36. IALD Uluslararası Aydınlatma Tasarımı Ödülleri, IALD Excellence Ödülü: Londra Gaz Depoları, Londra – İngiltere

Speirs + Major‘ın İngiltere, Londra’daki Londra Gaz Depoları‘ında gerçekleştirdiği aydınlatma tasarımı, IALD Excellence Ödülü’nün sahibi oldu.

Londra’daki Gaz Depoları’ndan oluşan üçlü binadaki 145 daireyi hoş bir parıltı kuşatıyor ve buradan etrafa yayılıyor.

Speirs + Major tasarımcıları, gölge ve ışık oyununu kullanarak eski ile yeniyi, üç tarihi demir iskeletin endüstriyel mimarisi ile kentsel dönüşüm ürünü modern iç mekânları yan yana getiriyor.

Bir jüri üyesi projeyi “kesinlikle etkileyici bir realiteye dönüşen müthiş bir konsept” olarak tanımlıyor.

Mimarlar, mühendisler ve yüklenicilerle gerçekleştirilen yakın işbirliği sonucunda, aydınlatma tasarımı görünür birkaç armatür ve bilinçli entegre yaklaşımla odak noktasının entegrasyon olduğunu sergiliyor. Binanın tasarımını, görünen birkaç armatür, benzersiz özel yapım, ışıltılı tüp şeklindeki fenerler halinde yansıtıyor.

Çoklu lense sahip LED ışık kaynakları, sütunların ön yüzünden yukarı doğru süzülerek mimariyi vurguluyor. Bu ışıklar, tarihi iskelete zarar vermemek ve ışığın pencerelerden içeri süzülmesini en aza indirgemek için demirlere manyetik olarak eklendi. Bu sayede orta dış alan parlarken iskeletler de parıltılı bir kalp gibi olumlu anlamda “yanıyor” görünüyor.

Çatı katındaki bahçede diğer dış aydınlatmalar bulunuyor. Buradaki özel yapım fenerler, Londra manzarasına engel olmadan odak alanları oluşturuyor. Bilinç bir şekilde sıcak ışık, Londra Gaz Depoları ile çevresinin eski amacına işaret eden tarihi bir referans olarak gaz ışığını çağrıştırıyor.

İç mekân aydınlatması da ayrıntılara karşı aynı özeni gösteriyor. Pek çok jüri üyesi, bu özenin “projenin genelinde çok başarılı bir şekilde uygulandığını” ifade ediyor.

Ayarlanabilir beyaz ışık, gizli bir içbükey kemerden sade bir şekilde yayılarak açık avluyu aydınlatıyor. Işıklar, günün belli saatlerine göre değişecek şekilde programlandığı için binanın sakinleri ve ziyaretçiler, yukarıdaki gökyüzünü ve aşağıdaki yapay ışığın farkına varabiliyor.

Avluda ayrıca takoz şeklindeki iç mekân peyzaj elemanlarının altına yerleştirilen lineer aydınlatma da bulunuyor. Bu lambalar işlevsel aydınlatma sağlamaya yönelik. Üst katlarda yukarıdan bakan bina sakinleri, etraflarındaki iç mekân düzenlemesine benzer formlar görüyor.

Akşam olduğunda karanlığa bürünen cam kubbe ve yapı bunları bir aynaya dönüştürerek daha fazla yansıtma sağlayan bir kaleydoskop oluşturuyor ve günün hangi saati olursa olsun sanatsal işlev görüyor.

Endüstriyel dış mekânların daha keskin olan aydınlatmasının aksine, dairelerin aydınlatması daha yumuşak, daha insancıl ve buna rağmen işlevsel. Her daire, dokulu bir difüzör içine yerleştirilmiş, kağıt filtreli, özel olarak tasarlanmış bir giriş ışığına sahip. Bu seçim, tasarımcıların, site ve proje genelinde hem insani hem de endüstriyel ölçeği yeniden oluşturma isteğini sergiliyor.

Speirs + Major’ın insan sıcaklığı ile endüstriyel güç arasındaki karşıtlık ve bu ikisinin ne kadar kolay bir araya gelebileceği üzerinde derinlemesine düşündüğü, bu planın arkasındaki olağanüstü vizyonda (eğriler, kırılımlar ve entegrasyon) görülüyor.

Projeye katılanlar: 

Aydınlatma tasarımı: Mark Major, FIALD, Andrew Howis, Benz Roos, Neville de Sa

Mimari: Wilkinson Eyre Architects

Peyzaj: Dan Pearson

İç Mimari (Daireler): Jonathan Tuckey Design

Yapı mühendisleri: Arup

Çevre / Mekanik ve Elektrik Mühendisleri: Hoare Lea

Fotoğraflar: © Peter Landers, © James Newton, © Speirs + Major