Alman Çeşmesi

Tarihten Günümüze Değerli Bir Armağan: Su

Aydınlatma Tasarımı ve Metin: Özgen Özen*

1 2 3

19. yy sonunda Alman İmaparatoru tarafından İstanbul’a ve Sultan II. Abdülhamid’e hediye edilen Alman Çeşmesi’nin aydınlatma konsept çalışması; günümüzün yok olan değeri su, suyun korunması ve kuraklığa dogru giden insan hayatı üzerine kurulmuştur. Tasarım çalışması; yok olan bu değerin, Osmanlı refahının simgeleri çerçevesinde korunarak, onun değerli bir hazine, değerli bir taş, elmas gibi sunulması ve bu değerin geleceğe aktarılması üzerine oluşmuştur.

19. yy sonunda Alman İmaparatoru tarafından İstanbul’a ve Sultan II. Abdülhamid’e hediye edilen Alman Çeşmesi’nin aydınlatma konsept çalışması; günümüzün yok olan değeri su, suyun korunması ve kuraklığa dogru giden insan hayatı üzerine kurulmuştur. Tasarım çalışması; yok olan bu değerin, Osmanlı refahının simgeleri çerçevesinde korunarak, onun değerli bir hazine, değerli bir taş, elmas gibi sunulması ve bu değerin geleceğe aktarılması üzerine oluşmuştur.

Merkezdeki su haznesine yüklenen “elmas değerindeki taş” ve kubbeye yüklenen “altın sandık” anlamları birbirileri ile örtüşerek bize suyun korunması ve geleceğe miras bırakılması gerekliliğini anlatmaktadır. Tarihte bolluk içinde kullanılan suyun, çeşmelerden şelale misali altın kaplara akması anlamının ifadesi mermer musluklara yüklenmiştir. Su haznesinin etrafındaki sabit kanepelerin insanları birleştirici özelliği, su basında toplanma geleneğini vurgulaması, bu elemanlara dikkat çekilmesi gerekliliğini getirmiştir. Suyun değeri elmas tasına, rengi ise Osmanlı geleneksel sanatlarında bolca kullanılan turkuza vurgu yapmaktadır. Etrafına saçtığı ışıltı ise altın renkli madalyonlarda kendini göstermektedir.

4 5

Suya verilen tüm bu anlamların görsel ifadesi aydınlatma konsept çalışması led ürünleri kullanılarak sağlanmış ve küresel ısınmaya karsı bireysel bir önlem alınmışıtır. Az enerji harcayan ışık kaynakları kullanımı bize küresel ısınmaya karşı dur deme ve hayatımızı geri kazanma şansı tanımaktadır.

Çeşmenin kubbe üstü lineer ledline’lar ile aydınlatılmıştır. Kubbe içi ve su haznesi ise led flood yönlendirilebilir spotlarla aydınlatılmıştır. Bu spotlar kolonlara kelepçeler ile monte edilerek; 4’ü yukarıya kubbe içine, 4’ü aşağıya su haznesi üzerine yönlendirilmiştir. Kemerlerin üzerindeki madalyonlar yere gömme decoscene dar açılı ve yönlendirilebilir armatürler ile vurgulanmıştır. Önüne kamaşma önleyici kullanılarak çevredeki insanlarda kamaşma problemi yaratmaması amaçlanmıstır. Musluk altları ve içleri, su haznesinin üstündeki taç pervaz, kanepe altları uygun yerlerine led stringler yerlestirilerek aydınlatılmıştır. Renk seçimi olarak tasarım açısından altını simgeleyen amber ve Osmanlı sanatında bolca kullanılan ve de suyu, denizi simgeleyen turkuaz rengi kullanılmıştır.

Alman çeşmesinin tarihi yarımada içindeki yeri ve çevresindeki yapılarla ilişkisi ışık ile özenle sağlanmış ve su, bu değerli yapılar arasında odak noktasına konumlanmıştır. Yarımadayı çevreleyen suyun meydan içine alınarak insanlara sunulması Osmanlı geleneğinin devamı olarak görülmüştür. Alman Çeşmesi’ne yüklenen bu değerli misyon ve görsel anlamda ledlerle ifade edilen bu tasarım çalışması, çeşmenin ve tarihi yarımadanın değerine değer katmaktadır ve suyun önemini bize tekrar hatırlatmaktadır.

* Bu çalışma Philips ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Gençlerin Işığı İstanbul’u Aydınlatıyor” yarışmasında birinci seçilen projedir. Yarışmanın iletişim sponsoru olarak dergimizde birinci projeye yer veriyor ve Özgen Özen’i tebrik ediyoruz.