KAPAK
Kopenhag Kraliyet Tiyatrosu
Mimarlar: Lundgaard & Tranberg
Aydınlatma Tasarımı: Jesper Kongshaug
TEMA
Kültür yapıları
Shakespeare “Dünya bir sahnedir” der. Kopenhagen kentinin yeni tiyatro binasının açılışında sergilenen Hamlet oyunundan sonra herkes bunun böyle olduğuna emindi. Sahne, eşsizdi. Kraliyet tiyatrosunun aydınlatma konsepti Jesper Kongshaug tarafından geliştirildi. Çalışma, aydınlatma tasarımına girişini sahne aydınlatması ile sağlayan Danimarkalı sanatçının en büyük mimari projesiydi. Kongshaug, mimari yapıyı dış alan, fuaye ve dinleme salonundan oluşan üç perdelik bir sanat eserine dönüştürdü. Kongshaug, oditoryumu, sadece ışık çözümlerini sergilemek için değil, aynı zamanda doğa ve çevreden farklı sahneler oluşturmak için kullandı. Geriye ise keyifle izlemek kaldı.
Danimarka’nın Kopenhagen kentindeki Danimarkalı medya devi Danish Radio için inşa edilen konser binası, mimar Jean Nouvel’in iyi bir roman okuyucusu olduğunu gösteriyor. Büyük konser salonu, Peter Hoegs’in “Fraulein Smillas Gespür für Schnee” adlı kitabından düşen göktaşı gibi olmasını istemiş. Göktaşı gökten düşmekle kalmamış, yapı sahipleri maliyetleri görünce yerlerinden fırlamış. Çünkü, dünyanın en pahalı konser binasının maliyetleri inşaat süresince ikiye katlanmış. Yatırımın ekonomik açıdan fayda sağlayıp sağlamayacağı henüz belli değil. Her halükârda Kopenhagen, artık yeni kültürel bir bina ve mimari bir cevhere sahip. Işık sektörü ise, ışık sanatçısı Yann Kersale’nin yeni bir projesini hayranlıkla izliyor ve de tartışıyor.
“Bir pırlanta gibi zengin yüzeylere sahip”
92 yaşındaki mimar Ieoh Ming Pei uzun kariyeri boyunca birçok kaydadeğer projeye imza attı. Ancak Katar’ın Doha kentinde yer alan İslam Sanatları Müzesi Amerikalı mimar için tamamen yeni bir deneyim oldu. İran Körfezindeki kentin kıyısına inşa edilecek bir mücevher yapı için hiç bir maliyetten kaçınılmadı. Müzenin dış ve iç mekânlarının aydınlatma planlaması, Fisher Marantz Stone ve Isometrix firmalarına verildi. Firmalar acaba bu ham pırlantanın son güzelliğini ortaya çıkartacak çalışmayı yapmada başarılı oldular mı?
Sakıp Sabancı müzesinin arazisinde Mimar Nevzat Sayın tarafından projelendirilen yeni bir konferans ve toplantı salonu kompleksi the Seed yaz başında açıldı. Şekli ve zeminin altında yer alması ile ‘tohum’ adı verilen kompleks, toplam 1.700 m2′lik alanda kurulu ve bünyesinde zeminin iki farklı seviyede kullanılabilmesiyle İstanbul’daki bir ilk olma özelliğini taşıyan 300 kişilik konferans ve konser salonu, 400 m2 açık alan ve 200 m2 kapalı alandan oluşan toplam 600 m2′lik fuaye, ileri teknolojiye uygun ses, ışık ve görüntü sistemleri bulunuyor.
Tyumen şehrinde her Rus kentinde olduğu gibi bir tiyatro binası bulunmaktadır. Ancak küçük ve yetersiz gelen bu bina yerine son derece görkemli bir bina yapılmasına karar verilmiştir. 35.000m2 kapalı alana sahip bina şehrin ana caddesi üzerinde ve kutlamaların yapıldığı meydanda bulunmaktadır. İçerisinde bir adet büyük ve bir adet küçük gösteri salonu, prova odaları, idari ve hizmet alanları, dekor, kostüm ve benzeri atölyeler ve diğer hizmet alanları.
Aydınlatma Tasarımcısı İç mimar işbirliğine güzel bir örnek
Mimarın ne istediğini bilmesi ve aydınlatma tasarımcısının bu isteklere koşulları zorlayarak, yaratıcı ama bir o kadar da akılcı yaklaşımlarla eğilmesi, müşterinin ve son kullanıcının keyif aldığı sonuçların ortaya çıkmasını sağlıyor. FOX TV projesi bu anlamda, bir aydınlatma tasarımcısı ve iç mimar arasındaki kuvvetli ilteşimin önemini gösteren ciddi bir örnek olarak karşımıza çıkıyor.
2007 yılının sonlarına doğru başlanan çalışmalar bir yıldan fazla sürdü ve en son dış cephenin de uygulanmasıyla Hastane bugünkü görüntüsüne kavuştu.
Maslak’ta, kulelerden oluşan iş merkezleriyle ormanın buluştuğu kesişme noktasında bulunan, yaklaşık 40.000 m2 büyüklükte olan hastane adeta bir teknoloji üssü. 191 yataklı çeşitli tedavi üniteleri ve 15 adet ameliyathanesi olan Hastanenin iç dekorasyonu da uzay üslerini hatırlatan nitelikte.
İnsanlık kadar eski ekmek geleneğini günümüzün lezzet ve hijyen standartlarına yükselterek taşıyan Komşufırın, yeni mağaza aydınlatma konseptine kavuştu.
Yiyecek sunumu yapan bütün mağazalarda olduğu gibi ürün üzerinde aydınlatmanın önemli ve belirleyici olduğu Komşufırın için, mağaza bölümlendirmesi oturma bölümler ve teşhir bölümleri olarak yapıldı.
Mardan Palace, Anadolu ve Avrupa yakası, Dolmabahçe sarayı planlamaları ile 104 dönüm üzerine kurulan İstanbul teması ile projelendirilmiştir. Toplam 20.000 metrekare havuz tasarımı, 560 odası ve 24 restorantı ile hizmet vermektedir. Havuz içerisinde yapılandırılan Kızkulesi farklı kültürlerin profesyonel mutfağını buluşturmaktadır. 2 Balo salonu ve 14 farklı toplantı odaları ile farklı niteliklerdeki organizasyonlara uygun tasarlanmıştır.
ETKİNLİK
“İstanbul’dan geçen gerillalar”
Guerrilla Lighting İstanbul etkinliği izlenimleri
10 Ekim Cumartesi günü saat 20.00’de Şişhane meydanını dolduran kalabalık, önce sarı yağmurlukları, ellerindeki büyük fenerleri ve filtreleri ile gerillaları gördüler. Şişhane meydanının alışık olmadığı bir karanlık hakimdi ortama. Sayıları azımsanmayacak kadar fotoğrafçı tripodlarını kurmak için doğru binayı aramakta, herkes bekliyor. Saat 20.10’da maçlarda duymaya alıştığımız bir korna sesi yankılanıyor meydanda. Ve ışıklar sahnede… Fikir olarak bir senede pişmiş, son 3 ay yoğunlaşmış emeklerin sonucuna şahitlik ediyor kalabalık. Şaşkınlık yerini alkışlara bırakıyor.
IŞIK SANATI
“Suni ışık ile ışık sanatı”
Sahne aydınlatması tekniği ve ideolojisi, asıl çıkış noktası olan mimari aydınlatmada da artık yerini aldı. Işık sanatı aracılığı ile mimari aydınlatma planlamasına ilham verilmesi olağan. Işık sanatının mimari ve sahne aydınlatması tarafından etkilenmesi de kaçınılmaz. Aydınlatma tasarımcısı Herbert Cybulska, sanatsal eğilimi ve deneyimlerini kullanarak tüm bu alanların birbiri ile ilişkisini ve gelişimini anlatıyor.
İlgili Yazılar:











Yorum Yapın