.

    Bu eğitim programı büyük bir eksik için ufak ama önemli bir adım. Umarım doğan bu umut ışığı başarılı olur ve hızlıca daha geniş dönemlere, belki bir sertifika programına, belki de bir master programına dönüşür. Umarım bir kıvılcım çakar, kendisi dönüşemese bile başkalarına ilham kaynağı olur. Ne olursa olsun, “aydınlatma tasarımı” için bugün dünden daha umut dolu.

    Bir sonraki sayımıza kadar ışıkla kalın…

    Emre Güneş
    Professional Lighting Design Türkiye


    Also published on Medium.