Artık baskı yok

Çocuk doktoru Uhlig’in muayenehanesi eskiden bir matbaa idi.

Metin: Joachim Ritter
Fotoğraf: Erco

Eski binaların kullanım şekli rahatlıkla değiştirilebiliyor. Ancak, eski bir matbaayı bir çocuk doktoru muayenesine dönüştürmek başta kulağa çok değişik ve hayret uyandırıcı geliyor. Diğer yandan, Hamburg’daki Dr. Uhlig muayenehanesinin, geçmişin değil, renklerin ve ışığın ortamı tanımladığını ortaya koyuyor. Üstelik yeni hassas ışık tekniği ile sınırsız imkanlar sunuluyor.

Tabii ki eski Grindeldruck matbaasının farklı kullanım için restore edilmesi çok kolay bir iş olmadı. Matbaa içinde kullanılan alan talebi, bir çocuk doktorunun muayenesinde talep edilen alanlardan bariz bir şekilde farklı. Kapsamlı bir inceleme çerçevesinde eski binanın içinde sağlığı tehdit edecek ve de etkileyecek (koku) olup olmadığı araştırıldı. Proje, bir çocuk doktorunun muayenehanesinden beklenen şartları sadece sağlamayacak aynı zamanda yapı kurallarına da uygun olacaktı.

Muayenehane, hastalar için bekleme salonları ve farklı muayene odaları ile personele ayrılmış odalar olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Bölümler dar bir koridor ile birbirine bağlı. Eskiden baskı alanlarının olduğu aşağı doğru inen zeminde artık muayene odaları bulunuyor. Personele ayrılmış kısım ise en arka noktada. Her iki alandaki geçişte görülen seviye farkı ise büyük bir zorluğu beraberinde getiriyor, çünkü basamak kullanılabilecek bir seçenek değil.

Dışardan görünen çelik taşıyıcı ve destekli büyük duvar alanı, olduğu gibi bırakıldı ancak eski çalışma ortamının sertliği kaybettirildi. Bunun için muayene odaları özel bir ortam olarak ve açık, havadar bir iç mekan olarak tasarlandı. Mekanın merkezindeki geniş alan eski, ancak üzerinde herhangi bir değişiklik yapılmayan tavan konstrüksiyonu ile öne çıkıyor. Bu alanda odalar yapıldı. Tavan yükseklikleri daha az. Ortama uygun olarak ayarlanmış bir aydınlatma konsepti ile mekanın cazibesi ortaya çıkartıldı.
Zemin için seçilen kaliteli malzeme ile bölgelere ayırma işlemi desteklendi. Muayene odalarında beyaz, kaygan meşe görünümlü vinil kaplama, iç alanlarda ise mavi renkli poliüretan kaplama uygulanmış.

Dr. Uhlig muayenehanesi tekrar tekrar görülmeye değer. Beğeni logoda başlıyor, renk konsepti ve özel mobilya tasarımları ile devam ediyor. Tabii ki küçük hastaların kendilerini bu mekanlarda iyi hissetmeleri önemli. Her tedavi odasının renk konsepti ile desteklenen kendine özgü tasarımı var. Her odaya kendine özgü bir hava veren ve mekanların sınırlarını belirleyen dört renk kullanılıyor. Temel renkler çocuklar tarafından çekici bulundu. Bu renklerle tasarım konsepti her yerde algılanıyor. Muayene odalarının kapıları dışarıdan farklı renklere sahip. Oda içinde ise iki renkten biri farklı kombinasyonlarda kullanılmış.

Eski matbaanın özelliğine bağlı özel havasının, yapılan değişiklik sonrasında da hissedilebilir ve görülebilir olması istendi. Aydınlatma tasarımının mimari konsepte entegre edilmesi gerekiyordu. Kirişli tavan açık bırakıldı ve sadece bazı köşeleri düzeltildi ancak değiştirilmedi.

Projeyi çalışanlar burada bir standart aydınlatma konseptinin uygulanamayacağını hemen anladı. Işığın, bazı bölümleri öne çıkartması ve tüm alanı kapsayacak bir hava yaratması gerekiyordu. Israrla öne çıkan çözüm raylı sistem oldu. Masif beton alanları ve kirişli tavanlar nedeniyle yapıya herhangi bir şeyin entegre edilmesi mümkün değildi. Asma tavan uygulaması ve eski mimariyi yok etme ise söz konusu bile olmazdı.

Projektörler ile mekanlar doğru, vurgulayıcı ve ortam yaratıcı bir ışıkla aydınlatılıyor ve böylece daha rahat ve oyuncul görünüyor. Işık, muayene odalarına hakim olan o tipik havayı ortadan kaldırıyor. Projektörlerin her biri ayrı ayrı ayarlanabiliyor ve LED tekniği sayesinde renklerler oluşturulabiliyor. Bu şekilde ışık desenleri ve hatta renk noktacıkları oluşturuldu ve monoton bir görüntünün ortaya çıkmaması sağlandı. Mavi ve sarı boyalı alanlar ışıkla daha değerli bir görünüm kazandı. Projede en önemli konulardan biri mekanlar içinde “beyaz” klasik bir klinik havası yaratmamaktı.
Bu örnek, ışık tekniğinin standart araçları ile nasıl keyifli çözümlerin yaratılabileceğini gösteriyor. Tabii ki ray sistemi bir şekilde sonradan takılmış yabancı bir cisim gibi algılanıyor. Ancak duvardaki ışık oyunlarının kalitesi ray sistemini kabul edilebilir kılıyor. Çünkü buradaki sonucu ray değil, lamba sağlıyor.

Projeye katılanlar:
Mimari group: Henrik Diemann Mimarları
İç dekorasyon ve renk tasarımı: Christiane von Wietersheim

Uygulanan ürünler:
LED projektörleri, 24 Watt, sıcak beyaz/RGBW, her yansıma açılı, Erco
LED projektörleri, 12 Watt, sıcak beyaz, Erco

Kontrol: Dali


Also published on Medium.