Bir daha aydınlatma armatürü almamalısınız; işte nedeni        

Aydınlatma endüstrisi hizmet sektörü haline gelecek mi? Bu soru daha doğru şöyle sorulabilirdi; Gelecekte aydınlatma armatürlerinizi satın mı alacaksınız yoksa kiralanacak mı?

Ben aydınlatma armatürlerinin satın alındığı günlerin geçeceğini ve bunun sebebinin de IoT (Nesnelerin İnterneti), akıllı binalar ve teknolojinin hızla gelişmesi olacağını düşünüyorum.

Bu konudaki ilginin basit bir sebebi var. Yeni teknolojiler sayesinde insanlar nereye giderse gitsin, aydınlatma armatürleri artık orada.

Sensörlerin ve işlemcilerin küçülmesi önemli, çünkü bu her tür detektörün armatürlerle beraber çalışmasına olanak veriyor, üstelik ucuz ve yer kaplamıyor.

Bir akıllı telefonun navigasyon (satnav), görüntü işleme, ısı sensörü gibi tüm aktif parçalarının 2 gramdan daha hafif olduğunu biliyor muydunuz? Telefonun ağırlığı pil, gövde, cam gibi işlemci olmayan parçalardan geliyor. Bu da demektir ki, armatürün sadece bir alanı aydınlatmaktan çok daha fazla işlevsel olması mümkün.

Gece ve gündüz ışığına göre açılıp kapanma, PIR (Passive Infrared Sensor) gibi hareket algılayıcıları alıştığımız armatür özelliklerinden. Çok yeni olarak termal sensörler insanların hareketlerini takip edebilmeye ve bunun bilgisini akıllı binalarla paylaşmaya başladı. Bu özellik bakım çizelgelerini ve ısıtma ile havalandırmayı optimize etmek için de kullanılabilir.

Yer bilgisi alışveriş yapan kişilere en iyi fırsatları sunabilmek için perakende ortamında da kullanılır.

Üreticilerin çok cesur olması gerekiyor. Akıllı aydınlatmayı en etkin şekilde üretimlerinde kullanmalılar.

Benzer şekilde, sokakta da sensörler, trafiği kontrol etmek, park yeri bulmak veya hava durumu hakkında bilgilendirme ve uyarılar için kullanılabilir.

Tüm bu özellikler, bir armatürü geleneksel işlevinin ötesine geçiriyor. Ayrıca diğer pek çok aydınlatma dışı disiplinin uzmanlığını da gerekli kılıyor.

Armatür üreticileri için sorun; robotik montaj ve üretim, düşük maliyetli malzemeler, LED’ler, sensörlerdeki şiddetli küresel rekabet. Bu, basit donanımlar üreterek çok fazla kazanç elde edilemediği anlamına geliyor. LED’lerin uzun kullanım ömürleri nedeniyle sadece flüoresan veya HID (High-intensity Discharge) lambaların muadili ürün satarak çok fazla gelir elde edilemeyeceği de ortada.

Eğer üreticiler sektörde kalmak istiyorlarsa katma değer yaratmak için başka bir yol bulmaları gerekiyor. Bazıları akıllı aydınlatmaya geçmiş olsa bile bunlar çoğunlukla kablosuz karartma ve sabit aydınlatma sürücüleri gibi ilave özelliklere sahip standart aydınlatma armatürleri.

Halbuki  veri toplama, yazılım, bakım, kontroller ve iletişim hakkında bilmesi gereken çok şey var. Tam da bu noktada, Zumtobel lansmanında, yazının en başında bahsettiğimiz bu kiraya verme durumu, bir dizi ilave bağlantı, veri toplama, leasing ve bakım hizmetleri ile ilgili bilgiler verildi.  Diğer şirketlerin benzer bir rotayı izleyeceklerini ümit ediyorum.

Endişem şu ki, aydınlatma şirketleri bu fırsatı kaçırırlarsa, aydınlatma hakkında hiçbir şey bilmeyen diğer bazı şirketler sektörü devralacak.. Ancak bu tartışma başka bir yazının konusu.

Görüş: Alan Tulla, Lux Teknik Editörü

Haber kaynağı: http://luxreview.com/article/2018/02/you-ll-never-buy-a-light-again-here-s-why-