<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>PLD Türkiye - Mimari Aydınlatma Tasarımı Portalı &#187; Editör&#8217;den</title>
	<atom:link href="http://pldturkiye.com/editorden/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://pldturkiye.com</link>
	<description>Mimari Aydınlatma Tasarımı Portalı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 20 May 2012 08:44:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=</generator>
		<item>
		<title>Ah LED vah LED</title>
		<link>http://pldturkiye.com/editorden/ah-led-vah-led.html</link>
		<comments>http://pldturkiye.com/editorden/ah-led-vah-led.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 May 2012 10:00:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PLD Türkiye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Editör'den]]></category>
		<category><![CDATA[aydınlatma tasarımı]]></category>
		<category><![CDATA[led]]></category>
		<category><![CDATA[light&building 2012]]></category>
		<category><![CDATA[OLED]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pldturkiye.com/?p=6870</guid>
		<description><![CDATA[Nisan ayında Frankfurt. Kulağa pek romantik gelmediğinin farkındayım. Ancak 2 senede bir, her aydınlatma profesyonelinin katılmak zorunda olduğu bir ritüel: Light&#38;Building Fuarı. Fuarın büyüklüğü ve yoğun tempo, şehri (neyse ki) ziyaret etmenize izin vermiyor. 6 günlük bu maraton dahilinde hem yeni gelişme, teknoloji ve tasarımlara şahit olmaya hem de Türkiye ve Dünya’daki aydınlatma dostları ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-medium wp-image-6375 alignleft" title="emre-gunes-cropped" src="http://pldturkiye.com/wordpress-pldt/wp-content/uploads/2011/07/emre-gunes-cropped-195x215.jpg" alt="" width="195" height="215" /> Nisan ayında Frankfurt. Kulağa pek romantik gelmediğinin farkındayım. Ancak 2 senede bir, her aydınlatma profesyonelinin katılmak zorunda olduğu bir ritüel: Light&amp;Building Fuarı. Fuarın büyüklüğü ve yoğun tempo, şehri (neyse ki) ziyaret etmenize izin vermiyor. 6 günlük bu maraton dahilinde hem yeni gelişme, teknoloji ve tasarımlara şahit olmaya hem de Türkiye ve Dünya’daki aydınlatma dostları ile bir araya gelmeye çalışıyorsunuz. Bu sene de öncekilerden farklı değildi, bol bol sohbet edildi. Ancak konu yeni bir tasarım görmek olduğunda fuar, benim için tam bir hayal kırıklığı oldu. 2010 yılında üst noktaya ulaşan LED çılgınlığına eklenecek bir şey yok. Özetle: aynı fuarı alın az da olsa diğer ışık kaynağı kullanan armatürleri de LED’e çevirin, biraz da tamamen gösteriş için OLED (Organik LED) ekleyin. Son olarak ise LED’in enerji verimliliği, uzun ömürlülüğü, muhteşemliği vs. ile ilgili rakamlarla dolu bolca pazarlama dokümanı ekleyin. Alın size Light&amp;Building 2012.<span id="more-6870"></span></p>
<p>Açıkçası bu durumu şu anda hep beraber yaşadığımız şaşkınlık sürecine bağlıyorum. LED o kadar hızlı bir şekilde pazarı şekillendirdi ve hala şekillendiriyor ki hızı karşısında çoğumuz kendimizi çaresiz hissediyoruz. Durumu son sürat ilerleyen bir trene benzetmek mümkün. Bir tarafta makinist koltuğunda oturan büyük üreticiler, diğer yanda treni kaçırmak istemeyen takipçiler. Herkes biraz tedirgin, korku dolu ama hiç bir şey yokmuş gibi de aceleci. Bilinmeze doğru bir yolculuk halindeler.</p>
<p>Aslında aydınlatma sektörü çok kez bu değişime tanıklık etti. Her yeni ışık kaynağında pazarın asla eskisi gibi olmayacağı, eski teknolojilerin tamamen kullanımdan kalkacağı gibi ifadeler kullanıldı. Olan ise basitçe pazar paylarının değişmesi ancak asla bir ışık kaynağının tamamen domine ettiği bir pazar olmadığı gerçeği idi. LED için de bu durum geçerli. Sadece LED kullanılan bir dönem asla olmayacak, hatta yasaklamalar olmasa bugün enerji verimliliği adı altında yok edilmeye çalışılan enkandesan lamba bile aramızdan ayrılmazdı. Her ışık kaynağı en iyi işlev gördüğü alanda hayatını sürdürmeye devam etti, edecek.</p>
<p>LED de ise farklı bir durum var. LED buluş yapılan son ışık kaynağı olabilir. Nedenini açıklayayım. Projeksiyon şöyle: 2020 yılı itibariyle LED’in fiyatı görebileceği en dip noktayı bulacak. Yani karlı olmaktan çıkacak. Verimi ise ulaşabileceği maksimum seviyelere yaklaşacak. Bu durumda herhangi bir aydınlatma üreticisinin milyarlarca dolarlık bir AR-GE yatırımı yaparak bu verim seviyesini geçmeye çalışması çok mantıklı durmuyor. Çünkü tüm bu yatırımların bir şekilde geri ödenmesi gerekiyor. Ve elde edeceğiniz verim ile bu maliyeti karşılayacak kadar kar etmeniz çok olası gözükmüyor. Bugün LED’in arkasına aldığı rüzgarın temelinde de bu geri dönüşüm için sürenin gitgide azaldığı gerçeği var.</p>
<p>Peki ne olacak? Benden gelmesine şaşırmayacağınız bir tespitim var: bugün unutup arka plana attığımız, rakamların arkasında kaybolan “tasarım” tekrar ilk önceliğimiz olacak. Armatür tasarımı, ışık eğrisi, optik çözüm gibi aydınlatmanın temel kavramlarına dönüş yapacağız. Bugün Philips, Osram ve CREE gibi önemli üreticilerin yaptığı armatür üreticisi satın almalarının sebebi de bu. Keşke bugün uyuyup o gün kalkabilsem ancak bu süreci hep beraber göğüsleyeceğiz. Yeter ki yıkıp yakmayalım. Tasarruflu lambada (CFL) olduğu gibi bir felakete imza atmayalım. Tekrar etmek gerekirse her şeyden önce tasarım gelir dostlar. Unutmayalım!..</p>
<p>Bir sonraki sayımıza kadar ışıkla kalın…</p>
<p>Emre Güneş<br />
Professional Lighting Design Türkiye</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pldturkiye.com/editorden/ah-led-vah-led.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anti-bağlam</title>
		<link>http://pldturkiye.com/editorden/anti-baglam.html</link>
		<comments>http://pldturkiye.com/editorden/anti-baglam.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Feb 2012 15:19:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PLD Türkiye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Editör'den]]></category>
		<category><![CDATA[-bağlam]]></category>
		<category><![CDATA[ant]]></category>
		<category><![CDATA[editörden]]></category>
		<category><![CDATA[Emre Güneş]]></category>
		<category><![CDATA[led]]></category>
		<category><![CDATA[pld türkiye 40. sayısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pldturkiye.com/?p=6790</guid>
		<description><![CDATA[“Tasarımın üretime, ekonomik kalkınmaya, sosyal ve toplumsal gelişime, kültürel etkileşime ve bireylerin yaşam kalitesine olumlu etkisini vurgulamayı hedefleyen İstanbul Tasarım Bienali&#8217;nin ilki 2012 yılında gerçekleştirilecek.” Okuduğunuz bu cümle, İKSV tarafından 13 Ekim &#8211; 12 Aralık 2012 tarihlerinde düzenlenecek İstanbul Tasarım Bienali’nin web sitesinden alıntı&#8230; Tema ise “Kusurluluk / Imperfection”. Ne kadar heyecanlı&#8230; İki küratörü var [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-medium wp-image-6375 alignleft" title="emre-gunes-cropped" src="http://pldturkiye.com/wordpress-pldt/wp-content/uploads/2011/07/emre-gunes-cropped-195x215.jpg" alt="" width="195" height="215" />“Tasarımın üretime, ekonomik kalkınmaya, sosyal ve toplumsal gelişime, kültürel etkileşime ve bireylerin yaşam kalitesine olumlu etkisini vurgulamayı hedefleyen <strong>İstanbul Tasarım Bienali&#8217;nin ilki</strong> 2012 yılında gerçekleştirilecek.”<br />
Okuduğunuz bu cümle, İKSV tarafından <strong>13 Ekim &#8211; 12 Aralık 2012</strong> tarihlerinde düzenlenecek İstanbul Tasarım Bienali’nin web sitesinden alıntı&#8230; <strong>Tema ise “Kusurluluk / Imperfection”</strong>. Ne kadar heyecanlı&#8230;</p>
<p><strong>İki küratörü</strong> var ilk bienalin. Çalışmalarını Milano’da sürdüren Domus Dergisi genel yayın yönetmeni, mimar, editör, yazar ve küratör <strong>Joseph Grima</strong> ve Emre Arolat Architects (EAA) kurucu ortağı, ulusal ve uluslararası birçok ödüle sahip mimar <strong>Emre Arolat</strong>&#8230;. Geçtiğimiz hafta küratörlerin kaleme aldığı açık çağrılar ile bienal süreci başladı. Özellikle Emre Arolat’ın<strong> “Anti-bağlam”</strong> alt başlığında ifade ettiği sorunsal, <strong>“bence”, aydınlatma sektörünün de kanayan bir yarası.</strong><span id="more-6790"></span></p>
<p>Öncelikle <strong>bir alıntı:</strong> “Tasarım dünyasının önemli bir bölümü tarafından devrimsel bir durum olarak algılanan ve ortaya koyduğu tılsımlı cazibeyle sınırlarını günden güne genişletirken neredeyse nitelik gözetmeksizin sadece sıra dışı olanı yücelten bu yönelimin, tüm yüzeyleri nasıl parlatabildiği ama aynı zamanda keskin köşeleri nasıl yumuşattığı, gerek endüstriyel tasarım ürünlerini, gerekse mimari yapıtları, hatta şehirleri, aslında bir dizi farklılık ortaya koymak üzere yola çıkılmış olmasına karşın nasıl aynılaştırabildiği ve böylelikle son kertede, bir biçimde kendi silahıyla nasıl vurulduğu konusu tartışmaya açılır.” (Tüm metne ulaşmak için: <a rel="nofollow" target="_blank" href="http://bit.ly/musibet">http://bit.ly/musibet</a>)</p>
<p>Basit bir ifade ile şöyle okuyorum metni: Devrimsel olarak nitelendirilen <strong>LED teknolojisinin</strong> yeteneklerinin <strong>renk değiştirmeye indirgenmesi</strong> ve farklılaşmak adına <strong>tekdüzeleşen</strong> ve maalesef tüm şehri ele geçiren, <strong>rengarenk binalar</strong> sorunsalı. Bir süredir devam eden ve günden güne büyüyen bu sorunsalın iki temel sebebi var:</p>
<p>Birinci sebep basit; <strong>LED’ler çok yetenekli</strong>. Bir pazarlamacının hayallerini süsleyecek kadar argüman üretebileceğiniz bir ışık kaynağından bahsediyoruz. Diğer ışık kaynakları ile karşılaştırıldığında, hem uzun ömrü ve az enerji tüketmesi ile öne çıkıyor hem de içerisinde barındırmadığı cıva ile daha çevre dostu gözüküyor. İlk yatırım maliyeti, standardizasyon problemleri, ışık kalitesi gibi dezavantajları da çözdüğünüzde neredeyse her projede LED ışık kaynağı görmek mümkün. Hatta artık birçok projeye tasarıma bakılmaksızın LED kullanılmak üzere başlanıyor. Ve maalesef tüm bunların üzerine bu akıllı ufak diyotlar renk değiştirebiliyor. Böyle olunca da hayatımız herhangi bir bağlamı, sebebi veya tasarım düşüncesi olmadan şuursuzca renk değiştiren binalar ile doluyor.</p>
<p>İkinci sebebi ise; <strong>küreselleşmenin etkisi ile yerelleşme probleminin</strong> aydınlatmada da kendisini göstermesi. <a title="Ankara’nın görsel binaları ışıklandırılacak" href="http://pldturkiye.com/haberler/ankaranin-gorsel-binalari-isiklandirilacak.html">Bir belediye başkanımız</a> hayran kaldığı Singapur gezisi sonrası iki seneye kadar Ankara’yı da bu şekilde aydınlatmayı düşündüğünü söylerken, aklına renk kullanımının farklı kültürlerde farklı algılanabileceği, en basitinden Türk Halkı’nın fazla renk ile çok haşır neşir olmadığı gelmiyor, gelemiyor. Beynimiz çok renkli her kavrama <strong>“Pavyon gibi olmuş”</strong> demek için hazır kıta bekliyor. Pavyonların ise pozitif bir algısı olduğunu söylemek imkansız. Aydınlatma tasarımı sürecinin kültürel geçmişten, alışkanlıklardan, deneyimlerden oluştuğunu unuttuğunuz anda giydirdiğiniz kıyafet ile vücudun sahibi arasındaki ilişkiyi de koparmış oluyorsunuz.</p>
<p>Hal böyle olunca LED’in yeteneklerini göstermek üzerine kurulu bir tasarım anlayışı bize<strong> plastik, sahte ve bağlamsız aydınlatılmış</strong> mekân ve şehirler sunuyor. Asıl olan ise aydınlatma tasarımının mekân ile kullanıcı arasındaki ilişkiyi sosyoloji ve psikoloji gibi birçok farklı disiplinden beslenerek tanımladığı gerçeği. Kullanılacak ışık kaynağı ise tasarım sonrası verilecek bir karar. Çok kez<a title="Light Emitting Diode" href="http://pldturkiye.com/editorden/light-emitting-diode.html"> yazdım</a> ve gözüken o ki yazmaya da devam edeceğim; <strong>her şeyden önce tasarım gelir dostlar</strong>. Unutmayalım!..</p>
<p>Bir sonraki sayımıza kadar ışıkla kalın…</p>
<p>Emre Güneş<br />
Professional Lighting Design Türkiye</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pldturkiye.com/editorden/anti-baglam.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>PLD Türkiye‘yi seviyorum. #aydinlatma</title>
		<link>http://pldturkiye.com/editorden/pld-turkiyeyi-seviyorum-aydinlatma.html</link>
		<comments>http://pldturkiye.com/editorden/pld-turkiyeyi-seviyorum-aydinlatma.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Dec 2011 15:20:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PLD Türkiye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Editör'den]]></category>
		<category><![CDATA[pld türkiye 39. sayı]]></category>
		<category><![CDATA[pldturkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pldturkiye.com/?p=6674</guid>
		<description><![CDATA[Altı sene geçmiş PLD Türkiye dergisini çıkarmaya başlayalı&#8230; Her fırsatta anlatırım, belki birçoğu gibi bizim hikayemiz de tesadüflerden oluşuyor. 2004 yılı ortalarında aydınlatma sektöründe gördüğümüz boşluk üzerine tamamen Türkiye kökenli bir dergi çıkarmak amacıyla yola çıkmıştık. Sektörde yaptığımız nabız yoklamaları da hep bu yöndeydi. Ta ki sevgili Zeki Kadirbeyoğlu ile yaptığımız toplantıya dek. Hiç unutmuyorum, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-medium wp-image-6375 alignleft" title="emre-gunes-cropped" src="http://pldturkiye.com/wordpress-pldt/wp-content/uploads/2011/07/emre-gunes-cropped-195x215.jpg" alt="" width="195" height="215" /><strong>Altı sene geçmiş</strong> PLD Türkiye dergisini çıkarmaya başlayalı&#8230; Her fırsatta anlatırım, belki birçoğu gibi bizim hikayemiz de tesadüflerden oluşuyor. 2004 yılı ortalarında aydınlatma sektöründe gördüğümüz boşluk üzerine tamamen Türkiye kökenli bir dergi çıkarmak amacıyla yola çıkmıştık. Sektörde yaptığımız nabız yoklamaları da hep bu yöndeydi. Ta ki sevgili Zeki Kadirbeyoğlu ile yaptığımız toplantıya dek. Hiç unutmuyorum, çünkü benim katıldığım ilk toplantıydı. Zeki bey, toplantının hemen başında önümüze uluslararası PLD dergisini çıkardı ve “Yapacaksanız bu kadar kaliteli bir şey yapın, önce yatırım yaparsınız ama <strong>kalıcı olur</strong>” dedi. Yol boyunca konuştuklarımızı düşündüm ve ofise döner dönmez PLD merkeze işbirliği talebimizi ileten bir mail attım. Ne mutlu ki aynı gün içerisinde de “Neden Türkçe edisyonumuzu çıkarmıyorsunuz?” cevabı geldi. Hızlı bir sözleşme ve hazırlık süreci sonrası 2005 yılı başında derginin ilk sayısı masamda duruyordu.<span id="more-6674"></span></p>
<p>Başlangıçta sektörü ve aydınlatma tasarımı süreçlerini öğrenme çabalarımız hem zor hem de çok keyifliydi. İtiraf olsun, o günlerde armatür ile lamba arasındaki farkı bilmiyordum. İlk dönemler sürekli okuyarak, araştırarak ve yeni kavramlar ile tanışarak geçti. Hala da öğrenmeye devam ediyorum ki bu işimin en sevdiğim tarafı.<br />
Yine bir not, PLD Türkiye <strong>bizim ilk ve tek yayınımız.</strong> O yüzdendir ki, baskı sayısını “yanlış” ifade etme ve liste fiyatları ile gerçekleşen reklam bedelleri arasındaki uçurumlar gibi sektörel dergi yayıncılığının kanayan yaralarını hiç tanımadık. Sektörün benimsediği ilk dergi olmanın getirdiği avantajla da hiç tanışmak zorunda kalmadık. Kendi oyunumuzu dürüstçe oynadık.</p>
<p>Öğrendikçe, sektördeki en önemli sorunlardan birisini daha gördük. Dünya’da yaygınlaşan bağımsız aydınlatma tasarımcısı kavramı henüz Türkiye’de oluşmamıştı. Resmi yayın organı olduğumuz PLDA Derneği’nin <strong>aydınlatma tasarımcısı mesleğinin yaygınlaşması misyonuna ortak olduk</strong> ve sürekli olarak “aydınlatma tasarımı bir değerdir” cümlesinin altını çizdik. 2007 yılında dernek, yeni bir strateji ile çeşitli ülkelerde ofisler açmaya karar verince, ben de Türkiye temsilcisi oldum. Böylece İstanbul, Londra’dan sonra ikinci yerel ofis olarak faaliyete geçti.</p>
<p>Temsilcilikle beraber etkinliklerimiz başladı. Işığa ilgi duyan herkesi bir araya getirmek amacıyla organizasyonlar düzenleyerek öncü olmaya çalıştık. Az sayıdaki aydınlatma tasarımcıları, bizlere sponsor olan duyarlı üreticiler, akademisyenler, kamu kuruluşları&#8230; Sağ olsunlar, herkesten yardım gördük. Hedefimize inanan herkes bir ucundan tuttu. Bu süreçte Türkiye’den ve dünyadan aydınlatma ve mimarlık dünyasında söz sahibi birçok insanı bir araya getirmenin mutluluğunu yaşadık. <strong>Bugün altı sene öncesinde göre çok daha iyi bir noktadayız.</strong></p>
<p>Tüm bu süreçte altına imza attığımız <strong>her şeye, her cümleye, her fotoğrafa özendik.</strong> Kendi kurduğumuz dünyamızda kendi kurallarımıza sadık kalıp herkesle aynı mesafede kalmaya ve herkese bir o kadar yakın olmaya çalıştık. Ve bunu tüm samimiyetimle söylüyorum; biz yaptığımız şeyi, <strong>PLD Türkiye’yi çok sevdik.</strong> Bundan olsa gerek, bugüne kadar hep PLD Türkiye markasının ışığa ilgi duyan insanlar için bir “aşk markası” (lovemark) olduğunu düşündüm. Yakınlarda duyduğum bir ifade ile “yokluğu hissedilecek” markalardan&#8230;</p>
<p>Geldiğimiz noktada, altı sene sonra durup düşündüğümde biraz yorgunluk olduğunu kabul etmeliyim. Duygusal ilişki yorgunluğunda sevgilinin bir anda sorması gibi belki, ama içtenlikle merak ediyorum: <strong>PLD Türkiye’yi seviyor musunuz?</strong><br />
Eğer cevabınız evet ise, sizden bir ricam olacak..<br />
<strong>“PLD Türkiye’yi seviyorum. #aydinlatma” yazın.</strong><br />
İster Facebook’ta ister Twitter’da paylaşın, isterseniz duvarınıza yazıp fotoğrafını bize gönderin. Sizin yaratıcılığınıza kalmış.<br />
2012 yılına gireceğimiz şu günlerde böyle bir enerji bizi çok mutluk edecek.<br />
Yeni yılda beraber, yine içi<strong> “ışık” dolu işlere imza atmak dileğiyle&#8230;</strong></p>
<p>Bir sonraki sayımıza kadar ışıkla kalın…</p>
<p>Emre Güneş<br />
Professional Lighting Design Türkiye</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pldturkiye.com/editorden/pld-turkiyeyi-seviyorum-aydinlatma.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aydınlatma kalitesi</title>
		<link>http://pldturkiye.com/editorden/aydinlatma-kalitesi.html</link>
		<comments>http://pldturkiye.com/editorden/aydinlatma-kalitesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Nov 2011 09:14:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PLD Türkiye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Editör'den]]></category>
		<category><![CDATA[aydınlatma kalitesi]]></category>
		<category><![CDATA[emrah baki ulaş]]></category>
		<category><![CDATA[melatonin]]></category>
		<category><![CDATA[PLDC]]></category>
		<category><![CDATA[pldc 2011]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pldturkiye.com/?p=6508</guid>
		<description><![CDATA[18-23 Ekim tarihleri arasında İspanya’nın Madrid şehrinde PLDC’ye katıldım. Bilmeyenler için Professional Lighting Design Convention, PLDA tarafından 2 yılda bir düzenlenen uluslararası aydınlatma tasarımı kongresi. İlki 2007’de Londra’da, ikincisi ise 2009 yılında Berlin’de düzenlendi. Her birine katılmış şanslı biri olarak çok rahatlıkla söyleyebilirim ki; PLDC, aydınlatmaya gönül vermiş herkesin kaçırmaması gereken bir etkinlik. Çok basit [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-medium wp-image-6375 alignleft" title="emre-gunes-cropped" src="http://pldturkiye.com/wordpress-pldt/wp-content/uploads/2011/07/emre-gunes-cropped-195x215.jpg" alt="" width="195" height="215" />18-23 Ekim tarihleri arasında İspanya’nın Madrid şehrinde <a rel="nofollow" target="_blank" href="http://www.pld-c.com">PLDC</a>’ye katıldım. Bilmeyenler için Professional Lighting Design Convention, PLDA tarafından 2 yılda bir düzenlenen uluslararası aydınlatma tasarımı kongresi. İlki 2007’de Londra’da, ikincisi ise 2009 yılında Berlin’de düzenlendi. Her birine katılmış şanslı biri olarak çok rahatlıkla söyleyebilirim ki; PLDC, aydınlatmaya gönül vermiş herkesin kaçırmaması gereken bir etkinlik. Çok basit bir anlatım ile 4 gün boyunca birbirine paralel gerçekleşen 4 ayrı panelde 72 sunum dinleme ve dünyanın birçok farklı köşesinden katılan aydınlatma profesyonelleri ile tanışma şansı insana her gün gelen bir fırsat değil. Türkiye’yi temsilen katılmış az sayıdaki Türk aydınlatma tasarımcısı ve etkinliğin bu sene ilk kez sponsoru olan <a rel="nofollow" target="_blank" href="http://www.moonlight.com.tr">Heper&amp;Moonlight</a> firması yetkilileri ile keyifli bir 4 gün geçirdik. <a title="Güzel gelişmeler" href="http://pldturkiye.com/editorden/guzel-gelismeler.html">Gurur kaynağımız</a> Avusturalya’da yaşayan Emrah Baki Ulaş’ın “The Best Newcomer” ödülünü alması ise son gece gerçekleşen galanın keyfi oldu.<span id="more-6508"></span></p>
<p>Benim için, etkinliğe damgasını vuran iki konu vardı: <strong>“Mevzuat” (Legislation) ve “aydınlatma kalitesi” (Light quality)</strong> kavramları. Bu iki kavram da hem birçok sunumun hem de birçok sohbetin odak noktasını oluşturdu. Mevzuat ile başlarsak, aydınlatma tasarımcıları artık meslek olarak tanınmak istiyor. Kanun nezdinde tanınırlık, yani mesleğin resmileşmesi kritik bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Amerika’da 40, Avrupa’da 20 yıldır aktif olarak icra edilen bir mesleğin, bugün az da olsa eğitim kurumları, yerli ve uluslararası dernekleri ile bir noktaya geldiği aşikar. Bu konuda PLDA’in Avrupa Birliği seviyesinde lobi çalışmalarında sona yaklaşıldığı müjdelendi. İmza yetkisine sahip, projede bir mimar veya elektrik mühendisi kadar olmazsa olmaz bir role bürünen aydınlatma tasarımcısı kimliği çok uzaklarda gözükmüyor. Hangi projede, hangi şartlar ile gibi detaylar tartışılsa da gelinen nokta sevindirici. Böyle bir gelişmenin ülkemize etkisini &#8211; kısa vadede olmasa da &#8211; hayal etmek zor değil. Daha fazla aydınlatma tasarımı ofisi, daha fazla aydınlatma tasarımcısı, <strong>daha fazla “tasarlanmış” aydınlatma.</strong>.. Kulağa çok güzel geliyor değil mi?</p>
<p>“Tasarlanmış” aydınlatma deyince tartışılan ikinci kavrama geçebiliriz. <strong>Aydınlatma kalitesi</strong>; mühendislik hesaplarının veya C.I.E standartlarının ötesinde bir kavram. Kullanıcı için en uygun şartları arayan, dikeyde yere düşen Lux hesabından öte, insanların daha “iyi” hissetmesi ile fiziksel ve psikolojik olarak insan sağlığıyla ilgili bir tanımlama. Bir örnek ile açıklarsak, bir ofiste dikeyde 500 Lux yakaladığınızda C.I.E standartlarını tutturmuş olabilirsiniz ancak; ofiste çalışanların psikolojik ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmuş ya da her insanın biyolojik ritmine saygı göstermiş olmazsınız. Aydınlatma kalitesi, kullanıcı ve yaşam kalitesini odağa koyan ancak; enerji verimliliği veya standartları gibi diğer etmenleri göz ardı etmeyen bir yaklaşım. Işık &#8211; sağlık ilişkisini inceleyen bilimsel araştırmalar son senelerde oldukça arttı. Bu ilişkiyi konu eden, <strong>melatonin salgılanması</strong> ile uyku, stres arasındaki ilişki üzerine yazılmış birçok makaleye dergide de yer verdik. Aydınlatma kalitesi kavramı işte tam olarak bu çalışmalardan besleniyor. Sonuç olarak şunu söylemek mümkün: Aydınlatma tasarımı ile uğraşıyorsanız ve melatonin salgılanması size bir şey ifade etmiyorsa mesleki olarak çanlar sizin için çalıyor demektir. <strong>O yüzden ne yapıyorsanız bırakın ve okumaya başlayın</strong>.</p>
<p>Bir sonraki sayımıza kadar ışıkla kalın…</p>
<p>Emre Güneş<br />
Professional Lighting Design Türkiye</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pldturkiye.com/editorden/aydinlatma-kalitesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir daha mı?</title>
		<link>http://pldturkiye.com/editorden/bir-daha-mi.html</link>
		<comments>http://pldturkiye.com/editorden/bir-daha-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Sep 2011 15:52:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PLD Türkiye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Editör'den]]></category>
		<category><![CDATA[cfl]]></category>
		<category><![CDATA[Editor]]></category>
		<category><![CDATA[Emre Güneş]]></category>
		<category><![CDATA[kfl]]></category>
		<category><![CDATA[kompakt flüoresan]]></category>
		<category><![CDATA[lamba]]></category>
		<category><![CDATA[led]]></category>
		<category><![CDATA[pld türkiye 37. sayı]]></category>
		<category><![CDATA[zarar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pldturkiye.com/?p=6462</guid>
		<description><![CDATA[Kaç kere yazdım, çizdim, anlattım hatırlamıyorum. Kompakt flüoresan lambanın (KFL) göklere çıkarılıp, akkor flamanlı lambanın yerden yere vurulduğu dönemlerde çatlak ses gibi “Ama bir dakika, biraz daha düşünelim” deyip durdum. Sadece lamba üreticileri değil, kamu (enerji bakanlığı) ve çevreci kuruluşlar (greenpeace) da el ele vermiş koşar adımlar ile lambaları değiştirip dünyamızı kurtarırken(!) naif bir çocuk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-medium wp-image-6375 alignleft" title="emre-gunes-cropped" src="http://pldturkiye.com/wordpress-pldt/wp-content/uploads/2011/07/emre-gunes-cropped-195x215.jpg" alt="" width="195" height="215" />Kaç kere <a title="Light Emitting Diode" href="http://pldturkiye.com/editorden/light-emitting-diode.html">yazdım, çizdim</a>, anlattım hatırlamıyorum. Kompakt flüoresan lambanın (KFL) göklere çıkarılıp, akkor flamanlı lambanın yerden yere vurulduğu dönemlerde çatlak ses gibi “Ama bir dakika, biraz daha düşünelim” deyip durdum. Sadece lamba üreticileri değil, kamu (enerji bakanlığı) ve çevreci kuruluşlar (greenpeace) da el ele vermiş koşar adımlar ile lambaları değiştirip<strong> dünyamızı kurtarırken(!)</strong> naif bir çocuk gibi<a title="Light Emitting Diode" href="http://pldturkiye.com/editorden/light-emitting-diode.html"> “ama, ama” </a>diye kekeliyordum. KFL’nin içerdiği cıva sebebiyle geri dönüşüm konusu çözülmeden histerik bir şekilde yapılan bu dönüşümün uzun vadede ödeyemeyeceğimiz hesaplar çıkaracağı açıktı. Olmadı, güle oynaya değiştirdik lambalarımızı. (Kişisel bir tercih. <strong>Evimde tek bir kompakt flüoresan yok</strong>. Akkor flamanlı lambalardan yüksek adetli depoluyorum, size de tavsiye ederim.) 5-10 sene aralığında sonuçlarına hepimiz şahit olacağız. Kansere yakalanan çöp toplayıcılarının istatistiği ya da çöp döküm alanlarındaki doğa felaketlerinin artışı ile bir kere daha düşünmek zorunda kalacağız ama çok geç olacak maalesef.<span id="more-6462"></span></p>
<p>Şimdi yeni bir dönem ile karşı karşıyayız.<strong> LED devrimi</strong>. Önümüz arkamız sağımız solumuz LED. Artık KFL tu kaka. Pazarlama dökümanlarında içerdiği cıva’dan ve çevreye zararlı oluşundan daha sık bahsedilir oldu. Kimseyi suçladığım izlenimi çıkmasın lütfen. Çünkü pazarlama bir argüman sunabilme sanatıdır. Elinizdeki malzemeyi en iyi şekilde kullanmalısınız. Ancak pazarlanan ürünlerin her zaman ve her yerde kullanılabilir olduğunu ya da her şartta avantaj sağladığı sonucunu çıkarmamak lazım. Ya da LED özelinde sırf renk değiştirebiliyor diye her müşterinize bunu önermek zorunda değilsiniz. KFL’yi sadece kullanılması gereken yerde kullansaydık bir itirazım olamazdı. Olmadı her şeye uygun dediniz. Değiştirin dediniz, dim edilememesi, dış şartlarda ömrünün azalması, kapalı armatürlerde kullanılmaması gerekliliği konu olmadı. <strong>Yazık oldu. 1-2 yılda çöp olacak milyonlarda KFL’ler ile baş başa kaldık.</strong> Bugün LED için de aynı şey geçerli.</p>
<p>Bu agresif pazarlamanın sonuçlarına yine ve yeniden hep beraber katlanmak durumunda kalacağız. Bu sefer bilanço çevre için olumlu. LED’in çevreye zararlı herhangi bir kimyasal madde içermediği açık. Problem ise geçişin hızı sebebiyle yaşanacak sıkıntıların uzun vadede yine sektöre olan inancı yıkacak olması. Antalya’da 6 ayda LED çöplüğüne dönüşen otel projelerinden bahsediliyor. O küskün müşteriyi bir daha LED kullanmaya nasıl ikna edeceksiniz? Singapur’u örnek alan belediye başkanlarımızın panayıra çevirdiği tarihi binalarımız var. Tüyap’dan E5 üzerinden şehre dönerken sağlı sollu rengarenk kebap salonlarımız oldu. Bunlar artarak devam ediyor. Bizim kültürümüzde bu kadar fazla renk yokken alelacele LED satma telaşı ne?</p>
<p>Söylemeye çalıştığım şu: <strong>Geçiş olacak, değişim şart.</strong> Her yeni teknolojiye zamanla ve bilinçli olarak geçmeliyiz. Koştur koştur, yıka parçalaya geçmek zorunda değiliz. Bazen sektörümüzü kalabalık bir şekilde halay çekip önüne geçeni ezen bir topluluk gibi görmeye başladım. Nefes alalım, sakin olalım, aklı selim hareket edelim. Tek ricam bu. Bir kere bu hatayı yaptık. Bir daha tekrar etmeyelim. Lütfen&#8230;</p>
<p>Bir sonraki sayımıza kadar ışıkla kalın…</p>
<p><strong>Emre Güneş</strong><br />
Professional Lighting Design Türkiye</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pldturkiye.com/editorden/bir-daha-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eğitim, eğitim, eğitim &#8230;</title>
		<link>http://pldturkiye.com/editorden/egitim-egitim-egitim.html</link>
		<comments>http://pldturkiye.com/editorden/egitim-egitim-egitim.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jul 2011 09:33:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PLD Türkiye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Editör'den]]></category>
		<category><![CDATA[editörden]]></category>
		<category><![CDATA[eleman ihtiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[Emre Güneş]]></category>
		<category><![CDATA[pld türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pldturkiye.com/?p=6374</guid>
		<description><![CDATA[Mimari aydınlatma tasarımı gibi yeni ve gelişen bir kavram üzerine yayın yapan bir dergide editör olmanın belli avantajları kadar sorumlulukları da var. Bir araya gelme, örgütlenme, bilgi paylaşımı yetenekleri kısıtlı bir sektör içerisinde bulunuyoruz. Hal böyle olunca insanlar arasında köprü olduğumuz durumların sayısı hayli fazla. Beni tanıyanlar bilir, kolay ulaşılabilir bir insan olmaya özen gösteririm. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-6375" title="emre-gunes-cropped" src="http://pldturkiye.com/wordpress-pldt/wp-content/uploads/2011/07/emre-gunes-cropped-195x215.jpg" alt="" width="195" height="215" />Mimari aydınlatma tasarımı gibi yeni ve gelişen bir kavram üzerine yayın yapan bir dergide editör olmanın belli avantajları kadar sorumlulukları da var.<br />
<strong>Bir araya gelme, örgütlenme, bilgi paylaşımı yetenekleri kısıtlı bir sektör içerisinde bulunuyoruz.</strong> Hal böyle olunca insanlar arasında köprü olduğumuz durumların sayısı hayli fazla.</p>
<p>Beni tanıyanlar bilir, kolay ulaşılabilir bir insan olmaya özen gösteririm. Işığa ilgili duyan, yeni mezun olmuş veya olacak, öğrencilerin yüksek öğrenim isteklerinden, iş taleplerine, aydınlatma tasarımcısı kavramını bir şekilde duymuş mimar, elektrik mühendisi gibi farklı mesleklerden kişilerin bilgi taleplerinden, sektörden deneyimli kişilerin eleman arayışlarına kadar farklı sorulara cevap vermek durumundayım. Elimden geldiğince her soruya en kısa sürede cevap verip yardımcı olmaya çalışıyorum. <strong>Açıkçası bundan da çok büyük keyif alıyorum.<span id="more-6374"></span></strong></p>
<p>Bu süreç sektörün gelişimine şahitlik etmek kadar, dönemsel trendleri görebilmek açısından da önemli. Özellikle bu senenin başından beri, sektörün genelinde eleman arayışında gözle görülür bir artış var. Her hafta aldığım telefonlar içinde eleman ihtiyacından bahseden sektör temsilcilerinin sayısında ciddi artış var. Çok basit bir okuma ile krizin etkilerinin geçtiğini ve özellikle Türki Cumhuriyetlerdeki projeler ile Türkiye aydınlatma piyasasında önemli bir hareketlenme olduğunu söyleyebiliriz. Daha önceki yazılarımda da belirtmiştim, yakın coğrafyamızda etkin olan<strong> İngiliz ve Amerikalı aydınlatma tasarımcılarını</strong> anlamakta zorluk çekiyorum. Bu coğrafyalara daha iyi hizmet verebileceğimiz çok açık. Sadece lojistik konusu değil bu, kültürel olarak da daha yakınız. Neyse, konumuz eleman ihtiyacı&#8230;</p>
<p>Peki bu ihtiyacı nasıl karşılayacağız? Var olan durumda sektör profesyonellerinin yüksek bir çoğunluğu, eğer yurt dışında da az sayıda bulunan yüksek lisans programlarına katılmadılarsa, farklı bir meslekten gelip ya tesadüfen ya da aydınlatmaya ilgili duyarak sektöre katıldı ve çalışarak pişti. Yetişmiş eleman ihtiyacı arttıkça bu sistemin iflas edeceği, hatta etmek üzere olduğu açık. Okuldan çıktığında çalışmaya hazır kalifiye iş gücüne ihtiyacımız var.</p>
<p>Bugün Türkiye’de başlı başına aydınlatma tasarımı eğitimi almanız imkansız. Yapı Fiziği programları içerisine yedirilmiş aydınlatma modüllerinden ya da kısa (bir haftalık) <strong>Yapı Fiziği Uzmanlık Enstitüsü’nün (YFU)</strong> düzenlediği “aydınlatma tekniği semineri”nden bahsetmek mümkün olsa da hayal ettiğim bunların biraz daha ötesinde. Sadece “Aydınlatma Tasarımı”na adanmış bir program. Mümkün mü? Uzun süredir hayalini kuran biri olarak mümkün olduğunu düşünüyorum. Umarım yakında güzel bir haber paylaşabiliriz.</p>
<p>Bir sonraki sayımıza kadar ışıkla kalın…</p>
<p><strong>Emre Güneş</strong><br />
<strong> Professional Lighting Design Türkiye</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pldturkiye.com/editorden/egitim-egitim-egitim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sektörel dergi kavramı üzerine düşünceler ve neden dijital dergi&#8230;</title>
		<link>http://pldturkiye.com/editorden/sektorel-dergi-kavrami-uzerine-dusunceler-ve-neden-dijital-dergi.html</link>
		<comments>http://pldturkiye.com/editorden/sektorel-dergi-kavrami-uzerine-dusunceler-ve-neden-dijital-dergi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Jun 2011 07:31:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PLD Türkiye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Editör'den]]></category>
		<category><![CDATA[dijital dergi]]></category>
		<category><![CDATA[pld türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[sektörel dergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pldturkiye.com/?p=6285</guid>
		<description><![CDATA[PLD Türkiye dergisi &#8220;sektörel bir dergi&#8221; değil. Komik gelebilir farkındayım. Açıklamama izin verin. &#8220;Sektörel dergi&#8221; kelime anlamı itibariyle belli bir sektörü hedefleyen haber ve konulara yer veren süreli yayın demek. Ancak özellikle Türkiye&#8217;de bu ifade o kadar kötü bir çağrışım yapıyor ki kendimize &#8220;sektörel dergi&#8221; demek istemiyoruz. Reklam ile içerik temininin beraber pazarlandığı, liste fiyatı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignleft size-full wp-image-6293" title="emre-gunes-foto" src="http://pldturkiye.com/wordpress-pldt/wp-content/uploads/2011/06/emre-gunes-foto-e1307022340972.jpg" alt="" width="200" height="133" />PLD Türkiye dergisi &#8220;sektörel bir dergi&#8221; değil</strong>. Komik gelebilir farkındayım. Açıklamama izin verin. &#8220;Sektörel dergi&#8221; kelime anlamı itibariyle belli bir sektörü hedefleyen haber ve konulara yer veren süreli yayın demek. Ancak özellikle Türkiye&#8217;de bu ifade o kadar kötü bir çağrışım yapıyor ki kendimize &#8220;sektörel dergi&#8221; demek istemiyoruz. Reklam ile içerik temininin beraber pazarlandığı, liste fiyatı ile gerçekleşen reklam bütçeleri arasında farkın uçurumlara ulaştığı, <strong>&#8220;bayi toplantısı&#8221; ya da &#8220;satış müdürü röportajı&#8221;</strong> ile reklamların dergi içeriğinin yüksek bir oranını işgal ettiği bir formata dönüştü sektörel dergi kavramı. Baskı adedi ile ilgili söylenen &#8220;yalanlar&#8221; ise dudak uçuklatan cinsten. Böyle olunca da kavram hem okuyucu hem reklamveren gözünde değerini her gün yitiriyor. Piyasa koşullarının bunda önemli bir yer tuttuğunun farkında olmak ile beraber, hem<strong> poşeti ile beraber çöpe giden yayın</strong> sayısının geldiği nokta hem de maalesef aynı kategoride görüldüğümüz meslektaşlarımızın yaptıkları beni üzüyor. Reklamveren ise sektöre destek anlamında rica minnet yer aldığı bu formatı bir şekilde yaşatıyor. Hal böyle olunca bu oyunu farklı oynamak istediğinizde çeşitli zorluklar ile karşı karşıya kalıyorsunuz.<span id="more-6285"></span></p>
<p><strong>2005 yılında</strong> acemisi olarak katıldığımız yayıncılık sektöründe ilk günden beri şu temel prensipler üzere yayın yapmaya çalışıyoruz.</p>
<p>- PLD Türkiye 2 ayda bir yayınlanan<strong> teknik bir dergidir. </strong>Bir tema çevresinde bilgi yüklüdür, arşivlenir ve tekrar tekrar bilgi kaynağı olarak kullanılabilir. Bu sayede<strong> zamandan bağımsız bir dergi </strong>kimliğindedir.</p>
<p>- <strong>Röportaj yayınlamıyoruz</strong>. Genellikle tanıtıma yönelik gerçekleşen röportajların içeriğin kalitesini düşürdüğünü ve okuyucu için bir şey ifade etmediğini düşünüyoruz. En azından bizim hedef kitlemiz için&#8230;</p>
<p>- Medya tanıtım dosyamızda yer alan <strong>liste fiyatları ile gerçekleşen bütçeler arasındaki farkı</strong> minumum seviyede tutuyoruz. Ancak uzun süreli çalışma veya kısa vadeli ödeme koşulu ile indirim seçeneğini kullanıyoruz.</p>
<p>- PLD Türkiye <strong>&#8220;aydınlatma tasarımı&#8221;</strong> temelli her türlü bilgiye açık bir platformdur. İçerik temini için herhangi bir bütçe pazarlığı yapmaz. Tek kriteri kaliteli fotoğraf ve içeriktir.</p>
<p>- İlk gün de bugün de <strong>sayfa sayısı 80, baskı adedi 2000&#8242;dir</strong>. Ekonomik koşulları değişmedikçe bu da değişmeyecektir.</p>
<p>- Reklamların genel içeriğe oranı <strong>%25 seviyesinde </strong>olmalıdır. Yani 80 sayfalık dergi içerisinde en fazla 20-25 aralığında reklam yayınlanabilir.</p>
<p>Genel çerçeve böyle olunca daha fazla kişiye ulaşmak adına yapılabilecekler ile ilgili uzun süredir akıl yürütüyorum. Bu noktada da dijital dergi formatı ilk akla gelen çözüm oluyor. Özellikle tablet bilgisayarların, başta iPad&#8217;in yaygınlaşması ile bu akımın daha da gelişeceğini görmemek elde değil. Ancak hem dijital derginin uzun süredir olmasına rağmen basılı bir yayın okumanın verdiği duyguya erişme şansının çok olmaması hem de doğru platformu bulma arayışı bir türlü sonuca ulaşmamıza izin vermedi.</p>
<p><strong>2011 yılı </strong>itibariyle ise artık <a rel="nofollow" target="_blank" href="http://issuu.com/pldturkiye" target="_blank">PLD Türkiye dijital</a> olarak da okunabilen bir dergi olarak karşınızda. <a rel="nofollow" target="_blank" href="http://issuu.com/pldturkiye/docs/sayi-36" target="_blank">36. sayımız</a> ile başladığımız bu maceranın bizi nereye götüreceğini ve etkilerini ancak zamanla görebileceğiz. Aşamalı olarak eski dergileri de dijital hale getirmeyi ve okuyucularımıza dijital bir kütüphane sunmayı da hedefliyoruz. Böylece arşiv niteliğimizi daha da çok vurgulama şansı bulacağız.</p>
<p>Dijital dergi platformu olarak issuu.com&#8217;u tercih ettik. Bir çok sebebi var bu seçimin ancak en temeli kullanıcı ara yüzü. Umarım sizler de okurken diğer platformlar ile aradaki farkı hissedersiniz. Issuu.com&#8217;da profile sayfamız: <a rel="nofollow" target="_blank" href="http://issuu.com/pldturkiye" target="_blank">http://issuu.com/pldturkiye</a></p>
<p>Bizi ister issuu.com üzerinden ister pldturkiye.com web sitemizden ister ise sosyal medya aracılığıyla takip edebilirsiniz.</p>
<p>Umarım, dijital derginin başlangıcı herkesin keyif aldığı bir adım olur.</p>
<p>Lütfen yorumlarınızı eksik etmeyin.</p>
<p><strong>Emre Güneş</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pldturkiye.com/editorden/sektorel-dergi-kavrami-uzerine-dusunceler-ve-neden-dijital-dergi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güzel gelişmeler</title>
		<link>http://pldturkiye.com/editorden/guzel-gelismeler.html</link>
		<comments>http://pldturkiye.com/editorden/guzel-gelismeler.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Mar 2011 00:01:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PLD Türkiye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Editör'den]]></category>
		<category><![CDATA[aydınlatma tasarımcıları]]></category>
		<category><![CDATA[duygu çakır]]></category>
		<category><![CDATA[emrah baki ulaş]]></category>
		<category><![CDATA[kerem afuroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[piero castiglioni]]></category>
		<category><![CDATA[Seda Kaçel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pldturkiye.com/?p=6177</guid>
		<description><![CDATA[Bir meslek gelişimi için neler gerekir? Öncelikle bu mesleği icra ettiğini gururla söyleyen, kartvizitine yazan ve hayatını bu şekilde kazanan insanlara ihtiyacımız var. Mesleğin Türkiye öncüleri ilk adımlarını 5 sene önce attı. İlk başlarda kuşkuyla yaklaşılan, ‘olmaz, yaşayamazsın’ denilen, pek de anlam verilemeyen ancak kararlılıkla mesleğe sarılan bu tasarımcıları artık takip zamanı geldi. Genç ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-6178" title="Emre Güneş" src="http://pldturkiye.com/wordpress-pldt/wp-content/uploads/2011/03/emre-gunes-cropped-e1299109913908.jpg" alt="" width="180" height="197" />Bir meslek gelişimi için neler gerekir? Öncelikle bu mesleği icra ettiğini gururla söyleyen, kartvizitine yazan ve hayatını bu şekilde kazanan insanlara ihtiyacımız var.<strong> Mesleğin Türkiye öncüleri ilk adımlarını 5 sene önce attı.</strong> İlk başlarda kuşkuyla yaklaşılan, ‘olmaz, yaşayamazsın’ denilen, pek de anlam verilemeyen ancak kararlılıkla mesleğe sarılan bu tasarımcıları artık takip zamanı geldi. Genç ve başarılı meslektaşları onların açtığı bu yoldan gidecek. <span id="more-6177"></span></p>
<p>Bu yoldan giden insanların haberini vermek, her harfini tuşlarken keyif aldığım cümlelerden. Keyifle paylaşıyorum: Türkiye&#8217;de yeni bir aydınlatma tasarımı ofisi kuruldu, <strong><a rel="nofollow" target="_blank" href="http://www.sldstudio.com.tr" target="_blank">Studio Lighting Design</a></strong>! Ortakları ise İtalya&#8217;da aydınlatma tasarımı üzerine master yapıp Türkiye&#8217;ye dönen Duygu Çakır ve 2007 yılında düzenlediğimiz &#8216;mimari aydınlatmayı konuşuyoruz&#8217; konferansında konuşmacı olarak aramızda olan deneyimli aydınlatma tasarımcısı <a rel="nofollow" target="_blank" href="http://www.pierocastiglioni.com/" target="_blank">Piero Castiglioni</a>. Yolları açık olsun&#8230;</p>
<p>Geçelim yine güzel bir habere. The Society of Light and Lighting (SLL) 1999 yılında İngiltere’de kurulmuş, kar amacı gütmeyen bir şirket. İfade biraz garip gelebilir, hikayesi biraz karışık. Merak edenler için: <a rel="nofollow" target="_blank" href="http://bit.ly/hOUdkT" target="_blank">http://bit.ly/hOUdkT</a></p>
<p>İngiltere’den ve dünyadan toplam 2000 üyesi olan SLL, kendini aydınlatmanın meslek örgütü olarak konumluyor. Aydınlatma tasarımı kavramının yaygınlaşması için çalışmalar yürüten SLL, her sene <strong><a rel="nofollow" target="_blank" href="http://www.cibse.org/index.cfm?go=page.view&amp;item=776" target="_blank">‘Young Lighter of the Year’ </a></strong>yarışması düzenliyor. Aydınlatma tasarımı alanında yürütülen araştırma faaliyetlerini teşvik etmek ve ödüllendirmek amacı ile düzenlenen yarışmaya her sene, başvurulardan ön elemeyi geçen 5 araştırma finale kalıyor. 5 genç araştırmacı tarafından yapılan sunumların sonunda da ‘Young Lighter of the Year’ ve ‘The Worshipful Company of Lightmongers’ ödülleri veriliyor. Bu kadar ayrıntı vermemde bir sebep var. Son 3 seneye baktığımızda dikkat çeken bir gerçek var: Genç Türk aydınlatma tasarımcılarının yükselen başarısı&#8230;</p>
<p>Sydney’de yaşayan, <a rel="nofollow" target="_blank" href="http://www.aldistanbul.com" target="_blank">ALD İstanbul</a>’a da konuşmacı olarak katılan <a rel="nofollow" target="_blank" href="http://aldistanbul.com/konusmacilar/emrah-baki-ulas-2/" target="_blank"><strong>Emrah Baki Ulaş</strong></a>, 2008 yılında ‘The Worshipful Company of Lightmongers’ ödülüne; <a rel="nofollow" target="_blank" href="http://zkldstudio.com" target="_blank">ZKLD Studio</a>’da aydınlatma tasarımcısı olarak çalışan <strong>Seda Kaçel</strong> 2010 yılında ‘Young Lighter of the Year’ ödülüne ve son olarak Wismar Almanya’dan mezun olan ve Mart ayında dünyanın en önemli aydınlatma tasarımı ofislerinden Speirs &amp; Major&#8217;da işe başlayacak olan <strong>Kerem Asfuroğlu</strong> ise bu sene ‘The Worshipful Company of Lightmongers’ ödülüne layık görüldü. Ne kadar gurur verici. Bir gün her birinin Türkiye&#8217;de kendilerine ait birer aydınlatma tasarımı ofisi olacağından emin olduğum genç tasarımcıları, avuç içim patlayıncaya kadar alkışlamak istiyorum.</p>
<p>Farkında mısınız bilmiyorum ama <strong>ufak ufak bir meslek inşa ediyoruz.</strong> Hep beraberiz. Müşterisi, mimarı, üreticisi, gazetecisi, hepimiz. Bu mesleğe inanan bir avuç insanız ama kalabalıklaşıyoruz. Aydınlatma tasarımı mesleğinin Türkiye’de yerleşmesi için daha uzun ve meşakkatli bir yolumuz var. <strong>Ama güzel gelişmeler oluyor dostlar. Çok güzel.</strong></p>
<p>Bir sonraki sayımıza kadar ışıkla kalın…</p>
<p>Emre Güneş<br />
Professional Lighting Design Türkiye</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pldturkiye.com/editorden/guzel-gelismeler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2011 Dilekleri</title>
		<link>http://pldturkiye.com/editorden/2011-dilekleri.html</link>
		<comments>http://pldturkiye.com/editorden/2011-dilekleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Jan 2011 14:04:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PLD Türkiye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Editör'den]]></category>
		<category><![CDATA[2011]]></category>
		<category><![CDATA[dilekler]]></category>
		<category><![CDATA[yeni yıl]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pldturkiye.com/?p=5961</guid>
		<description><![CDATA[Yeni yıl gelmek üzere, hatta daha net bir tarih vermek gerekirse 1 hafta içerisinde 2011 yılına merhaba demiş olacağız. Nefes alıp veren, hayata küsmemiş her insanın yapacağı gibi bir çoğumuzun yeni yılla birlikte gerçekleşmesini umut ettiği dilekleri var. Listenin bir kısmını sigarayı bırakmak ve kilo vermek gibi kişisel istekler kaplarken bir kısmı da kaygı duyduğumuz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-5964" style="margin: 5px;" title="Emre Güneş" src="http://pldturkiye.com/wordpress-pldt/wp-content/uploads/2011/01/emre-haberturk-kucuk-e1294754459844.jpg" alt="" width="200" height="133" />Yeni yıl gelmek üzere, hatta daha net bir tarih vermek gerekirse 1 hafta içerisinde 2011 yılına merhaba demiş olacağız. Nefes alıp veren, hayata küsmemiş her insanın yapacağı gibi bir çoğumuzun yeni yılla birlikte gerçekleşmesini umut ettiği dilekleri var. Listenin bir kısmını sigarayı bırakmak ve kilo vermek gibi kişisel istekler kaplarken bir kısmı da kaygı duyduğumuz ülkemiz, şehrimiz veya apartmanımız gibi daha fazla kişiyi içine alan, daha geniş istekler.</p>
<p>Bu satırları okuyan bir çoğunuz gibi hayatını ‘ışık’ üzerinden kazanan biriyim. Durum böyle olunca 2011’e ait dileklerimin çoğu da bu sektöre ait oluyor. Kişisel maddelerimi çıkararak dergimiz ve sektörümüz ile ilgili ‘dileklerim’ şöyle:<span id="more-5961"></span></p>
<p><strong>- ‘Aydınlatma Tasarımı’ kavramı ve önemini, daha fazla, başka ağızlarda duyabilmek</strong></p>
<p>Mimar olmak zorunda değil, basın mensubu, kamu görevlisi, işveren hatta sokaktaki adam olabilir. Bizden olmasın yeter. Çok uzaklara gitmeyin, çevrenizi ikna edin o bile bir başlangıç.</p>
<p><strong>- Daha fazla Türk üretici &#8211; Ürün Tasarımcısı iş birliği örneği görebilmek </strong></p>
<p>Geçen sene 3 örnek biliyorum. 2011’de yeni çalışmalar var. Tasarım ödülü sayısının artışını takip etmek yeterli olacak. Bu sayının artması beraberinde kaliteli rekabeti de getirecek.</p>
<p><strong>- Daha fazla aydınlatma tasarımı ofisinin açılması</strong></p>
<p>Türkiye’de gerçekleşen proje ve varolan aydınlatma tasarımı ofisi sayısı belli. O kadar küçük bir yüzde ki, henüz rekabetin oluştuğunu söylemek zor. Ne kadar çok ofis olursa sektörün gelişmesi ve büyümesi adına o kadar anlamlı olur. Daha önemlisi eğitim. Eğitim, eğitim, eğitim&#8230; Ofis sayısı artsın ki tasarımcı yetişebilsin değil mi?</p>
<p><strong>- LED çılgınlığının sağduyu ile dengelenmesi</strong></p>
<p>LED’den korkuyorum. Komik ama öyle, bir ışık kaynağından korkuyorum. Kolay pazarlanabilir olmasından popüler olmalarına kadar her şeyi ile korkutuyor. Önce ‘tasarım’, önce ‘ihtiyaç’ diyen insanlar artsın, sağduyu hakim olsun istiyorum. Net de bir örnek vereyim: Ankara’da 6 ay içinde yaşanacak Singapur etkisinden bahsediliyor. Yetkililere sesleniyorum. Lütfen Ankara’lıları affedin, yapmayın, etmeyin.</p>
<p><strong>- Daha düzenli ve zamanında dergi çıkarabilmek</strong></p>
<p>PLD Türkiye 2 ayda bir yayınlanan yani bir senede 6 sayı çıkaran bir dergi. Ancak sağ olsun yurt dışı partnerimizin yaşadığı aksaklıkları biz kat be kat yaşamak durumunda kalıyoruz. Elinizde tuttuğunuz bu sene çıkan 5. sayımız. 6. sayımız ise 2011’e kaldı. Her ne kadar zamana bağlı bir dergi çıkarmasak da yeni sene ile beraber biraz daha düzenli olabilmek en büyük arzum.</p>
<p>Liste uzayıp gidebilir ama önemlilerini seçtim diyelim.<br />
Özetle, sağlıklı bir rekabet halinde, tasarım odaklı bir sektör olsun istiyorum.<br />
Çok şey istiyor olamam değil mi?</p>
<p>Bir sonraki sayımıza kadar ışıkla kalın…</p>
<p>Emre Güneş<br />
Professional Lighting Design Türkiye</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pldturkiye.com/editorden/2011-dilekleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Katılmak ya da katılmamak</title>
		<link>http://pldturkiye.com/editorden/katilmak-ya-da-katilmamak.html</link>
		<comments>http://pldturkiye.com/editorden/katilmak-ya-da-katilmamak.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Oct 2010 14:10:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PLD Türkiye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Editör'den]]></category>
		<category><![CDATA[ALD İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Editor]]></category>
		<category><![CDATA[Emre Güneş]]></category>
		<category><![CDATA[pld 33]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pldturkiye.com/?p=5845</guid>
		<description><![CDATA[Genelleme olacak ancak hayatta iki tip insan olduğuna inanıyorum. Yapan ve eleştiren. Yapan, yani var olan durumu analiz edip çözüm önerileri getiren, harekete geçen, çabalayan, kabul etmekten çok değiştirmeye yönlenen kişi. Eleştiren ise yapılana bakıp “bu olmamış, şöyle olsaydı daha iyi olurdu” diyen, ancak çıkıp da kendisi asla daha iyisini yapmayacak, kendi yapmasına gerek yok, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p id="internal-source-marker_0.23665007902309299"><img class="alignleft size-full wp-image-5847" style="margin: 5px;" title="emre-gunes-pld-turkiye" src="http://pldturkiye.com/wordpress-pldt/wp-content/uploads/2010/10/emre-gunes-pld-turkiye.jpg" alt="" width="100" height="132" />Genelleme olacak ancak hayatta iki tip insan olduğuna inanıyorum. <strong>Yapan ve eleştiren.</strong> Yapan, yani var olan durumu analiz edip çözüm önerileri getiren, harekete geçen, çabalayan, <strong>kabul etmekten çok değiştirmeye yönlenen kişi.</strong> Eleştiren ise yapılana bakıp <strong>“bu olmamış, şöyle olsaydı daha iyi olurdu” diyen</strong>, ancak çıkıp da kendisi asla daha iyisini yapmayacak, kendi yapmasına gerek yok, yapılanlara destek olup iyileştirmeye de uğraşmayacak kişi. Tekrar ediyorum çok büyük bir genelleme yaptığımın farkındayım. Ama yüzdesel olarak anlamlı bir şey söylüyorum. Etrafınıza bakın, insanları bu tiplere uygun olarak değerlendirebilirsiniz. <span id="more-5845"></span></p>
<p>Şahsen hayatımın her sürecinde ‘yapan’ kısmında olmaya çalıştım. 4 buçuk sene önce bana uzak olan bu konuda, eğitimini almadığım bir pozisyonda göreve başladığım ilk zamanlarda çok zorlandım. Hala teknik olarak aydınlatmaya hakim olduğumu iddia etmem, zaten buna gerek olduğuna da inanmıyorum. Ancak her dergi çıktığında, katıldığım her etkinlikte, konuştuğum her insan ile kendime yeni kavramlar katarak ilerledim. İlk senenin sonunda fark ettiğim<strong> en büyük problem</strong> (halen bunun geçerli olduğunu düşünüyorum) <strong>aydınlatma sektörünün ciddiye alınmama gerçeği idi. </strong></p>
<p>İtiraf edelim muhataplarımız tarafından ciddiye alınmıyoruz. Bina ve bütçe bitince akla gelen aydınlatma problemi sektör olarak dar bir alanda yüksek rekabet ile karşı karşıya bırakıyor bizleri. Çok kez karşıma çıkan şu cümle hep aklımda: <strong>“Aydınlatma dediğin inşaat sektörünün çok da önemli olmayan bir parçası, %10’una denk düşmez”</strong>. Bundandır ki dergiyi ilk çıkarma fikri ortaya çıktığında da aldığımız tepki ömrünün kısa olacağı, ya da yaptığımız etkinliklere ilginin çok az olacağı yönündeydi. <strong>Bu yargıyı yıkmadan sektörün gelişme şansı olduğuna inanmıyorum. </strong></p>
<p>Peki bu yargıyı nasıl yıkabiliriz? Benim bu soruya verdiğim cevap basit:<strong> hep beraber daha güçlü bir şekilde “aydınlatma tasarımı önemlidir” mesajını vermemiz gerekiyor. </strong>Sektör olarak bir araya gelerek fikir alışverişinde bulunduğumuz, ortak paydaşlarımıza doğru bilgilendirmeyi marka bağımsız olarak yaptığımız etkinlikler gerçekleştirmeliyiz. 2007 yılında Temmuz ayında gerçekleşen ilk etkinliğimiz ile çıktığımız bu yolculukta sürekli bu motto aklımızda <a title="PLD Türkiye Etkinlikleri" href="http://pldturkiye.com/pld-turkiye-etkinlikleri" target="_blank">hareket ettik.</a> Kaç kere yazdım, kaç kere söyledim, inanın sayısını unuttum.</p>
<p>Geçen 3 seneye baktığımda, aklıma İsmet İnönü’nün “Mütevazi olma, gerçek sanırlar” sözü geliyor. 1 günlük konferanstan üniversite gezilerine, Guerrilla Lighting’ten LightMapping İstanbul’a farklı tip ve kategorilerde tamamlanan 10 etkinlik, kamu kurumları dahil yapı sektöründeki bir çok kurum ile kurulan iş birlikleri, Türkiye’ye davet edilen 18 aydınlatma tasarımcısı, bir araya getirdiğimiz binlerce profesyonel, TV, gazete ve dergilerde yer aldığımız haberler ile ulaştığımız milyonlarca insan. Hepsine verdiğimiz tek mesaj “Aydınlatma tasarımı önemlidir”. Bu fırsatla, bu süreçte hem bizler ile iş birliği yapan kurumlar hem de sponsorlukları ile süreci destekleyen sponsorlarımıza tekrar teşekkür ederim.</p>
<p>Şimdi, bu satırları okuyan herkesin bildiğini düşündüğüm, 25 Ekim’de Harbiye Askeri Müze’de gerçekleştireceğimiz <a rel="nofollow" target="_blank" title="ALD İstanbul" href="http://aldistanbul.com" target="_blank">Architectural Lighting Day İstanbul</a> etkinliği var. 3 senelik çabaları taçlandıracak, uluslararası hedefleri olan, dünyanın bir çok köşesinden <a rel="nofollow" target="_blank" title="ALD İstanbul Konuşmacılar" href="http://aldistanbul.com/konusmacilar" target="_blank">13 aydınlatma tasarımcısı ve mimarı</a> bir arada dinleme şansı yakalayabileceğiniz bir gün ALD İstanbul. 1 senedir gece gündüz çalıştığımız bu etkinlik için heyecanlı bir koşturma içerisindeyiz.</p>
<p>İster istemez siz aydınlatma sektörünün değerli temsilcilerinin de bu heyecanı paylaştığını düşünüyorum. Ancak hala kaydınızı yaptırmadıysanız, hala etrafınızdaki profesyonelleri bilgilendirmediyseniz, hala o gün ile ilgili net bir tavır içerisinde değilseniz, yani eğer, yanılıyorsam ve paylaşmıyorsanız bu heyecanı, belki de sizin kendinize bir soru sormanız gerekiyor: Eleştiren mi yapan mı olacaksınız? Eninde sonunda sizin de daha kaliteli ve profesyonel bir ortamda iş yapmanıza katkıda bulunacak bu çabalara destek vermeyecek misiniz? Senelerce aynı sorunlardan şikayet ederken değiştirmek için bir adım atmayı hiç düşünmeyecek misiniz?</p>
<p>Basite indirgemekten kendimi alıkoyamıyorum ama ALD İstanbul’a katılmak ve destek olmak zorundasınız. Yani dostlarım,<strong> katılmak veya katılmamak, işte bütün mesele bu&#8230;<br />
</strong><br />
Bir sonraki sayımıza kadar ışıkla kalın…</p>
<p>Emre Güneş<br />
Professional Lighting Design Türkiye</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pldturkiye.com/editorden/katilmak-ya-da-katilmamak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

