Ankara Dayanışma Akademisi’nden Işık Kirliliği semineri 26 Ekim’de başlıyor

Kısaca, ışığın olmaması gereken yerde bulunması durumu olarak tanımlanan ışık kirliliği, ortamın (gecenin) doğal ışık miktarının yapay ışık (insan yapımı aydınlatma) kullanılarak ihtiyacın ötesinde değiştirilmesiyle ortaya çıkar. Sanayi devrimiyle hayatımıza geri dönüşümsüz olarak giren ve modern hayat anlayışıyla perçinlenen bina ve sokak aydınlatmaları, fabrika ve ticari mülkiyet alanlarındaki aydınlatmalar, reklam panolarında kullanılan aydınlatmaların hepsi ışık kirliliğinin kaynaklarıdır.

Peki, ilk cümlede bahsettiğimiz “olmaması gereken yer” neresidir? Bu “gereklilik” nereden çıkmaktadır? “İhtiyaç” nasıl tanımlanır? Her ne kadar henüz bilmediğimiz çok şey olsa da, bu sıraladığımız soruların cevapları ışığın yanlış yerde, yanlış yönde, yanlış miktarda ve yanlış zamanda kullanılmasının olumsuz etkilerinin zamanla anlaşılmış olması nedeniyle verilebilmektedir.

Modern hayatlarımızda yapay ışık miktarının ve buna maruz kalınan sürenin artmasıyla, ışığın ekonomiye, ekolojik dengeye, doğal/vahşi hayata ve insan sağlığına olan etkileri de fark edilir olmuştur. Bu anlamda, ışık kirliliği farklı bilim dallarının ortak çalışma konusu hâline gelmiş ve önlem alınması kaçınılmaz olmuştur. Bu da ancak, kural yapıcıların ve uygulayıcıların dikkatinin bu noktaya çekilmesiyle ve toplumsal farkındalığın artırılmasıyla mümkündür.

Bu amaçla, Türkiye’de ilk defa ışık kirliliği kavramının çok yönlü olarak ele alındığı bir ders serisi düzenlenmektedir. Ücretsiz ve ilgi gösteren bütün katılımcılara açık olan ders kapsamında: iyi-kötü, doğru-yanlış aydınlatmalar ve tasarım detayları örneklerle anlatılacak, evrimsel süreç içinde canlıların fizyolojik süreçlerini belirleyen ve biyolojik saatlerini oluşturan 24 saatlik gündüz/gece döngüsüne yapay aydınlatmayla yapılan müdahalenin etkilerinden ve sonuçlarından bahsedilecektir.

Işık kirliliğini görünür kılan fiziksel süreçler, yanlış aydınlatmanın enerji kaybı ve ekonomik boyutu ile hava kirliliğine olan etkisi tartışılacaktır. Işık kirliliğine yönelik kamusal politikalar üreten ülkeler ve geliştirdikleri modellere örnekler verilerek Türkiye’de ışık kirliliği ile mücadele çalışmaları kronolojik olarak anlatılacaktır.

Ankara’da İrene Kültür Evi’nde yapılacak ve toplamda 6 hafta sürecek seri 26 Ekim’deki açılış dersiyle başlayacak. Çok sayıda ülkede hali hazırda yasal düzenlemelerin olduğu ve ülkemizde de yasa tasarılarının hazırlandığı ışık kirliliğini engelleme çalışmaları, farkında olmasalar bile geniş bir kitleyi yakından ilgilendirmektedir. Bunlar arasında, üniversitelerin Mimarlık ve Mühendislik fakültelerindeki öğrenci ve öğretim üyeleri, aydınlatma ve armatür tasarımcıları/üreticileri, belediyeler sayılabilir. Derslerin, genel ve tartışmaya açık bir şekilde entelektüel bir etkileşim içinde geçmesi, katılımcıların amatör ve/veya profesyonel bilgileriyle derse katkı sunmalarıyla zenginleşmesi beklenmektedir. Serinin sonunda çıkması hedeflenen kitap, ışık kirliliği konusunda Türkiye’deki hem ilk kitap olacak hem de özellikle son yıllardaki kaynak ihtiyacını bir nebze bile olsa giderecektir.

Detaylı bilgi için: Doç. Dr. Bülent Aslan, [email protected]
www.isikkirliligi.org


Also published on Medium.