KAPAK
Çağdaş Yahudi Müzesi: San Francisco, ABD
Aydınlatma Tasarımı: Auerbach Glasow French
TEMA
Sergiler ve Müzeler
“Yaşasın Hayat!”
7 Haziran 2008 tarihinde Rock’n Roll grupları, komedyenler ve DJ’ler Amerika’nın her köşesinden San Francisco kentinin merkezine akın ettiler. Nedeni mi? İlgi odakları yeni ve çağdaş Yahudi müzesinin açılış gecesiydi. Kültür merkezi, mimar Daniel Libeskind tarafından tasarlandı. Bu, Kuzey Amerika’da yaptığı ilk proje. Eski bir voltaj değiştirme santralını modern bir Yahudi kültür ve sanat merkezine dönüştürmek için on yıl gerekmişti. Sonuç: Etkileyici mimarisi ve Auerbach Glasow French tarafından geliştirilen büyüleyici bir aydınlatma konsepti ile heyecan verici bir müze hayata “Evet” dedi.
“Bir İsviçre saati kadar hassas”
İsviçre çikolatası, çok amaçlı çakıları ve banka sırları ile bilinir. En kaliteli saatlerin İsviçre’den geldiği uzun zamandır bilinir. Geleneksel üretimiyle faaliyetlerini sürdüren IWC, yaklaşık 150 yıldır Schaffhausen’da çok değerli kronometreler üretiyor. 1874 yılında mimar Johann Gottfried Meyer, iki kanatlı üretim binasını tasarladı. 2007 yılında bu binaya bir müze eklendi. Aynı ülkeden, Zürih’li firma Reflexion’un aydınlatma tasarımcısı Thomas Mika’nın ışık konsepti ile, yeni müze bir İsviçre saati kadar dakik ve güvenilir bir biçimde çalışıyor.
“Üçüncü tür ile karşılaşma”
BMW dünyasının yeni binası sanki başka bir gezegene ait gibi. Showroom ve araç teslim merkezi, Münih’teki tarihî iki binanın yanında BMW yapılarının arasında üçüncü bina olarak yer alıyor ve kendisini kanıtlamaya çalışıyor. Coop Himmelb(l)au firması mimarlarının yaratmış olduğu çarpıcı görüntüsü ve 70′li yıllarda mimar Prof. Karl Schwanzer tarafından tasarlanan “Vierzylinder” olarak anılan gökdeleni ve hemen yanındaki gümüş parlaklığında ışıldayan BMW müzesi “Schlüssel” adlı binasının yanında sessiz sakin varlığını sürdürüyor.
GÖRÜŞ
“Çağdaş müze binalarında doğal ışık”
Müzeler, Uluslararası Müzeler Birliği’nin tanımına göre, sanat ve bilim eserlerinin sergilendiği, kuşaklar ve kültürler arası etkileşimin sağlandığı yerler olarak nitelendirilmektedir. Sanatsal veya bilimsel açıdan önemli olan eserler müze binalarında saklanıp korunmakta ve sergilenmektedir. Mimari açıdan yaklaşıldığında müze binaları; bünyesinde barındırdığı sergiler, eğitim ve kültürel ağırlıklı faaliyetler gibi sosyal etkinlikler nedeniyle önemli bir tipoloji olarak karşımıza çıkmaktadır.
“Tarafsız olan karanlık”
Geçmişten günümüze yaşama dair duyguların, deneyim, sabır ve hayallerin titizlikle taşındığı mekanlardır müzeler. Meraklı ziyaretçilerin kapıdan girdikleri andan itibaren bekledikleri atmosferin adım adım gelmesi, saygı ile birlikte heyecan da verir. Sessizlik ve dikkat ile ışığın kılavuzluğunda mekanda dolaşılmaya başlanır.
PROJELER
“Saz şeklindeki MUGAM Evi Kültür Merkezi, Bakü”
UNESCO desteği ile Haydar Aliyev Vakfı ve Azerbaycan Kültür Bakanlığı’nın hayata geçirdiği MUGAM Evi Kültür Merkezi 2009 başında Bakü’de açıldı. MUGAM Evi Kültür Merkezi adını, Azeri müziği mugamdan, mimari şeklini ise mugamçalgılarından olan TAR’dan almakta. Kültür merkezi binasının formu, iki boğumlu bir saz olan tardan esinlenilerek ve binanın temel fonksiyonlarına uygun olarak; büyük bölüm konser salonu, küçük bölüm restoran ve ana sirkülasyonu sağlayan uzun hacim müze olacak şekilde tasarlanmıştır.
“Tarihi maksem ‘Taksim Cumhuriyet Müzesi’ne dönüştürüldü”
İstiklal Caddesi ve Taksim Caddesi’nin birleştiği yerde bulunan su maskeminin inşasına III. Ahmed döneminde, Boğaziçi kıyı yerleşimlerinin su sorununu çözmek amacıyla başlandı, inşaat I. Mahmud döneminde de devam etti ve 1731 yılında Taksim Suyu Tesisleri’yle birlikte tamamlandı. Yıllardır köhne görüntüsüyle kurtarılmayı bekleyen Taksim Maksemi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilerek Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisi’ne dönüştürüldü.
“Dekorasyon Ve Aydınlatma İle Çikolatanın Değerlilik Kurgusunun Kesişmesi”
Şık çikolata ve pastane konseptinin Türkiye deki ilk temsilcisi olan DİVAN yenilenen yüzü tekrar hizmet vermeye başladı.
Yeni dekorasyonundaki malzeme detayları ve aydınlatması ile mücevher dükkanı atmosferinde sergilediği ürünlerini yalnızca lezzet değil görsel anlamda bir şölene dönüştürmekte.
“Koçak Yalısı”
Yeniköy’deki Esma Sultan Yalısı’nın hemen yanındaki Koçak Yalısı (Balyan Yalısı olarak da bilinmekte) kuşkusuz İstanbul Boğazı’nın gerdanındaki narin incilerin önde gelenlerinden biridir. Ünlü Mimar Sarkis Balyan(1835-1899) tarafından Paledyen* tarzda inşa edilmiş bu önemli yalının eski sakinleri arasında Osmanlı dönemi hariciye nazırlarından Kara Todori Paşa ve günümüzün önde gelen tasarımcılarından Zeynep Fadıllıoğlu’nu sayılabilir.
“Bandırma İskele Binası”
Bandırma denilince akla ilk gelen, az sayıdaki tarihi binalardan olan, “eski iskele binası” yapımına 1925 yılında başlanmıştır. Cumhuriyet sonrası, ülkenin yeniden inşa edilmesi kapsamında Bayındırlık Bakanlığı tarafından başlatılan bir çalışma dâhilinde Bandırma’ya da bir iskele binası yapılması kararlaştırılmıştır. 2007 yılında başlanılan restorasyon çalışmalarında, mimari aydınlatma projeleri çalışmaların en başından itibaren restorasyon ve elektrik projeleri ile iç içe yürütülmüş ve proje sonunda herhangi bir tadilat ya da düzeltmeye gereksinim duyulmadan yapının doğal aydınlatması sağlanabilmiştir.
“Tekira Avm – Boyner Mağazası”
İlk mağazasını 1981 yılında Bakırköy’de Çarşı Büyük Mağazacılık olarak açan Boyner, Türkiye’deki 30. çok kategorili mağazasını Tekira AVM’de açtı.
Giyimden ayakkabıya, kozmetikten aksesuara, ev dekorasyon ürünlerinden spor kıyafetlerine kadar pek çok farklı kategorideki ürünü bir arada bulunduran iki katlı mağazada aydınlatma, birincil ve en önemli kriter olan “enerji tasarrufu” kriterine uygun projelendirildi ve uygulandı.
“Microsoft İstanbul Ofisi”
Microsoft/İstanbul Ofisi projesi; bir alışveriş merkezi olarak inşa edilen 6950 m2’lik yapının sadece kabuğu ve sirkülasyon çekirdeği kullanılarak, akıllı bir ofis binasına başarı ile dönüştürülmesi sonucu ortaya çıktı. .
Ofis ortamları, çalışanların hiyerarşik konumlarından ziyade ihtiyaçları, birbirleriyle sürekli iletişim halinde olabilmeleri esas olarak hedeflenmiş ve esnek ve şeffaf bir şekilde düzenlenmiştir. Bu şeffaflık ve esneklik kriterine her mekanda aydınlatma sistemi de dahil edilerek görsel bir bütünlük oluşturmuştur.
PRATİK TASARIM KONULARI
“Biçimleri yeniden yaşamak”
iGuzzini firmasının “Biçimleri tanımak” projesi, stratejisi ile doğrudan ilişkili olarak ortaya çıktı. İlişki şuydu: Işık, çevremizde olup biteni anlamak için en önemli öğedir. Belli objeleri özellikle sanat eserlerini muhafaza etme, algılama, analiz etme ve anlama üzerinde etkisi büyüktür. Bu nedenle çok ayrıntılı bir aydınlatma planlaması yapılır. Bu çerçevede, iGuzzini, bir sanat eserinin nasıl algılandığını bir model üzerinde araştırmaya karar verdi.
İlgili Yazılar:



Bu yazı yorumlara kapalı fakat geri izleme ve güncelleme servislerine açık.