Çalışma alanı projesi: Stuttgart (Almanya) kentinde Drees & Sommer Genel Merkezi

Metin: Joachim Ritter
Fotoğraflar: Zooney Braun

Ofis tasarımı ile ilgili konseptler gittikçe yeniden tanımlanıyor gibi. Bazen büyük alanlı ofisler, bazen tek bir ofis bazen de grup ofisleri oluşturuluyor. Bir şekilde henüz mutlu olacağımız bir çözüme ulaşamamış gibiyiz. Belki de ofislerin baştan sona farklı talepleri olduğu içindir. Bu nedenle bu sayıda şeffaf bölge konsepti örneği ayrıntıları ile tanıtılıyor. Işık sadece ofisin derinliğini aydınlatmıyor aynı zamanda belli bölgeleri de tanımlıyor. Sonuç: Daha esnek bir yapı oluşturulamazdı.

Drees & Sommer AG, ağırlıklı olarak proje yönetimi konusunda hizmet veren uluslararası bir kuruluş. Şirketin genel müdürlüğü Stuttgart’ta ve dünya çapında 35 ülkede temsilciliği var. Firma merkezinin yeniden tasarlanması ile şirketin çalışma ve iletişim yapısı temelden değişime uğradı. Çalışanlarının çoğunun daha çok dışarıda görevde olmasından dolayı iş yerinde sabit bir yer tutma prensibi kırıldı ve iş yerinde sabit bir yere bağlı kalmadan çalışma sisteminin oluşturulması gündeme geldi. Projede yüksekliği ayarlanabilir çalışma ortamları kullanıcıya göre ayarlama imkanı sunuyor. Aynı zamanda çalışma yerinin en optimum seviyede kullanımını sağlıyor.

Tüm alanların çeşitli şekillerde kullanılabilmesi için ayrı tekli ofisler, takım çalışmasına elverişli alanlar, çoklu çalışma yerleri ve daha özel görüşmelerin yapılabileceği mekânlardan oluşan bir karma düzen kuruldu. Toplantı ihtiyaçlarına uygun olarak iletişim noktaları farklılaştırıldı. Eskiden uygulanan “departman düşüncesi” baz alınmadı. Çalışanlar merkezden uzak görev yaparken ihtiyaca göre kendi bölgelerinin ötesinde yetkinlik ekipleri oluşturabiliyorlar. Gerektiğinde iletişim yolları verimli bir şekilde kısaltılıyor.

Yeni ofis dünyası, akıcı mekânlar, özgürce ayarlanmış dinlenme adacıkları ve yazıcı-faks cihazları için yarım yükseklikte işlevsel mobilyalar ile ortaya çıkıyor. Her tarafı görecek şekilde ayrılmış ofisler alanın tamamının bir parçası olarak algılanıyor. Bir piksel grafiğinde; zemine döşenen halı, masa ve yürüme alanları tanımlandı. Grafik aynı zamanda mekânın tamamının dinamizmini öne çıkarttı. Asistanların çalışma bölümleri mekândaki merkezi noktalara yerleştirilmiş ve ilgili ekibe hizmet verecek şekilde. Yarı yuvarlak şekilli masa ise mekândaki özel işlevini vurguluyor. Merkezde oluşturulan alanlara entegre edilen yan odalar çepeçevre bir dolap duvarına sahip. Malzeme depolama, kilitlenebilir dolaplar ile mekânın havalandırmasına yönelik donanım da bunların içinde. Pazar yeri ile bina içine merkezi bir iletişim noktası oluşturulmuş. Şirket bünyesinde molalarda kullanılan kafeterya bilgilendirme amaçlı toplantılar ve müşteri toplantıları için de kullanılıyor. Uzun tutulmuş bir bölümde üç ada şeklinde yerleştirilmiş dörder kişilik oturma ortamı sunularak özel görüşmelere yer sağlanmış. Hemen önünde ise büyük bir ekip toplantısı veya molalarda sosyalleşme amacıyla uzun bir masa bulunuyor.

Bar ise mutfağı mekândan ayırıyor ve bir fincan kahve eşliğinde sohbete fırsat sunuyor. Kısa molalar için bekleme alanına yerleştirilen iki kişilik küçük masalar; oturma yeri açısından sağlanan çeşitliliği tamamlıyor. Hemen önündeki dış teras mekânın, Ofis Kampüs alanının merkezindeki avluya kadar genişlemesini sağlıyor

Mekânın derinliği, bununla birlikte doğal aydınlatmadan faydalanma zorluğu iyi tasarlanmış bir ışık ve malzeme konsepti ile aşılıyor. Gün ışığının giriş yoğunluğunda azalmaya karşı zemindeki halının aydınlık-karanlık kısmı ters kullanılıyor. Dolap kapakları akasya ağacından yapılmış ve alanın ortasına tavana yerleştirilen bir LED ışık bandı ile aydınlatılıyor. Masaların üzerinde yoğunlaştırılan ışığın, hareket edilen bölgelerde dağıtılmış ışık ile birbirine geçişi sayesinde sürekli değişen ve aynı zamanda işlevine uygun bir ışık ortamı yaratılıyor. Aydınlatmanın temeli alışıldık tarzda ve sade. Temel aydınlatma için Downlight, Wallwasher ve LED tekniğine dayanan nokta ışıklıkları kullanılıyor. Her şey normlara uygun.

Tüm bu yapılanlar, ofisi yaşam alanına dönüştürmek ve iletişimin istenilen şekilde sağlandığı mekân olarak tasarlamak için sorumluluk alan aydınlatma planlamacısına yetmedi. Zira bölgeler cam ile tanımlanabiliyor ve sınırlanabiliyordu ancak mekânın asıl görüntüsü uygun ışık ile öne çıkacaktı.

Yine de Hofmann’ın konseptinde işleve odaklanma ve ciddiyet var. Bu nedenle artık bir sahne veya senaryodan bahsetmiyorum. Aslında Stefan Hofmann’ın aydınlatma planlaması çalışmalarındaki yaklaşımı, tam da mekân yapısı, ışık ile mekân tanımı ve ortamı ile açıklanabilir.

Bazı önemli alanlar LED ışık hatları ile tanımlanıyor. Bu alanlar belli çalışma gruplarının ve bölgelerinin açılması ve kapatılması için bir ışık kumanda tablosu üzerinden yönetiliyor. Işık kumanda sistemi DALI sistemine dayanıyor. Her çalışma ortamı, gün ışığı sensörlü doğrudan/dolaylı sarkıt profiline sahip ve bu nedenle gün ışığı akışını takip ediyor. Ayrıca tüm çalışma yerlerinde hareket sensörleri bulunuyor. Fuaye ise daha üst seviyede çalışan bir ışık kumandasına sahip. İçeri giren gün ışığını takip işlevi; “karanlık algılama sensörü teknolojisi” ile çalışıyor ve ışık duruma göre sensör yavaşça geçiş yapıyor. Aslında ışık yönetimi çok daha fazla ilgi gerektiren bir alan. Bunun karşılığında yatırımlar çok daha yüksek. Ancak, doğru bir planlama yapıldığında ve uygulandığında bu tür sistemlerin geri dönüşü çok kısa bir süre içinde oluyor.

Drees&Sommer AG Genel Merkezi’nin yeniden tasarlanması ile şirket yepyeni bir çalışma felsefesine geçiş yapmış oluyor. Sabit bir çalışma yerinden “çalışma yeri olmayan” bir ofise geçiş, aynı zamanda esnek çalışma zamanının olduğu çağdaş bir iş dünyası ortamına ve gün be gün değişen ekip büyüklüğüne çok uygun bir yapı. Yirmi yıllık eski bir binanın bu şekle dönüştürülmesi, iletişimin güçlü olmasının istendiği bugünün ve yarının çalışma ortamı, çeşitli işlevsiz duran varlıkları farklı kullanmanın çok iyi bir örneği.

Projeye katılanlar:

Mimarlar: Ippolito Fleitz Group, Stuttgart/Almanya
Aydınlatma tasarımı: Lichtwerke GmbH, Köln/Almanya
Proje yönetimi: Stefan Hofmann


Also published on Medium.